Her evde bir işsiz var
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, işsizlik rakamlarındaki artış ile ilgili “Bugün Türkiye’de neredeyse her evde bir işsiz var. Hatta neredeyse her evde bir üniversite mezunu işsiz var” dedi
13 Agustos 2024 23:26:59
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, işsizlik rakamlarındaki artışı değerlendirdi. Çerkezoğlu, şunları söyledi: “Ülkeyi yöneten siyasi iktidarın, AKP’nin 22 yıldır yürüttüğü ekonomik politikaların tercihlerinin sonuçlarını yaşıyoruz. Bu açıdan bakıldığında da özellikle işsizlik rakamlarında TÜİK’in rakamlarıyla, verileriyle bile ciddi bir artış söz konusu. TÜİK, bugün işsizlik rakamlarını, standart işsizlik dediğimiz dar tanımlı işsizlik oranını yüzde 9’larda ve işsiz sayısını da 3 milyon 300 bin olarak açıkladı. Tabii asıl olarak işsizlikteki gerçek tabloyu ortaya koyan yıllardır TÜİK’in ham verileri üzerinden araştırma dairemiz DİSK-AR tarafından açıklanan geniş tanımlı işsizlik rakamları. Türkiye’de yaşanan bu ekonomik krizin sonucu olarak da dar tanımlı işsizlikle geniş tanımlı işsizlik, yani gerçek işsizlik arasındaki makas giderek daha fazla artıyor ve bugün Türkiye’de gerçek işsiz sayısı 12 milyona dayandı.”
Ülkenin geleceğine tehdit
“Geniş tanımlı işsizlik bugün Türkiye’de yüzde 30’lara dayanmış durumda. Özellikle işsizlik türlerine baktığımızda özellikle geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 37’lere vurdu. Yani artık bugün Türkiye’de işsizlik dediğimizde bir istatistik verisini konuşmuyoruz. Bugün Türkiye’de işsizlik dediğimiz zaman bu ülkede yaşayan herkesin elle tuttuğu, gözle gördüğü somut bir gerçeklikten, bir toplumsal gerçeklikten söz ediyoruz. Bugün Türkiye’de neredeyse her evde bir işsiz var. Hatta neredeyse her evde bir üniversite mezunu işsiz var. Yani bu kadar yüksek kadın işsizliği, bu kadar yüksek genç işsizliği artık bir ekonomik veri olmanın ötesinde ülkenin geleceğini tehdit eden bir unsur haline gelmiş durumda.”
Bu tablonun nedeni AKP iktidarı
“Yaşadığımız bütün bu ağır ekonomik tablonun nedeni, 22 yıldır ülkeyi yöneten siyasi iktidarın ekonomik politikalarıdır, tercihleridir. Oysa ürettiğimiz değerin hakça paylaşıldığı, gelirde adaletin, vergide adaletin sağlandığı, herkesin belli bir eğitim sürecini tamamladıktan sonra çalışma hakkına ulaşabildiği, insanca çalışabileceğimiz bir işe sahip olmak ve bu çalışma karşılığında insanca yaşayacağımız bir ücrete sahip olmak, emeklilerin son nefesimize kadar insanca yaşayacağımız bir ücrete ulaşması gibi temel politikaları hayata geçirecek bir ekonomik tercih, bir politika mümkün.”
Haber :






