
DÜŞMANLARIMIZI TANIYALIM - 1
02 Mart 2019 19:24:44
Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik konum çoğu emperyalist güçler ve çevre ülkeler için her zaman bir tehdit unsuru olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu ve Selçuklu Devleti’nin hüküm sürdüğü zamanlardan beri jeopolitik üstünlüğü ele geçirmek isteyen emperyalist güçler her zaman bu topraklarda ameliyat çabasına giriştiler. Bazen “Haçlı” adıyla, bazen “Avrupa Birliği” adıyla, bazen de “NATO” adıyla ve çeşitli düşmanca veya sevimli isimlerle çıktılar karşımıza.
NATO üyesi ülkelerin ordusu ve yöneticileri belirli periyotlarla bir araya gelir ve bir savaş senaryosu üzerinden savaş tatbikatı yaparlar. 2017 yılındaki Norveç NATO tatbikat brifing (toplantı, bilgilendirme toplantısı) salonunda hedef Mustafa Kemal ATATÜRK ve Türkiye Cumhuriyeti olarak gösterildi. Salonda bulunan Türk subaylar ve kurmaylar duruma karşı ayaklandılar ve toplantıyı terk ettiler. NATO özür üzerine özür diledi, “bilgimiz dahilinde değildi” dendi ve benzeri olaylar cereyan etti. Olaya bakıldığında bu bir skandaldır! Kimileri “NATO bize saldıracak, NATO işgal planı kuruyor” gibi söylentiler çıkarmaya başladılar. Her şeyden önce bu saçmadır. Saçmadan da öte tepki konusunda geç bile kalınmıştır.
NATO, ABD tarafından zamanında 1949 yılında komünist tehdidini kırmak için kurduğu bir oluşumdur. Adı da “Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’dür.” 2. Dünya Savaşı sonunda da ABD Almanya’yı Sovyetler Birliği’yle paylaşmak durumunda kalmıştır. Sonrasında “soğuk savaş” döneminde kurulmuş bir örgüttür aslında NATO.
Türkiye Cumhuriyeti bu örgüte 1952 yılında dahil olmuştur. NATO aslında alt metni savunma olan bir örgüttür. Ama bakıldığında hiçbir zaman savunmayı ele almamışlardır. Yakın zamandaki Norveç NATO tatbikat olayına gelirsek “NATO bizi ve Cumhurbaşkanımızı hedef alıyor” söylentileri çığırtkanlıkları başladı. Çok geç! Türkiye NATO’ya dahil olduğundan beri Türkiye hedef alınıyor. Bu yeni bir bilgi değildir! Hangimiz evine hırsız girmeden önce evine alarm taktırdı? Cevap, hiçbirimiz. Önce evimize hırsız girecek öyle önlemini alacağız. Bizim evimize yani topraklarımıza yıllardır hırsız giriyor.
NATO bize silah verdi ama mermisini vermedi, NATO bize füze savunma sistemi verdi, peki füze savunma sisteminin en önemli gerekliliği nedir? Radar sistemi, NATO radar sistemi vermedi. O kadar füzemiz var, peki fırlatamadıktan sonra evimizde üzerine ancak ceket asabiliriz. F-16 aldık, 2 tane bulunan radar anahtarlarından birisi NATO’da yani ABD’de bulunuyor. Bizim uçaklarımız bir yeri vurmaya giderken NATO anahtarları uçaklarımızı kilitleyebiliyor.
“IFF verileri” denilen bir veri sistemi var. Bu sistem herhangi bir tatbikatta veya savaş halinde dost ve düşman gemilerini gösteren bir sistem ve bu sistemimizde ABD’de. (1992 yılında Akdeniz NATO tatbikatında ABD uçak gemisinin IFF verileri Türkiye gemilerini düşman olarak göstermiş ve attığı iki füzeyle şehit olan 5 Mehmetçiğimiz vardır.) Yani karşımızda kimi dost görmek isterlerse onu dost, kimi düşman görmek isterlerse onu düşman olarak belirleyen ABD’dir.
NATO ayrıca; topraklarımızda yıllardır ajancılık oyunu oynamaktadır. Türkiye’ de olan darbelerin hepsinin arkasında ABD vardır. Örnek verecek olursak 15 Temmuz darbe girişimi. FETÖ’ nün oyuncu olduğu bu darbe girişiminin ipleri ABD’nin elindedir. Rahip Brunson sadece bir örnektir bu ajancılık oyununa. Yüzlerce, binlerce Rahip Brunson’lar bu ülkede. Bunlar, NATO’ya dahil olduğumuzdan beri misyonerlik faaliyetlerini sürdürüyorlar.
Amerikan Deniz Kuvvetleri’nin 6. Filosu 1968 yılında bu topraklara şirin görünümlü gözdağı verdiği zaman bu iş ilk filizini vermişti aslında. FETÖ ‘nün o zamanki filizleri İstiklal Mahkemeleri’nden sağ kurtulmuş neslin artıkları, gericiler ve “dinci” tarikatlar topraklarımıza gözdağı vermeye gelen bu filonun önünde secde etmişlerdir. Çok şirin bir isimle “Komünizmle Mücadele Derneği”.
Altıncı Filoyu denize dökenlerin siyasi çizgisini iyi kötü takip edenlerin, memleketteki sözde vatanseverler tarafından linç edilmeye çalışması da ayrı bir trajedidir. Linç edenlere öncülük eden siyasi çizgisi de maşallah memlekette milliyetçiliğin bayraktarlığını yapmaktansa 40-50 yıllık tarihlerinde tek bir ABD askerinin üniformasına bile değme şerefine nail olmamışlardır. Ha, hiç mi değmemişlerdir, değmişlerdir elbet, yüzün suyun hürmetine tadında…
…………………………….
“İnkılabımızın tam dönüm anında topraklarımıza göz dikerek saldırmak isteyen düşmanın, dini ele alarak birçok fitne ve fesatla halkı kandırmaya kalkıp, türlü entrikalar çevirmekten çekinmeyeceği de muhakkaktır.”
10 Ağustos 1920 / Afyon Mustafa Kemal ATATÜRK





