Tokat'ta 5.6 büyüklüğünde deprem!
  Bu akşam 52 bin kişi oradayız
  'Ukrayna'nın NATO üyeliğini destekliyoruz'
  2 yıla kadar hapis istemi
  İşte YÖK'ün kararı
  Yüz yüze eğitim açıklaması
  Berberoğlu yeniden milletvekili
  Karamollaoğlu'ndan Anayasa yorumu
  Anayasa uyarısı
  2021’nin ilk hediyesi
28 Temmuz 2026 Salı
GAZETE STAR
  •  
    •  » YEREL
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » HABER ARA
    •  » ARŞİV
    •  » TÜM HABERLER
    •  » VİDEOLU HABERLER
    •  » TÜM MAKALELER
    •  » FOTO GALERİ
    •  » GÜNÜN HABERLERİ
  • COVID-19
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KÜLTÜR SANAT
  • YAŞAM
  • SPOR
  • WEBTV
Hukuk ve demokrasi

Hukuk ve demokrasi
25 Nisan 2024 22:19:28

Yazar : Naci Akın
Tarih
  • Whatsapp ta Paylaş

Hukuk ve demokrasi

devletin toplumsal nizamıdır

Tartışmasız en büyük devrim Cumhuriyetin ilanıdır. Ancak Cumhuriyetin temel nizamı bir yıl sonra 1924 anayasası ile tesis edilmeye başlanmıştır. Yeterli midir?

Elbette, Cumhuriyet demokrasi ile taçlandırılmadığı sürece tek başına yeterli olamayacağı aşikardır. O yüzden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ilkesini koyduğu egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması gereğini gerçekleştirebilmek için çok çaba sarf etmiş, çok partili sistemi arzu etmiştir. Ancak büyük değişimin getirdiği bir takım sancılar ve Cumhuriyete yönelebilecek tehditler nedeniyle bunda ne yazık ki muvaffak olamamıştır.

945 yılına gelindiğinde savaşın Avrupa’da sona ermesi ve hür dünyanın zaferi Türkiye’de de demokrasi, hürriyetler ve insan hakları rüzgarlarının esmesi ülkemizde de çok partili hayata geçişin kaçınılmaz olduğunu gösterdi. Halk refah istiyor, seçkinlerin oligarşisinin kendilerine dayattığı rolü oynamak değil, anayasal düzenin kendilerine tanıdığı vatandaşlık, eşit yurttaşlık haklarının tanınmasını istiyordu. Gençler hukukun üstünlüğünü savunuyor, demokrasi istiyorlardı. Halkın bu talepleri CHP gurubunda 4 milletvekilinin imzaladığı ve tarihe dörtlü takrir olarak geçen önergede dile getirilmişti. Ardından bu 4 milletvekilinin öncülüğünde Demokrat Parti kuruldu. Parti kurulurken birçok isim ortaya atıldı ancak demokrasi özlemini, halkın taleplerini kapsayacak yegane isimin “demokrat” sözcüğünde mündemiç olduğu kararlaştırıldı ve Demokrat Parti böyle doğdu.

Ne yazık ki; 27 Mayıs 1960 günü, devletin temel nizamı olan 1924 anayasası yerle yeksan oldu, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesi çiğnendi. Atatürk’ün en büyük eserim diye nitelediği, top seslerinin Ankara’dan duyulduğu günlerde bile kapanmamış, ayakta kalmış Gazi Meclis feshedildi. Millet iradesiyle seçilmiş milletvekilleri, başbakan ve bakanlar tutuklanarak Yassıada’ya gönderildi, işkencelere maruz bırakıldı. Yassıada’da hukuk katledildi, “sizi içeri tıkan kuvvet böyle istiyor” denilerek anayasa ve yasalar çiğnendi, Başbakan ve iki bakanı hukuk cinayetine kurban edildi. Halkın adalet duygusu köreltildi.

Kapatılan demokrat parti yerine ise o gün için yerle bir edilen adalete karşılık “adalet” adını taşıyan AP kuruldu. 12 Eylül 1980 de halkın iradesi bir kere daha yok sayıldı darbeciler bütün siyasi partileri kapattı. Toplumun temel nizamı hukuk ve demokrasi bir kez daha ayaklar altına alındı. Demokratlar ve onu takip edenler hep hukukun ve demokrasinin içinde kalmayı benimsemişler “Hedefimiz doğru, davamız doğru, yolumuz doğru” demişlerdi. O yüzden yeni kurulan partinin adı Doğru Yol olarak benimsendi.

“Demokrat”, “Adalet” ve “Doğru Yol” aslında bu birbirini takip eden üç isim sadece partilerin adları değil ayrıca Devletin toplumsal nizamı olan hukuk ve demokrasiye ulaşmada izlenen yolun da kilometre taşlarını ifade ediyor. Demokrasiye inanmayanların, onu içselleştiremeyenlerin bunları anlamaları da mümkün değildir.

Bunlardan söz etmek nereden aklınıza geldi? Sorusu hemen aklınıza gelebilir, hemen konuya gireyim.

Geçtiğimiz günlerde Sözcü TV Sisler Bulvarı programında deneyimli gazeteci Saygı Öztürk yaşayan en büyük demokratı Ali Naili Erdem’i ağırladı. Erdem1946’yı Ankara Hukuk Fakültesi öğrencisi olarak yaşamış, DP gençlik kolları üyesi olarak girdiği siyasette 1961’de AP milletvekili olup 1980 darbesine kadar İzmir milletvekili olarak görev yapmış, sanayi, Çalışma ve milli eğitim bakanlıklarında bulunmuştu. Onun anlattıklarını siyasete ilgi duyanların, özellikle de gençlerin izlemesini öneririm. Hele, adlarının önüne siyaset bilimci yazan ama siyasetten hiçbir şey anlamayan TV yorumcuları mutlaka izlemeli ders almalıdırlar (https://www.youtube.com/watch?v=RSCbKFNZBXU). Saygı Öztürk’ün sorduğu her soruya verilen cevapların hepsi altı çizilecek, not alınacak nitelikteydi. Birkaç gün öncesinde de bir iftar daveti vesilesiyle bir araya gelmiş hem engin tecrübelerinden feyiz almış hem de kendi görüşlerimizi paylaşma fırsatı bulmuştuk.

Ertesi günü haberleştik, program hakkında takdir ve şükran duygularımı ilettim, feyiz aldığımızı söyledim. O da programda zaman darlığından söyleyemediklerini bana anlattı. Merhum Demirel ile aralarında geçen anekdotlardan söz etti.

Konuştuklarımızın özeti başlığımız oldu. Hukuk ve Demokrasi Devletin Toplumsal Nizamıdır. Hz. Ali de “Devletin Dini Adalettir” demiş. Haktan, hukuktan, adaletten ayrılırsan, Kuvvetler ayrılığı başta olmak üzere demokrasinin temel niteliklerini yok sayarsan Devletin toplumsal nizamı da bozulur. Adaleti siyasallaştırırsan, insanlar kendi adaletini aramaya başlarlar, anarşi doğar. Allaha secde ettiğin seccadeyi siyasi çıkarlara paspas edersen insanların din duygularını da köreltirsin.

Ali Naili Erdem merhum Süleyman Demirel’in her daim gömleğinin üst cebinde minik bir anayasa taşıdığını ve anayasayı ezbere bildiğinden de söz etti. Hukukun üstünlüğüne sonuna kadar bağlı olan Demirel yeri geldiğinde anayasayı çıkarır muhatabının yüzüne doğru tutar hukuk dersi verirdi.

Bugün anayasa mahkemesi kararları bile uygulanmıyor. Anayasa delik deşik olmuş, kuvvetler ayrılığı desen hak getire. Öyleyse Devletin toplumsal nizamını nasıl sağlayacaksınız? İşte bozulma ve çürüme buradan geliyor, toplumsal nizam bozuldukça, etnik, mezhepsel, fikri çatışmalar, kavgalar ve kutuplaşmaların da altında yatan budur.

Gelecek yazımda aynı konuda hem merhum Demireli anlatavcağız hem de deneyimlerimizi ve çözüm önerilerimizi anlatacağız.

Kalın sağlıcakla…  

 

  Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış

Diğer Yazıları


  • Buyurun burdan yakın..
    13-03-2019 | 00 : 01 27
  • MOR VE ÖTESİ
    27-03-2024 | 18 : 39 43
  • Keskin Sirke Küpüne Zarar Verir
    07-03-2019 | 20 : 38 44
  • HİÇBİR GÜÇ MİLLİ İRADENİN ÜSTÜNDE DEĞİLDİR!
    01-07-2019 | 19 : 55 21
  • İSTANBUL'UN FATİHİ
    14-05-2019 | 21 : 28 38
  • 31 MART SÜRPRİZLERE GEBEDİR
    26-02-2019 | 09 : 41 29
  • İBN-İ HALDUN GÖZÜNDEN
    20-02-2024 | 21 : 40 08
  • ASLANKÖY DİRENİŞİNDEN AYFER YILMAZ'A
    08-03-2019 | 09 : 09 22
  • Ecevit'ten Damat Berat'a..
    20-02-2019 | 00 : 52 27
  • Hukuk ve demokrasi
    25-04-2024 | 22 : 19 28
  • KÖTÜYE GİDEN EKONOMİNİN FAİLLERİ BULUNDU
    21-03-2022 | 15 : 23 34
  • Rus turistin gözü Türkiye’de…
    01-06-2021 | 14 : 25 27
Tüm Yazıları

Köşe Yazarlarımız


  • Necdet Buluz
    Kuyumcuların döviz satma yetkisi yok
  • RECEP ÇETİN
    “KEŞKEK KÖYÜ” “KÖÇEK” DEĞİLDİR
  • Nedim Ceylan
    Türkiye’nin sunduğu hizmet kalitesine hayranı
  • Mehmet Can Ceylan
    Kapadokya kültür turizmi ile öne çıkıyor…
  • Naci Akın
    Demokrasi bayramı

Çok Okunan Köşe Yazıları


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

» Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
  • RECEP ÇETİN
    “KEŞKEK KÖYÜ” “KÖÇEK” DEĞİLDİR
  • RECEP ÇETİN
    “KEŞKEK KÖYÜ” “KÖÇEK” DEĞİLDİR
GAZETE STAR
İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

© gazetestar.com

  •   COVID-19
  •   Siyaset
  •   Gündem
  •   Ekonomi
  •   Dünya
  •   Kültür Sanat
  •   Spor
  •   Yerel
  • WEBTV
  • Yazarlarımız
  • Haber Ara
  • Arşiv
  • Tüm Haberler
  • Videolu Haberler
  • Tüm Makaleler
  • Foto Galeri
  • Günün Haberleri