GAZETE STAR
  •  
    •  » YEREL
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » HABER ARA
    •  » ARŞİV
    •  » TÜM HABERLER
    •  » VİDEOLU HABERLER
    •  » TÜM MAKALELER
    •  » FOTO GALERİ
    •  » GÜNÜN HABERLERİ
  • COVID-19
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KÜLTÜR SANAT
  • YAŞAM
  • SPOR
  • WEBTV
  Tokat'ta 5.6 büyüklüğünde deprem!
  Bu akşam 52 bin kişi oradayız
  'Ukrayna'nın NATO üyeliğini destekliyoruz'
  2 yıla kadar hapis istemi
  İşte YÖK'ün kararı
  Yüz yüze eğitim açıklaması
  Berberoğlu yeniden milletvekili
  Karamollaoğlu'ndan Anayasa yorumu
  Anayasa uyarısı
  2021’nin ilk hediyesi
26 Eylül 2026 Cumartesi
  1. Siyaset

Ankara’da tarihi gün

Ankara’da tarihi gün

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım Partisi temsilcilerinin Meclis’te yaptığı görüşmelerin ardından üzerinde uzlaşılan "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni" açıkladı. 48 sayfalık metni 6 muhalefet lideri tarafından imzalandı.

  • Whatsapp ta Paylaş

 28 Subat 2022 16:14:28

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrat Parti ve DEVA Partisi genel başkanları geçtiğimiz günlerde yuvarlak masa etrafında bir araya gelerek, 28 Şubat’ta toplanmak üzere sözleşmişti…

6 siyasi partinin genel başkanları bugün Ankara Bilkent Otel'de gerçekleşen Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Sunum ve Tanıtım Toplantısı’na birlikte geldi.

‘GEÇMİŞE DÖNMÜYORUZ' VURGUSU

Muhalefetin üzerinde uzlaştığı metinde “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ni sona erdirirken geçmişe dönmüyor, özgürlükçü ve çoğulcu yeni bir sisteme geçiyoruz” vurgusu yapıldı.

Metinde, “Meclis'i güçlendirirken hükümeti zayıflatmama, hükûmeti güçlendirirken Meclis'i zayıflatmama kararlılığı içerisindeyiz” ifadelerine yer verildi.

YENİ SİSTEM MÜZAKEREYİ YÜRÜTEN İSİMLER AÇIKLADI

Bilkent Otel'de düzenlenen törende, 5 Ekim 2021'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) görüşmelere başlayan CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, Demokrat Parti Ekonomik İşler Başkanı Bülent Şahinalp, Gelecek Partisi Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün, İYİ Parti Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Bahadır Erdem ve Saadet Partisi Seçim İşleri Başkanı Bülent Kaya Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'in detaylarını açıkladı.

GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM NE GETİRİYOR?

*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem yasama organının etkili ve katılımcı olduğu, yürütmede hesap verebilirlik ve istikrarın sağlandığı, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının tesis edildiği, temel hak ve özgürlüklerin herkes için güvence altına alındığı, düşüncelerin özgürce ifade edildiği, din ve vicdan özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, kadın haklarının tam anlamıyla korunduğu özgürlükçü bir sistem olarak tasarlanıyor.

SEÇİM BARAJI YÜZDE 3’E DÜŞÜRÜLECEK

*Yeni yönetim modeliyle beraber Türkiye'nin kuvvetler ayrılığına dayalı yeni bir sisteme geçmesi amaçlanıyor. Devletin temel organları ve demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

*TBMM'nin etkili ve katılımcı bir yapıya kavuşturulacağı yeni sistemde siyasi partiler ile seçim mevzuatının demokratikleştirilmesi, seçim barajının yüzde 3'e düşürülmesi ve yurt dışında yaşayan vatandaşlar için yeni bir seçim bölgesi oluşturulması öngörülüyor.

*TBMM'nin iç işleyişine ilişkin yapılacak değişikliklerde katılımcılık esas alınıyor. Buna göre yeni bir İçtüzük hazırlanması planlanıyor. Ayrıca, yasama organının yürütme organını etkili şekilde denetleyebilmesi için Meclis'in denetim yetkileri genişletilip işlevselleştiriliyor.

*Bu kapsamda, TBMM'ye Başbakan ve Bakanlar Kurulu hakkında gensoru verme yetkisi tanınıyor.

*Meclis soruşturması açılması için gereken yeter sayılar bu denetimi mümkün kılacak şekilde düşürülüyor. Bütçe hakkı etkili hale getiriliyor ve bütçe hakkının devredilmezliği tesis ediliyor.

CUMHURBAŞKANI SEÇİLEN KİŞİNİN VARSA PARTİSİ İLE İLİŞİĞİ KESİLECEK

*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'de, Cumhurbaşkanının görev süresi 7 yıl olacak, tarafsızlığı sağlanacak ve varsa partisiyle ilişiği kesilecek.

*Yürütmeye dair icrai yetkiler, Meclis'e karşı siyasi sorumluluğu olan Başbakan ve Bakanlardan oluşan Bakanlar Kurulu tarafından kullanılacak.

*Hükûmetin öngörülen sürede kurulamaması halinde hükûmeti kurma görevi, milletvekili sayısıyla doğru orantılı olarak diğer siyasi partilere sırasıyla verilecek.

*Hükûmete istikrar kazandırmak amacıyla yeni hükûmetin kurulması güvence altına alınmadan mevcut hükûmet düşürülemeyecek.

*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'de ayrıca OHAL KHK'larına yer verilmeyecek.

AYM VE AİHM KARARLARININ UYGULANMASI GECİKTİRİLEMEYECEK

*Altı parti, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ile uyumlu kararlar alınması ve bu mahkemeler tarafından verilen kararların uygulanmasını sağlayacak düzenlemeler yapılması konusunda da uzlaştı.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'de yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlamak ve yargıda verimliliği artırmak amacıyla uzlaşılan noktalardan bazıları şöyle:

*Hakimlik teminatını güçlendirerek, hakimlere coğrafi teminat güvencesi sağlanacak.

*Hakimler ve Savcılar Kurulu kaldırılacak, yerine Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu şeklinde iki farklı kurul oluşturulacak.

*Savunma anayasal güvenceye kavuşturulacak, çoklu baro uygulamasına son verilecek.

*Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkileri genişletilecek, etkili denetim için Mahkeme yeniden yapılandırılacak.

*Yüksek Seçim Kurulu bir yüksek mahkeme olarak açıkça düzenlenecek; Kurul idari ve yargısal görevler bakımından ayrı iki daire şeklinde çalışacak.

YENİ SİSTEMDE TEMEL HAKLAR DA ETKİLİ ŞEKİLDE GÜVENCE ALTINA ALINACAK 

*Mutabakat metninde ayrıca temel hak ve özgürlüklerin; dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet, siyasi ve sosyal aidiyet farkı gözetmeksizin tüm insanlar için güvenceye kavuşturulacağı hususu yer aldı.

*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'de, ifade, toplantı ve gösteri yürüyüşü ile örgütlenme özgürlükleri üzerindeki baskılara son verilecek.

*Kadın-erkek eşitliğini sağlamak ve korumak devlet politikası haline getirilecek.

*Kız çocuklarının eğitim hakkı güvence altına alınacak.

*Gazetecilere karşı ceza soruşturmasına gerekçe
yapılan mevzuat, Anayasa Mahkemesi ve
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 
içtihatları çerçevesinde yeniden düzenlenecek.

*Sosyal haklar ve devlet yardımları güçlendirilecek.

*Çevre konusunda uzmanlaşmış yargıçların görev yapacağı ‘Çevre Mahkemeleri' kurulacak.

*Mülakat sistemi ve kayyum uygulamalarına son verilecek, YÖK kaldırılacak
Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'de kamu görevine alımlarda objektifliği sağlamak amacıyla kapsamlı bir değişikliğe gidilecek.

YÖK KALDIRILACAK

*Mülakat uygulamalarına son verilerek her kademede liyakat esas alınacak. Kamuya alımlarda, yazılı sınav sonuçları esas alınacak.

*Yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluklarının arttırılacağı sistemde demokrasi ile bağdaşmayan kayyum uygulamalarına son verilecek.

*Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kaldırılacak. YÖK'ün yerine üniversiteler arası bir kurul oluşturulacak.

*Merkez Bankası başta olmak üzere düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlığını zedeleyen düzenleme ve uygulamalara son verilecek.

SİYASİ ETİK KANUNU ÇIKATILACAK 

*Altı siyasi parti, son olarak siyasi makamların millete hizmetten başka bir amacının olmaması için Siyasi Etik Kanunu hazırlanmasında da uzlaştı.

*Siyasi makamların millete hizmetten başka bir amacının olmaması için Siyasi Etik Kanunu çıkarılacak, TBMM bünyesinde Siyasi Etik Komisyonu kurulacak.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek metnin ilk bölümünü okumak için kürsüye çıktı.

“Savaşa hayır” diyerek sözlerine başlayan Erkek, şunları söyledi:

* Toplumu en geniş yelpazede temsil eden 6 siyasi parti olarak bizler tarihi bir çalışma için bir araya geldik.

“TARİHİ BİR ÇALIŞMA İÇİN BİR ARAYA GELDİK”

*Yarının Türkiye’sini inşa etmek için hazırladığımız Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni’nde istişareyi ve uzlaşmayı esas alarak yoğun bir çalışma gerçekleştirdik.

*Bilindiği üzere Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne 16 Nisan 2017 referandumu ile geçilmiştir.

*Türkiye siyasi tarihinin en kritik anayasa değişikliklerinden biri olmasına rağmen referandum süreci 15 Temmuz darbe girişimi ardından ilan edilen olağanüstü hal şartlarında ilan edilmiştir.

*Bu dönemde demokrasinin asli gereği olan çoğulculuk ve uzlaşma ilkeleri yok sayılmış. Anayasa değişikliği geniş toplum kesimleriyle, siyasi partilerle, STK’larla, barolarla müzakere edilmemiştir.

*İki partinin genel başkanının belirlediği dar bir komisyon tarafından hazırlanan bu anayasa değişikliği, komisyonda 41 gün gibi kısa bir sürede kabul edilmiştir.

*Devletin bütün imkanları “evet” kampanyası için seferber edilmiş, STK’ların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakları bile kısıtlanmıştır.

* Bu sistemde anayasadaki tarafsızlık yeminine rağmen parti genel başkanlığı ile devlet ve hükümet başkanlığı tek kişinin şahsında birleşmiş, partili cumhurbaşkanı ülkenin sorunlarını daha da derinleştirmiştir.

“BAĞIMSIZ YARGI YOK ETMİŞTİR”

*HSK, cumhurbaşkanına tanınan doğrudan ve dolaylı atama yetkileriyle yürütmenin vesayetine girmiş, partili cumhurbaşkanı bağımsız ve tarafsız yargıyı yok etmiştir. Bizler geçmişin dar kalıplarını da reddediyoruz.

*Geçmişin tecrübelerinden istifade ederek, geçmiş uygulamaların ortaya çıkardığı vesayetçi uygulamalara bir daha imkan vermeyecek yeni bir sistemi inşa etme kararlılığındayız.

*Ülkemiz Cumhuriyet tarihinin en derin siyasi ve ekonomik krizlerinden birini yaşamaktadır. Bu krizin en önemli sebebi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altındaki keyfi ve kural tanımaz sistemsizlik ve basiretsiz yönetimdir.

Yasama bölümünü sunmak üzere kürsüye gelen DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu ise şu ifadeleri kullandı:

*Masum insanların bombalanmasına hayır diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile katılımcı, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasinin gereklerine uygun, kuvvetler ayrılığı ilkesi ile etkin denge ve denetleme mekanizmalarına dayanan bir hükümet sistemi amaçlıyoruz.

*Hükümet sistemimizde temsilde adalet ile yönetimde istikrar ilkelerini eşit şekilde esas almaktayız.

*Meclisi güçlendirirken hükümeti zayıflatmama, hükümeti güçlendirirken meclisi zayıflatmama kararlılığı içindeyiz.

*Bu amaçla öncelikle etkili ve katılımcı bir yasama öngörüyoruz. Bu kapsamda Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’in kalbi olan Meclis’in temsil yeteneği arttırılacak, kanun yapma ve yürütmeyi denetleme işlevleri etkili kılınacaktır.

*Böylece yasama organının daha demokratik ve daha etkili olması sağlanacaktır. Ayrıca Meclis iç tüzüğünde katılımcılık ön plana çıkarılacak, siyasi partiler kanununda yapılacak değişiklikle parti içi demokrasi ilkeleri tesis edilecektir.

“SEÇİM BARAJINI YÜZDE 3’E DÜŞÜRECEĞİZ”

*Temsil gücünü arttırmak, temsilde adaleti ve çoğulcu demokrasiyi sağlamak amacıyla seçim barajını yüzde 3’e düşüreceğiz.

*Yurt dışındaki 6 milyondan fazla vatandaşımızın Meclis’te temsilinin sağlanması için yurt dışı seçim çevresi oluşturacağız.

*Siyasi partiler ve seçim mevzuatını Anayasamızda yer alan siyasi partilerin faaliyetleri parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları ‘demokrasi ilkelerine uygun olur’ kuralı doğrultusunda özellikle parti içi demokrasinin güçlendirilmesi amacıyla yeniden düzenleyeceğiz.

*Siyasi partilere ve adaylara yapılan belirli miktarın üzerindeki bağışların ve seçim dönemlerinde yapılan tüm harcamaların kamuoyuna açıklanmasını zorunlu tutacağız.

*Adil rekabet koşullarının sağlanması ve demokratik siyasi hayatın güçlendirilmesi amacıyla en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde en az yüzde 1 oy alan siyasi partiler Hazine yardımından faydalanmaya hak kazanacaktır.

*Bakanlar Kurulu’nun KHK çıkarma yetkisinin yetki kanununa dayanması, Meclis tarafından konusu, sınırları ve süresi açıkça belirtilmesi şekliyle kabul ediyoruz.

*Ancak temel hak ve özgürlüklerin ise kararnamelerle düzenlenmesine ise kesinlikle izin vermeyeceğiz.

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp, ‘Yürütme Organı’nı anlatmak için kürsüye çıktı.

Bülent Şahinalp’in okuduğu bölüm şöyle:

*”Savaşa hayır diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Yarının Türkiye’si için hazırladığımız Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de kuvvetler ayrılığı ilkesine ve etkin denge ve denetleme mekanizmasına dayanan bir hükümet sistemi amaçlıyoruz.

*İstikrarlı ve hesap verebilir bir Yürütme Organı oluşturacağız. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de Yürütme Organı devletin ve milletin birliğini temsil eden tarafsız, siyasi sorumluluğu olmayan cumhurbaşkanı ile yürütmenin asıl yetkili ve sorumlu kanadı olan Yasama Organı’nın içinden çıkan ve Meclis’e karşı siyasi sorumluluğu olan Bakanlar Kurulu’ndan müteşekkil olacaktır. Bu sayede cumhurbaşkanı kendisinden beklenen uzlaştırıcı hakem rolünü üstlenebilecek.

“CUMHURBAŞKANININ YALNIZCA BİR DÖNEM İÇİN SEÇİLMESİ KURALINI GETİRECEĞİZ”

*Cumhurbaşkanı, devletin ve milletin birliğini temsil etmesi amacıyla tarafsız ve partiler üstü bir yapıya kavuşacaktır.

*Cumhurbaşkanının yalnızca bir dönem için seçilmesi kuralını getireceğiz. Cumhurbaşkanlığını tarafsız bir makam olarak düzenleyeceğiz.

*Yürütmeye dair icra yetkiler TBMM’ye karşı siyasi sorumluluğu olan başbakan ve bakanlardan oluşan Bakanlar Kurulu tarafından kullanılacaktır.

*Cumhurbaşkanının istisnai nitelikte tek başına yapabileceği işlemler ise Anayasa’da ayrıntılı olarak düzenlenecektir.

*Cumhurbaşkanının hukuki ve cezai sorumluluğuna ilişkin esaslar Anayasa’da düzenlenerek yargılama makamı ve usulü açıkça belirtilecektir.

*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de hükümete istikrar kazandırmak amacıyla gensoru ile yapıcı güvensizlik oyu birleştirilecektir.

* Hükümetin düşürülmesi, yeni hükümetin TBMM’de üye tam sayısının salt çoğunluğuyla seçilmesi şartına bağlı olacaktır.

“OHAL YETKİSİ CUMHURBAŞKANI BAŞKANLIĞINDA TOPLANAN BAKANLAR KURULU’NA AİT OLACAKTIR”

*Yürütme başlığı altında ele aldığımız bir diğer konu ise olağanüstü hal yönetimidir. Buna göre Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de Cumhurbaşkanının ya da Bakanlar Kurulu’nun tek başına OHAL ilan etme yetkisi olmayacaktır.

*OHAL ilan etme yetkisi cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’na ait olacaktır.

*Bu yetki TBMM’nin onayına da tabi tutulacaktır. OHAL’in keyfi yönetime dönüşmesine engel olmak amacıyla OHAL KHK’larına hukuk sistemimizde yer verilmeyecektir.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, Yargı sistemini anlatmak üzere kürsüye geldi.

Sefer Üstün’ün okuduğu bölüm şöyle:

*Savaşa karşı mazlumların yanında olduğumuzu belirterek sözlerime başlamak istiyorum. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’in en önemli başlıklarından birisi bağımsız ve tarafsız yargıdır.

*Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını sağlayacağız. Bu kurumlara ve organlara yürütmenin müdahalesini engelleyecek tedbirleri alacağız.

*Yargı sistemiyle hakimlik ve savcılık mesleğine yönelik olarak hakimlik teminatını güçlendirecek ve hakimlere coğrafi teminat güvencesini sağlayacağız. Hakim ve savcıların mesleğe kabul ve yükselmelerinde objektif kriterleri esas alacağız

*Sulh ceza hakimliklerinin görev ve işleyişlerini hukuk devletinin gereklerine göre yeniden düzenleyeceğiz. Tutuklamaların istisna olması ilkesinin titizlikle uygulanması için gerekli tedbirleri alacağız

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’deki temel hak ve özgürlükleri anlatmak için kürsüye çıktı.

Bahadır Erdem’in okuduğu bölüm şöyle:

* Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözlerini bütün dünyaya bir kere daha hatırlatarak ve savaşa hayır diyerek sözlerime başlamak istiyorum.

* Yarının Türkiye’si için hazırladığımız Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile, devletin temel organlarının yanında demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesini de esas alıyoruz.

*Hükümet sistemimizle uluslararası sözleşmeler ve evrensel değerler çerçevesinde başta ifade ve basın özgürlüğü olmak üzere, tüm özgürlüklerin garanti altına alındığı bireylerin ve sivil toplumun güçlendirildiği, çevre haklarının ve sürdürülebilirliğin sağlandığı, kadın-erkek eşitliğinin tesis edildiği özgür ve demokratik bir Türkiye’yi inşa etmeye kararlıyız.

* Bu amaçla temel hak ve özgürlükler dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet, siyasi ve sosyal aidiyet gözetmeksizin tüm insanlar için güvenceye kavuşturulacak ve iç hukukumuz uluslararası standartlarla uyumlu halde kılınacaktır. Ötekileştirme hissi duyuran tüm uygulamalar ortadan kaldırılacaktır.

Kamu Yönetimi ve Siyasi Etik konusunu anlatmak üzere kürsüye Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya geldi.

Kaya’nın okuduğu bölüm şöyle:

“Sözlerime başlarken, çatışmasız ve savaşsız, çocukların sokaklarında özgürce dolaştığı barış içerisinde bir dünya diliyorum.

*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de kamu yönetimi ve etik başlıklarını sizlere arz etmek üzere huzurlarınızdayım.

*Öncelikli olarak kamu yönetimini, eşitlik, tarafsızlık, liyakat, hukuka uygunluk ve şeffaflık ilkelerini hakim kılacağız.

*Tüm kamu kurumlarının fonksiyon ve etkinlerini gözden geçirerek ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden yapılandıracağız.

*Bu bağlamda paralel bütün kamu kurum ve kurulların faaliyetlerine son vereceğiz. Kamu yönetiminde kadın yöneticilerin sayısını arttıracağız.

*İkinci hedefimiz, kamu görevine alınmada her kademede liyakat ve eşitlik ilkelerini hakim kılmak olacaktır.

*Mülakat uygulamalarına son vererek yazılı sınav sonuçlarını esas alacağız. Sözlü mülakat yapılması zorunlu halinde ise, ancak kanunla düzenlenmek kaydıyla, istisna olarak düzenlenecektir.

*Adaylara yöneltilecek sorular kurayla belirlenecek, sözlü sınavlar mutlaka kayda alınacaktır.

*Üçüncü hedefimiz yolsuzlukla  etkin bir şekilde mücadele etmek olacaktır. Kamu İhale Kanunu yenileyerek ihale mevzuatımızı tek bir kanunda düzenleyeceğiz.

*Kamu alımlarında ve ihalelerde rekabeti ortadan kaldıran, ihaleyi istisna, keyfiliği kural haline getiren, yolsuzluğun kapısını açık tutan, istisna ve muafiyet hükümlerini ise kaldıracağız.

*Dördüncü olarak yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluklarını arttıracağız. Yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkını yok sayan kayyum uygulamalarına son vereceğiz.

*Beşinci olarak mutabakat sağladığımız husus ise akademik özgürlük ve üniversitelerle ilgili düzenlemelerdir.

*Öğretim üyelerinin kendi üniversitelerindeki rektörlerini seçmesine imkan sağlayacağız. Dekan adaylarının uzmanlık alanlarının ilgili fakültenin niteliğine uygun olması esasını temin edeceğiz.

İMZALAR ATILDI

Konuşmaların tamamlanmasının ardından 6 partinin genel başkanı sahnede kurulan masaya gelerek 23 madde ve 48 sayfadan oluşan Güçlendirilmiş Parlementer Sistem Metni’ni imzaladılar. 6 lider daha sonra birlikte poz verdiler.

 

İŞTE PROTOKÜLÜN TAM METNİ

ÖNSÖZ

Toplumu en geniş yelpazede temsil eden altı siyasi parti olarak, bizler, Türkiye’nin yıllardır görmeyi umut ettiği tarihi bir çalışma için bir araya geldik.

Ülkemiz, Cumhuriyet tarihinin en derin siyasi ve ekonomik krizlerinden birini yaşamaktadır. Toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlar her geçen gün artarak etkisini ağır bir biçimde göstermektedir. Bu krizin en önemli sebebi kuşkusuz, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı altında uygulanan keyfi ve kural tanımaz yönetimdir.

Hepimizin ortak sorumluluğu, uzlaşarak ve birlik içinde bu krizi aşmak, derin sorunlarımızı demokratik siyasetin alanını güçlendirerek, çoğulculuk ve katılımcılık temelinde çözebilmektir.

 

Bu inanç ve kararlılıkla, demokratik hukuk devletini hâkim kılmak amacıyla Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni üzerinde demokrasinin temel ilkeleri olan istişare ve uzlaşmayı esas alan yoğun bir çalışma gerçekleştirdik.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metnini hazırlayan partiler olarak bizler, etkin ve katılımcı bir yasama, istikrarlı, şeffaf ve hesap verebilir bir yürütme, bağımsız ve tarafsız bir yargı ile kuvvetler ayrılığının tesis edildiği güçlü, özgürlükçü, demokratik, adil bir sistem inşa etme kararlılığı içindeyiz.

 

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile geçmişe dönmeyi değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü devlet ve Cumhuriyet tecrübesinin demokrasi ile taçlandırıldığı yeni bir sisteme geçmeyi hedefliyoruz.

Biliyoruz ki Türkiye’nin istişare ve uzlaşı ile çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Önemli olan, tüm farklılıklarımızla beraber “biz” düşüncesini, temel hak ve özgürlüklerin Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği normları çerçevesinde güvence altına alındığı, bireylerin eşit ve özgür vatandaş olarak düşüncelerini özgürce ifade edebildiği ve inandığı gibi yaşayabildiği demokratik bir Türkiye’yi inşa etmektir.

 

Öte yandan hedefimiz; kamu yönetiminde şeffaflık, eşitlik, tarafsızlık ve liyakatin sağlanması, yolsuzlukla etkin mücadele edilmesi, Siyasi Etik Kanunu ile siyasi makamların millete hizmetten başka bir amacının olmamasının güvence altına alınmasıdır.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile “Yarının Türkiyesi”ni inşa etmek için milletimizin talepleri doğrultusunda önemli bir adım attık. Ülkemize adalet, barış, refah ve huzur getirmesi inancıyla bu sistemi hayata geçirmeyi taahhüt ediyoruz.

I. GİRİŞ

A. CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNE NASIL BİR ORTAMDA GEÇİLDİ?

 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine 16 Nisan 2017 referandumu ile geçilmiştir. Türkiye siyasi tarihinin en önemli anayasa değişikliklerinden biri olmasına rağmen referandum süreci, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal şartlarında gerçekleşmiştir. Sistemin hüviyeti, içinde bulunduğu kriz halinin ruhunu yansıtmaktadır. Bu sebeple, milli iradenin sağlıklı bir şekilde sandıkta tecelli etmesi de mümkün olmamıştır.

Darbe girişimi ardından iktidar, otoriter tutum, ayrıştırıcı ve güvenlikçi siyasal dil ile toplumda endişe ve kutuplaşmayı arttırmış, OHAL’i de antidemokratik bir iktidar yapısını oluşturmak için bahane ve araç olarak kullanmıştır. Bu dönemde demokrasinin asli gereği olan çoğulculuk ve uzlaşma ilkeleri yok sayılmış, anayasa değişikliği geniş toplum kesimleriyle, siyasi partilerle, sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversitelerin anayasa kürsüleriyle ve barolarla müzakere edilmemiştir.

 

İki partinin genel başkanları tarafından oluşturulan dar bir komisyon ile hazırlanan bu anayasa değişikliği, toplumsal bir sözleşmede olması gereken kapsayıcı bir bakış açısından oldukça uzak şekilde Meclis gündemine getirilmiş, 41 gün gibi kısa bir sürede komisyonda ve Genel Kurul’da demokratik bir biçimde müzakere edilmeden kabul edilmiş ve alelacele referanduma sunulmuştur.

Devletin tüm imkanları “Evet” kampanyası için seferber edilmiş, muhalefet partileri ile sivil toplum örgütlerinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakları kısıtlanmış, farklı görüşlere medya ambargosu uygulanmıştır. Yapılan referandumda, tartışmalı oylama sonucuna göre %51,41 ‘kabul’ yanında %48,59 ‘hayır’ gibi toplumun neredeyse yarısının reddettiği bir anayasa değişikliği kabul edilmiştir.

B. CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ NEDEN YANLIŞ?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yönetimde kişiselliğe ve keyfiliğe yol açmış; Cumhurbaşkanı’na yasama, yürütme ve yargıyı güdümü altına alan çok geniş ve denetimsiz yetkiler tanıyarak otoriter bir yönetim yaratmıştır.

Anayasal devlet; kuvvetler ayrılığına dayanan, yürütme gücünün sınırlandırıldığı, denge ve denetlemeyi teminat altına alan, yargının bağımsız olduğu, temel hak ve hürriyetlerin en geniş manada tanındığı ve kurumsal aklın günübirlik düşüncenin önüne geçtiği bir sistemdir. Bizler, anayasal devlet anlayışına aykırı, demokratik hukuk devletini temelinden zedeleyen ve egemenliği şahsileştiren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine karşı çıkıyoruz.

1. Yürütme

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde gerçek anlamda denge ve denetleme mekanizmaları öngörülmemiştir. Yürütme yetkisi tek bir kişide toplanmış, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yetkisi ile yasama etkisiz kılınmış, atama yetkileri ile de yargı bağımlı hale getirilmiştir. Böylece kişiselleşen bir iktidar yapısı ortaya çıkmıştır.

Cumhurbaşkanı, tek imza ile her türlü işlemi yapabilme yetkisi ile donatılmıştır. Bu durum Cumhurbaşkanı’nın her konuda söz söylemesine, karar vermesine ve imza atmasına yol açmıştır. Bu sistem, bakanları ve kamu bürokrasisini yetkisiz kılmış, sorumluluk almalarını engellemiş ve sağlıklı bir kamu yönetiminin oluşmasına engel olmuştur.

Anayasa’daki tarafsızlık yeminine rağmen, Cumhurbaşkanı parti genel başkanlığına devam etmiştir. Dolayısıyla parti genel başkanlığı ile devlet ve hükümet başkanlığı tek kişinin şahsında birleşmiş, partili Cumhurbaşkanı, ülkenin sorunlarını daha da derinleştirmiştir.

Cumhurbaşkanı’nın “geri gönderme yetkisi” bu sistem ile “veto yetkisi”- ne dönüşmüştür. Cumhurbaşkanı tarafından Meclis’e iade edilen kanunlar ancak üye tam sayısının salt çoğunluğu ile kabul edilebilmektedir. Böylece Cumhurbaşkanı Meclis’in kanun yapım sürecini sınırlandırabilecek ve hatta engelleyebilecek bir yetkiye sahip olmuştur.

Üst düzey kamu görevlilerini atama ve görevden alma yetkilerinin tamamı Cumhurbaşkanı tarafından kullanılmaktadır. Bu durum, yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanının şahsında toplanarak merkezileşmesine, kurumların geri planda kalmasına, bürokraside liyakat ve hiyerarşinin ortadan kalkmasına neden olmuştur.

2. Yasama

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Meclis’in yasama fonksiyonları yürütme ile paylaşılmış, yasamanın denetim fonksiyonu işlevsiz hale getirilmiştir.

Cumhurbaşkanı’na tanınan kararname yetkisi ile münhasıran Meclis’e ait olan yasama yetkisi Cumhurbaşkanı tarafından kullanılır hale getirilmiş, bu durum kuvvetler ayrılığı ilkesini yürütme lehine bozmuştur.

Yasamanın yürütme üzerindeki denetim fonksiyonları fiilen yok edilmiştir. Gensoru ve bakanlara sözlü soru sorma yetkisi kaldırılmıştır. Yine yasamanın en etkili denetim araçlarından olan meclis soruşturması, yeter sayılarının arttırılması nedeniyle işletilemez hale getirilmiştir.

Yasamanın millet adına kullandığı devredilemez bütçe hakkı ortadan kaldırılmıştır. Bu hak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Cumhurbaşkanı’na geçmiş, Cumhurbaşkanı tarafından hazırlanan bütçenin reddedilmesi halinde bir önceki yılın bütçesinin yeniden değerleme oranı ile yürürlüğe gireceği kabul edilmiştir. Böylece Meclis’teki bütçe müzakerelerinin ve bütçenin reddedilmesinin yürütme üzerinde hiçbir anlamı kalmamıştır.

3. Yargı

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle partili Cumhurbaşkanı, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığını yok etmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu, Cumhurbaşkanı’na tanınan doğrudan ve dolaylı atama yetkileriyle, yürütmenin vesayetine girmiştir.

Hâkimin görevini icra ederken iç ve dış etkenlerden tamamen arınmış şekilde objektif kriterlere ve vicdanının sesine uyarak karar verebilmesi anlamına gelen hâkimlik teminatı, etkili şekilde güvence altına alınmamıştır. Oysa hâkimin coğrafi teminatının olmadığı bir yargı düzeninde, yargı bağımsızlığından söz edilemez.

Anayasa Mahkemesi’nin iktidarın baskı ve tehdidi altında olması ve üyelerinin neredeyse tamamının doğrudan ve dolaylı olarak Cumhurbaşkanı tarafından atanması, Yüksek Mahkeme’nin bağımsızlığını ve tarafsızlığını zedelemektedir.

Anayasa Mahkemesi’ne yapılan üye atamaları siyasi saiklerle yapılmaktadır. Böylelikle yürütmeye bağlı bir Anayasa Mahkemesi hedeflenmektedir. Yürütmenin yönlendirmesi ile Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının uygulanmaması ve Anayasa’ya aykırı tavır sergileyen alt derece yargıçlarına Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından işlem yapılmaması hatta terfi yoluyla ödüllendirilmesi, anayasal devlet iddiasını boşa çıkarmaktadır.

C. YENİ BİR SİSTEM ÖNERİYORUZ

Bizler, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerimizle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini sona erdirirken geçmişe geri dönmüyor, hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı esasına dayanan yeni bir sisteme geçiyoruz.

Türkiye, parlamenter demokrasi bakımından köklü bir geçmişe sahiptir. Kesintiye uğrayarak halkın iradesinin engellendiği dönemler olsa da güçlü bir parlamenter demokrasi kültürüne sahibiz.

Bununla birlikte ülkemizde hiçbir zaman gerçek anlamda çoğulcu demokrasiye geçiş de mümkün olmamıştır. 1921 Anayasası’nın nispeten kapsayıcılığının peşinden kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti, sonraki anayasalarında daha dar kalıplara girmiştir.

1961 Anayasa’sı, birçok yeni ve önemli düzenleme getirmiş olsa da çok partili siyasi hayatımıza sekte vuran bir askeri darbenin ardından hazırlanmıştır. Buna bağlı olarak da silahlı kuvvetler başta olmak üzere, bazı bürokratik kurumlara demokrasi ile bağdaşmayacak yetkiler tanımış, dolayısıyla bürokratik vesayet düzenine sebep olmuştur. Örneğin, MGK üzerinden yürütmenin etkinliği zaafa uğratılmış, siyasi faaliyetlerin dar bir perspektif ile denetlenmesi neticesinde anayasa yargısı tarafından pek çok siyasi parti kapatılmış, yasama ve yürütme vesayet altına alınarak zayıflatılmış, siyaset müessesesi istikrarsızlığa mahkûm edilmiştir.

Reform önerimiz ile 1961 Anayasası’nda geçerli olan, bürokratik kurumların, siyaset üzerinde bir vesayet makamı olarak kurgulanmasını reddediyoruz. Denetim adı altında, milli irade üzerinde vesayet kuran anlayışı geride bırakarak, hukuki denetime tabi güçlü ve etkin bir siyaset ve iktidar perspektifini benimsiyoruz.

1982 Anayasası da yine bir darbe dönemi ürünüdür. Önceki Anayasa’da yer alan bürokratik kurumları ve vesayetçi bakışı korurken, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan hükümler öngörmüştür. Bu Anayasa’da Cumhurbaşkanlığı makamının sorumluluğu olmamasına karşın yetkileri çok geniş tutulmuştur.

Reform önerimizle siyasi aktör, kurum ve faaliyetleri baskı altına alarak etkisizleştiren, yönetimde kilitlenmeye zemin hazırlayan, parlamento çoğunluklarını ve onun içinden doğan hükümetleri çalışamaz hale getiren, böylece seçim mekanizmasını göstermelik bir oyuna dönüştüren bu vesayetçi anlayışı ve melez hükümet modelini de reddediyoruz.

16 Nisan 2017 referandumuyla geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminde ise Meclis tamamen göstermelik bir kuruma dönüşmüş, tüm kararlar tek kişinin yetkisine verilmiş, yürütme üzerindeki eksik denetim mekanizmaları dahi yok edilmiştir.

Bizler geçmişin bu dar kalıplarını reddediyoruz. Geçmişin tecrübelerinden istifade ederek geçmiş uygulamaların ortaya çıkardığı demokrasi sorunlarına ve vesayetçi uygulamalara imkan vermeyecek, milli iradenin tecelli ettiği, yargının bağımsız olduğu, yürütmenin istikrarlı bir şekilde kurallara bağlı olarak ülkeyi yönettiği, temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alındığı, kurumsal kültürün hakim olduğu bir kamu yönetimi temin edecek Güçlendirilmiş bir Parlamenter Sistemi inşa ederek Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü devlet ve Cumhuriyet tecrübesini demokrasi ile taçlandırmayı hedeflemekteyiz.

Bu yeni bir başlangıç ve yeni bir inşadır.

D. NEDEN GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM?

Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en derin siyasi ve ekonomik krizlerinden birini yaşamaktadır. Toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlar her geçen gün artarak etkisini ağır bir biçimde göstermektedir. Eğitimden sağlığa, ekonomiden adalete, özgürlükten güvenliğe akla gelen her alanda yaşanan çok yönlü kriz hali, vatandaşların sadece gündelik hayatlarını olumsuz etkilemekle kalmamakta, geleceğe yönelik umutlarını da yok etmektedir. ,

Bu krizin en önemli sebebi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altındaki keyfi ve kural tanımaz sistemsizlik ve yozlaşmış iktidardır.

Bizler, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni’ni hazırlayan altı siyasi parti olarak, cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmak, adaleti tesis etmek, farklılıklarımızı zenginlik kabul ederek bir arada özgürce yaşamak, toplumsal huzuru ve barışı sağlamak, tüm vatandaşların insan onuruna yaraşır bir hayat sürmesini güvence altına almak, çoğulcu, demokratik bir Türkiye inşa etmek ve gelecek nesillere bu değerleri emanet etmek için bir araya geldik.

Dünyanın ve ülkemizin demokrasi tecrübeleri ışığında bizler, ortak akıl ve uzlaşı ile hazırladığımız Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisi ile özgürlükçü demokratik bir hukuk devleti tesis etmeyi hedefliyoruz.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, devletin karşısında bireyin “zayıf” konumda olmasının önüne geçerek, bireyin kendini tanımlamasına ve belirlemesine imkân tanıyan, “insana araç değil, amaç olarak” bakılmasını ve davranılmasını sağlayan özgürlükçü bir sistemdir. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, devletin tüm kurumlarının hiçbir ayrım yapmaksızın tüm vatandaşlarına eşit mesafede olduğu çoğulcu bir sistemdir.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, yasamanın yürütmeyi etkin şekilde denetlediği ve millet iradesinin en yüksek oranda temsil edildiği, hükümet istikrarının sağlandığı ve yürütmenin yasama önünde hesap verdiği, yargının tam anlamıyla tarafsız ve bağımsız olduğu, kuvvetler ayrılığının güçlü bir şekilde tesis edildiği bir sistemdir. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, düşüncelerin özgürce ifade edildiği, din ve vicdan özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, kadın haklarının, çocuk haklarının, çevre haklarının tam anlamıyla korunduğu özgürlükçü bir sistemdir.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, kamu yönetiminde eşitlik, tarafsızlık ve liyakatin sağlandığı, yolsuzlukla etkin mücadele edildiği, düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlıklarının sağlandığı, yükseköğretim kurumlarının demokratikleştirildiği, adil ve tarafsız bir sistemdir.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, siyasi makamların millete hizmetten başka bir amacının olmadığı, bunu da yeni hazırlanacak Siyasi Etik Kanunu ile güvence altına alan şeffaf ve hesap verebilir bir sistemdir.

Ortak idealimiz olan Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi, tüm milletimize ve gelecek nesillere huzur ve barış getirmesi inancıyla hayata geçirmeyi taahhüt ediyoruz.

II. GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEMİN TEMEL ESASLARI

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile katılımcı, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasinin gereklerine uygun, kuvvetler ayrılığı ilkesi ile etkin denge ve denetleme mekanizmalarına dayanan bir hükümet sistemi modeli amaçlıyoruz.

Hükümet sistemimizde, temsilde adalet ile yönetimde istikrar ilkelerini eşit şekilde esas almaktayız. Ülkemizin geçmişte yaşadığı acı tecrübelerden hareketle Meclis’i güçlendirirken hükümeti zayıflatmama, hükümeti güçlendirirken de Meclis’i zayıflatmama kararlılığı içerisindeyiz.

Önerdiğimiz bu sistemde birey, temel hak ve özgürlükler ve sivil toplum güçlendirilmekte; yasama etkili, yürütme ve kamu idaresi ise hesap verebilir hale getirilmekte, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin güvenceler tam olarak tesis edilmektedir.

A. DEVLETİN TEMEL ORGANLARININ GÜÇLENDİRİLMESİ

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemin kalbi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temsil yeteneği arttırılacak, kanun yapma ve yürütmeyi denetleme işlevleri etkili kılınacaktır. Böylece yasama organının daha demokratik, daha etkin ve daha verimli olması sağlanacaktır.

Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nde katılımcılık ön plana çıkarılacak, Meclis’in bütçe hakkı tesis edilecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni her açıdan güçlendirmek için parti içi demokrasi ve temsilde adalet ilkeleri tesis edilecek; siyasi partiler ve seçim kanunlarında yapılacak düzenlemelerle siyasette şeffaflık ve dürüstlük güvence altına alınacaktır.

1.1. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Giden Yolların Demokratikleştirilmesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri 5 yılda bir yapılacaktır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temsil gücünü arttırabilmek, temsilde adaleti ve çoğulcu demokrasiyi sağlayarak millet iradesini Meclis’e etkili bir şekilde yansıtabilmek ve yürütmede istikrarı temin etmek amacıyla seçim barajı %3’e düşürülecektir.

Seçim sistemi, nispi temsil sistemi olarak uygulanacaktır. Seçim çevreleri belirlenirken yurt dışında mukim 6 milyonu aşan vatandaşımızın doğrudan Meclis’te temsilinin sağlanabilmesi için yurt dışı seçim çevresi oluşturulacaktır.

Siyasi partilerin faaliyetlerinin, çalışmalarının, kendi iç işleyişlerinin ve karar alma süreçlerinin çoğulcu demokrasinin gereklerine uygun şekilde düzenlenmesi, demokratik işlevlerini yerine getirebilmeleri bakımından büyük önem taşımaktadır.

Bu kapsamda, siyasi partiler ve seçim mevzuatı “Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur.” şeklindeki anayasal kurala uygun biçimde ve özellikle parti içi demokrasinin güçlendirilmesi amacıyla yeniden düzenlenecektir.

Ayrıca, siyasi partiler hakkındaki yasal mevzuat ve yaptırım hükümleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ve Venedik Komisyonu raporları gibi Avrupa Konseyi standartları ışığında, çoğulcu demokrasinin güvencesini oluşturacak biçimde yeniden düzenlenecektir.

Siyasetin finansmanı konusu gerek özgür ve adil seçimler gerek siyasal etik ilkeleri bakımından vazgeçilmez önemdedir. Bu nedenle siyasetin finansmanı şeffaflık, denetlenebilirlik ve seçim harcamalarının saydamlığı ilkeleri çerçevesinde ayrıntılı biçimde düzenlenecektir. Şeffaflık ilkeleri doğrultusunda, siyasi partilere ve adaylara yapılan belirli miktarın üzerindeki bağışların ve seçim dönemlerinde yapılan tüm harcamaların kamuoyuna açıklanması zorunlu tutulacaktır.

Siyasi partiler arasında adil rekabet koşullarının sağlanması ve demokratik siyasi hayatın güçlendirilmesi amacıyla en son yapılan milletvekili genel seçiminde en az %1 oy alan siyasi partilerin hazine yardımından faydalanması sağlanacaktır.

Her yıl bütçe kanununda siyasi partilere ayrılan hazine yardımının dörtte biri, yardıma hak kazanan siyasi partiler arasında eşit olarak paylaştırılacaktır. Hazine yardımının geri kalanı, yardıma hak kazanan partiler arasında, en son yapılan milletvekili genel seçimindeki oy oranlarıyla orantılı olarak bölüştürülecektir.

1.2. Yasama Faaliyetlerinin Etkinleştirilmesi

Meclis çalışmalarında çoğulculuğun sağlanabilmesi için yeni bir Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü hazırlanacaktır. Yeni İçtüzük ile yasama çalışmalarının katılımcı, etkin ve şeffaf şekilde yürütülmesi sağlanacaktır. Bu kapsamda, komisyonların işleyişi, denetim mekanizmalarının etkinliği ve muhalefetin söz hakkı demokrasinin gereklerine uygun şekilde düzenlenecektir. Ayrıca, İçtüzüğün değiştirilmesi nitelikli çoğunluk şartına bağlanacaktır.

Yasama fonksiyonunun serbest, özgür ve bağımsız şekilde yerine getirilebilmesini sağlamak amacıyla yasama bağışıklıkları yeniden düzenlenecektir. Bu kapsamda, yasama sorumsuzluğunun kapsamı genişletilecek ve yasama dokunulmazlığının istisnaları açıkça düzenlenerek belirsizliğe ve keyfiliğe son verilecektir.

1.3. Kanun Yapım Süreçlerinin Demokratikleştirilmesi

Demokrasinin özüyle bağdaşmayan, milletvekillerinin parlamenter etkinliklerini zayıflatan ve Meclis içerisinde katılımcılığı, tartışmayı ve müzakereyi etkisiz hale getiren torba kanun uygulamasına son verilecektir.

Bakanlar Kurulu’nun kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi, yetki kanununa dayanmak ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından konusu, sınırları ve süresi yetki kanununda açıkça belirtilmek şartıyla kabul edilecektir. Ancak temel hak ve özgürlükler, kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemeyecektir.

Bu yetkinin, Anayasa’da öngörülen sınırlar çerçevesinde kullanılmasını temin etmek amacıyla kanun hükmünde kararnameler, Meclis’in siyasi denetimine ve Anayasa Mahkemesi’nin hukukilik denetimine tabi tutulacaktır.

Cumhurbaşkanı’nın, Meclis’in yasama işlevini zayıflatan veto yetkisine son verilecektir. Parlamentonun yasama işlevi üzerinde önemli bir sınırlandırma aracı olan bu yetki kaldırılacak, Cumhurbaşkanı’nın kanun yapım süreçlerindeki yetkisi, yalnızca bir uyarı niteliği taşıyan “geri gönderme yetkisi” ile sınırlı tutulacaktır.

Yasama komisyonlarının oluşumu ve işleyişi, yasama faaliyetlerinin niteliğini doğrudan etkilemektedir. Bu kapsamda, Meclis komisyonlarında muhalefetin etkili şekilde temsil edilmesi sağlanacak, milletvekillerinin yasama faaliyetlerine yönelik destek hizmetleri arttırılacak ve komisyonlar teknik kapasite bakımından güçlendirilecektir. Ayrıca, komisyonların çalışma yöntemlerini işlevsel hale getirecek tedbirler alınacaktır.

Kanunların müzakeresinde ve metinlerin olgunlaşmasında komisyon aşamasının ağırlıklı bir yer tutması temin edilecek; bu konuda daha nitelikli kanun yapım sürecinin işletilmesi için teklif ve tasarıların komisyonlarda görüşülmesi esnasında ilgili sivil toplum ve meslek kuruluşları ile uzmanların görüşlerine başvurulması sağlanacaktır.

İçtüzük hükümleri ile komisyonlardaki ve Genel Kurul’daki açık görüşmeler canlı olarak yayınlanacaktır.

1.4.Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Denetim Yetkisinin Güçlendirilmesi

Yasama organının yürütmeyi denetleyebilmesi, kuvvetler ayrılığının sağlanması bakımından bir zorunluluk olduğu gibi parlamenter sistemin sağlıklı işleyebilmesinin de şartıdır. Bu yetki, demokrasinin gerçekleştirilmesi hedefi ile de iç içedir. Dolayısıyla, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim için Meclis’in millet adına yürütmeden bilgi alabilmesini, aksaklıklar karşısında hükümete hesap sorulabilmesini sağlayacak araçlar arttırılacak ve var olan araçlar etkili kılınacaktır.

Sözlü soru mekanizması belirli bir sürede cevap verilmesi zorunluluğu ile kabul edilecek, bu denetim mekanizmasının etkili kılınması sağlanacaktır.

Yazılı soru önergesi mekanizması etkili kılınacaktır. Yazılı soru önergelerine süresi içerisinde cevap verilmemesi halinde ilgili bakana yaptırım uygulanması sağlanacaktır.

Hükümet, Başbakan ve Bakanlar hakkında gensoru verme yetkisi tesis edilecektir. Hükümet ile Başbakan hakkında gensoru, yapıcı/kurucu güvensizlik oyu şartına bağlanacaktır.

Genel Görüşme ve Meclis Araştırması mekanizmaları etkili kılınacaktır. Bir yasama yılında en az 20 gün gündemi muhalefet tarafından belirlenen genel görüşmeler açılabilmesi mümkün olacaktır. Böylece Meclis, muhalefet partilerinin seslerini duyurabildiği, millet meselelerinin serbestçe konuşulduğu ve tartışıldığı bir “müzakere organı” haline getirilecektir. Kabul edilen Meclis Araştırması Komisyonu raporlarının takibi için izleme yöntemi belirlenecektir.

Meclis soruşturması mekanizması hem yapısal hem de işlevsel olarak etkili hale getirilecektir. Bu kapsamda, gerekli yeter sayılar düşürülerek meclis soruşturması etkinleştirilecek ve Meclis’in denetim yetkisi güçlendirilecektir.

Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin gereği olarak, kamu kurum ve kuruluşlarının da Meclis tarafından etkili şekilde denetlenmesi sağlanacaktır. Bu denetimin işlevsel olabilmesi için Meclis denetimi kapsamında davet edilen kamu görevlilerinin davete icabet etmesi zorunlu kılınacaktır.

Meclis Araştırma, Soruşturma ve Denetim Komisyonları’nın yapısı ve çalışma usulüne dair düzenlemelerle bu komisyonların görevlerini etkili ve verimli şekilde yerine getirebilmeleri sağlanacaktır.

Komisyonların yönetimine ilişkin olarak, Meclis’te yer alan tüm siyasi parti gruplarının adil bir şekilde temsil edilmeleri temin edilecektir.

Komisyon faaliyetlerinin gereğine uygun şekilde yerine getirilmesini temin etmek amacıyla Meclis denetimi kapsamında davet edilen herkesin davete icabet etmesi zorunlu kılınacak; komisyonların çalışmalarının niteliğini arttırmak üzere gerekli bütçe ayrılacak, komisyonlara uzmanların ve akademisyenlerin katılımı sağlanacaktır.

Yine bu kapsamda, devlet sırrı ve ticari sır kavramları, Meclis’in bilgi edinme ve denetim yetkilerini engellemeyecek şekilde yeniden tanımlanacaktır.

1.5. Bütçe Hakkının Devredilmezliği

Vatandaştan toplanan vergilerin ne şekilde harcandığının etkili şekilde denetlenebilmesi için Meclis’in bütçe hakkı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin devredilemez bir yetkisi ve denetim aracı olarak düzenlenecektir. Bakanlıkların ve kamu kurumlarının bütçesinin, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeden önce ilgili komisyonlarda görüşülmesi sağlanacaktır.

Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kesin Hesap Komisyonu kurulacak ve kesin hesap kanun tasarılarının bu komisyonda görüşülmesi sağlanacaktır. Kesin Hesap Komisyonu’nun Başkanı, ana muhalefet partisinden olacaktır.

Sayıştay raporlarının tamamının Kesin Hesap Komisyonu’na sunulması sağlanacaktır.

2. İSTİKRARLI ve HESAP VEREBİLİR YÜRÜTME

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile Türkiye Cumhuriyeti devletini ve milletin birliğini temsil eden, tarafsız ve siyasi sorumluluğu olmayan Cumhurbaşkanı ile yürütmenin asıl yetkili ve sorumlu kanadı olan, yasama organının içinden çıkan ve Meclis’e karşı siyasi sorumluluğu bulunan Bakanlar Kurulu’ndan müteşekkil bir yürütme organı oluşturulacaktır. Başbakan, Bakanlar ve Bakanlar Kurulu güçlendirilip etkili hale getirilecek ve hükümet istikrarını sağlayıcı tedbirler arttırılacaktır.

2.1. Cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanı ile Meclis’in görev sürelerinin ayrıştırılması amacıyla Cumhurbaşkanı’nın görev süresi 7 yıl olarak düzenlenecektir.

Cumhurbaşkanı’nın hem toplumun farklı kesimleri hem de Meclis’teki partiler karşısındaki tarafsızlığını tam anlamıyla sağlayabilmek için yalnızca bir dönem için seçilmesi kuralı benimsenecektir.

Cumhurbaşkanlığı makamı, milletin ve devletin birliğini temsil eden, devletin başı sıfatıyla temsili görev ve yetkilere sahip, tarafsız bir makam olarak düzenlenecektir. Cumhurbaşkanı seçilen kişinin varsa partisi ile ilişiği kesilecek ve görevi sona eren Cumhurbaşkanı aktif siyasette görev alamayacaktır.

Yürütmeye dair icrai yetkiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne karşı siyasi sorumluluğu olan Başbakan ve Bakanlardan oluşan Bakanlar Kurulu tarafından kullanılacaktır.

Cumhurbaşkanı’nın istisnai nitelikte tek başına yapabileceği işlemler Anayasa’da düzenlenecektir.

Cumhurbaşkanı’nın icrai bir yetkiye sahip olmamasına paralel olarak görevi ile ilgili siyasi sorumsuzluğu esas olacaktır. Bununla birlikte, Cumhurbaşkanı’nın hukuki ve cezai sorumluluğuna ilişkin esaslar Anayasa’da düzenlenerek yargılama makamı ve usulü açıkça belirtilecektir.

2.2. Bakanlar Kurulu

Başbakan, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından parlamenter sistem gelenek ve ilkelerine uygun olarak belirlenecektir. Başbakan’ın belirlenmesi bakımından, Cumhurbaşkanı Meclis’te en çok milletvekiline sahip siyasi partiye hükümeti kurma görevini verecektir. Hükümetin Anayasa’da öngörülen sürede kurulamaması halinde bu görev, milletvekili sayısıyla doğru orantılı olarak diğer siyasi partilere sırasıyla verilecektir.

Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya ihtiyaç halinde milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olanlar arasından Başbakan tarafından atanacaktır. Bakanlar Kurulu, Başbakanın başkanlığında toplanacaktır.

Yetkide ve sorumlulukta paralellik ilkesi gereğince Başbakan ve Bakanlar Kurulu Meclis’e karşı sorumlu olacaktır. Buna göre Başbakan ve Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne karşı bireysel ve kolektif olarak sorumlu tutulacaktır.

Hükümetin kurulmasını kolaylaştırmak amacıyla hükümetin kurulmasında basit çoğunluk, düşürülmesinde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğu esas alınacaktır.

Hükümete istikrar kazandırmak için gensoru ile yapıcı güvensizlik oyu birleştirilecek, hükümetin düşürülebilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla yeni hükümetin seçilmesi şartına bağlı olacaktır. Böylece bir yandan hükümetin düşürülmesi zorlaştırılırken diğer yandan olası hükümet krizleri de önlenecektir. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemde yeni hükümetin kurulması güvence altına alınmadan mevcut hükümet düşürülemeyecektir.

2.3. Olağanüstü Hal Yönetimi

Cumhurbaşkanı’nın ya da Bakanlar Kurulu’nun tek başına OHAL ilan etme yetkisi olmayacaktır. OHAL ilan etme yetkisi Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’na ait olacaktır. Bu yetki, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayına tabi tutulacaktır.

OHAL rejiminin istisnai niteliğinin bir gereği olarak OHAL için öngörülen süreler kısaltılacaktır.

OHAL rejiminin keyfi bir yönetime dönüşmesine engel olmak amacıyla olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerine hukuk sistemimizde yer verilmeyecektir. Bu kapsamda, olağanüstü halin hukuk devletinin güvenceleri çerçevesinde sürdürülmesini sağlamak üzere, Olağanüstü Hal Kanunu’nda gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

3. BAĞIMSIZ ve TARAFSIZ YARGI

Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesi, adaletin tesisinin asgari şartı, demokratik hukuk devletinin güvencesi, hak ve özgürlüklerin teminatıdır. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemde yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını sağlayabilmek ve yargı organlarının hızlı, etkin ve verimli çalışıp adil kararlar verebilmesini temin edebilmek adına Hakimler ve Savcılar Kurulu yeniden yapılandırılacak, yüksek yargı kurulları ile yüksek yargı organlarının yapıları, bağımsızlıkları ve demokratik meşruiyetleri güçlendirilecek ve yürütme organının müdahalesini engelleyecek tedbirler alınacaktır.

3.1. Yargı Sistemi ile Hakimlik ve Savcılık Mesleği

Yargı bağımsızlığının tesisi için anayasal ve yasal düzenlemelerin yanında yapısal bir dönüşüm gerçekleştirilecektir.

Hakimlik teminatı güçlendirilecek, hakimlere coğrafi teminat güvencesi sağlanacaktır.

Hâkimlik mesleği ile savcılık mesleği, tam bağımsızlık için, birbirinden ayrılacaktır.

Hâkimlerin idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığı’na bağlı olduğuna ilişkin Anayasa hükmü kaldırılacaktır.

Hakimlik ve savcılık meslekleri arasında geçiş ancak ilgilinin rızası ile mümkün olacaktır.

Cumhuriyet Başsavcılığı’na bağlı Adli Kolluk Teşkilatı kurulacaktır.

Hâkim ve savcıların mesleğe kabullerinde ve yükselmelerinde objektif kriterler esas alınacaktır.


Haber : 

ETİKETLER : Yazdır

  • Millet ittifakı

  Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Çok Okunanlar


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

» Henüz BUGÜN Haber Görünmüyor

» Henüz BU HAFTA Haber Görünmüyor

» Henüz BU AY Haber Görünmüyor

Son Haberler


  • "Zonguldak Gençliğiyle Gurur Duyuyoruz."
    Zonguldak Gençliğiyle Gurur Duyuyoruz.
  • KDZ. EREĞLİ BELEDİYESİ’NDEN ÇOCUKLARA TİYATRO ARMAĞANI
    KDZ. EREĞLİ BELEDİYESİNDEN ÇOCUKLARA TİYATRO ARMAĞANI
  • Kdz. Ereğli Belediyesi, bayram öncesi bin aileye gıda yardımında bulunuyor
    Kdz. Ereğli Belediyesi, bayram öncesi bin aileye gıda yardımında bulunuyor
  • Çatıyı tamir ederken can verdi..
    Çatıyı tamir ederken can verdi..

Köşe Yazarlarımız


  • Necdet Buluz
    Kuyumcuların döviz satma yetkisi yok
  • RECEP ÇETİN
    “KEŞKEK KÖYÜ” “KÖÇEK” DEĞİLDİR
  • Nedim Ceylan
    Türkiye’nin sunduğu hizmet kalitesine hayranı
  • Mehmet Can Ceylan
    Kapadokya kültür turizmi ile öne çıkıyor…
  • Naci Akın
    Demokrasi bayramı

Haber Yorumları


  • Ayaz
    Birazda Zonguldak a göndere bilirmisiniz,yolları asfalttan vazgeçtik köstebek yuvalarını olsun kapatırlar beliki.
  • Bâki kartal
    Belediyeden allah razı olsun bâzen köylere de yatırım yapsalar kocaman dedeler köyünde çocuk parkımız yok secım zamanı oy istemeye gelenle... DEVAMI
  • Ayhan Durak
    Esnaf zorda. Çare değişimde.
  • Ayhan Durak
    Güzel bir organizasyon oldu. Mekanın içten gayreti takdire şayan. Görevli arkadaşlarımız özveriyle çalıştılar. Ayrıca teşekkürü hak e... DEVAMI
  • Ayhan Durak
    Çocuğu olsun olmasın, her kadın annedir; anne vatandır.
  • RECEP ÇETİN
    F.EKİM’E CEVAP: Fikret bey yorumunuz ve ilginiz için teşekkür ederim. Yazımızdaki asıl maksadımız, mitolojik tanrı yada unsurların Kdz Er... DEVAMI
  • Turgay
    Bu iş herkesin harci bi iş değil Recep bey turk islam davasi uğruna verdiğiniz bu mücadele icin sehrimiz ve hemsehrilerimiz adina tesekkur ederi... DEVAMI
  • CETİN A
    BÜYÜK ŞİRKETLERİN VERGİ SİGORTA CEZA AFLARI DA İPTAL EDİLSİN. GECİKME ZAMMIYLA BİRLİKTE GERİ ÖDESİNLER YOKSA KIYAMETTE İKİ ELİMİZ ... DEVAMI
  • Mehmet
    Garibanlara vermiyorlar zaten
  • Zeynep Demir
    Uzun süredir Umut Partisini ve Genel Başkanını bir EYT'li olarak takip ediyorum. Gerçekleri konuşan bir lider tebrik ederim. Ben Genel Başkanı... DEVAMI
  • ANA SAYFA
  • İLETİŞİM
    • » İletişim Bilgileri
  • KÜNYE
  • BİZE ULAŞIN
  • GALERİ
    • » Foto Galeri
    • » Video Galeri
  • DUYURULAR
GAZETE STAR
İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

© gazetestar.com

  •   COVID-19
  •   Siyaset
  •   Gündem
  •   Ekonomi
  •   Dünya
  •   Kültür Sanat
  •   Spor
  •   Yerel
  • WEBTV
  • Yazarlarımız
  • Haber Ara
  • Arşiv
  • Tüm Haberler
  • Videolu Haberler
  • Tüm Makaleler
  • Foto Galeri
  • Günün Haberleri