
TARİHİ GERÇEKLERİN “CAN”INI YAKAN “CANVER”
30 Aralik 2025 23:58:41
Recep ÇETİN
Kdz Ereğli’de yayın yapan yerel gazetemiz olan Ereğli Hakimiyet’te 10 yıldan fazla süredir araştırma yazılarım yayınlandı. Kasım 2023’te, Akarca Mahallesine dikilen heykel sonrasında “DENİZKIZI BİZİM KIZIMIZ DEĞİL” başlığıyla bir yazı yayınladım ama SON YAZIMIZ olmuş. Yani birilerinin damarına basmışız ki yazılarımızın yayınlanmasına engel konulmuş. Engel konulmasını da gazete sahibini telefonla arayarak (Alo Fikri) bizzat isteyen kişinin Can Canver olduğunu öğrendik. Canver bir dostumuza “Fikri’yi aradım, Recep Çetin’in yazılarının bir daha yayınlanmamasını ben istedim” demiş. Ve böylece biz de öğrenmiş olduk, yazılarımızın neden kesilmiş olduğunu. Daha önceki iki yazımızda bu konudaki düşüncelerimizi belirtmiştik ama bu yazımızda da (bizim yerel tarih üzerine yazdığımız yazıların yayınlanmasını bile durdurma gücünü elinde bulunduran Haber Hayat Gazetesi yazarı hakkında “Tarihi Gerçeklerin, Canını Yakan Canver” başlığıyla kendisinin yayınladığı birkaç yazı-sı üzerindeki eleştirel düşüncelerimizi belirtmek istedim. He bu arada; kendisine gelen bir telefon ile gazetesindeki 10 yıllık yazarının yazılarını DURDURMAK ZORUNDA KALAN FİKRİ KAPAN (yazılarımın kesilmesinden 2 yıl geçmiş olmasına rağmen) hiçbir bilgi vermedi-iletmedi. Nasıl bir baskı altında ki bu durumu BİR GAZATECİ KİNLİĞİNE RAĞMEN KABULLENEBİLDİ, AKLIM ALMIYOR! Hani “özgür basın”, “çizgisi belli” vb herşey meğer yalanmış yada bir telefonlukmuş her şey.. Son günlerde Habertürk Tv spikerlerinin telefonları incelemeye alınmış ve kim kimle ne-ler konuşmuş gibi düşünecek olursam e ben de merak etmiyor değilim “Fikri Kapan’ı arayıp da Alo Fikrii…” sonrasında neler konuşuldu da neler söylenildi de yazılarımın yayından kaldırılmasına ikna olmuştur Sayın Kapan! Ama ben sabırla bekleyeceğim ki her şey bir gün zaten kendi seyrinde ortaya çıkıyor, zaten bugünkü öğrendiğimiz konuyu da bizzat Can Canver bizim dostlarımıza kendisi söylemiş “Fikri’yi aradım, R.Ç’nin yazılarının bir daha yayınlanmamasını ben istedim” dediğini… Neyse işte telefon sahibinin kendisinin yazılarına bakalım:
- 1- I.ABDÜLHAMİT DEĞİL, II. ABDÜLHAMİT!! Başlayalım, bir: Canver, 1 Ocak 2018’de “Alacaağzı’ndan İstanbul’a Çağrışımlar” başlığıyla yayınladığı yazısında “ 1. Abdülhamid’in başmabeyncisi Sarıcazade Ragıp Paşa, girişimciliği ile nam salmıştır. 1890’lı yıllarda, 1836’dan beri Zonguldak havalisinde kömür çıkarmakta olan taşeronlar arasına kendi firmasını kurarak katılmış…”


Canver 1. Abdülhamit diye yazsa da anlattığı olaylar, II. Abdülhamit dönemi zaman diliminde yaşanmıştır. Çünkü I. Abdülhamit (1725-1789) yılları arasında yaşamışken, II. Abdülhamit ise 1842-1918 yılları arasında yaşamıştır ve Canver’in bahsetmeye çalıştığı olaylar bu zaman diliminde yaşanmıştır.
- 2- “KIZIL SULTAN” İFADENİZİ, KEŞKE DEDENİZİN DE İÇİNDE BULUNDUĞU ALEMDAR GEMİSİNİ BOMBALAYAN VE RECEP KAHYA’YI ŞEHİT EDEN VE KDZ EREĞLİ’Yİ 1920’DE İŞGAL EDEN FRANSIZLARA KULLANSAYDINIZ! : Yine Canver’in, II. Abdülhamit için “Yıldız Sarayı’nın başmabeyncisi ve KIZIL SULTAN’ın en güvendiği adamlarından olan Sarıcazade Ragıp Paşa…” ifadeleri de Siyonist temsilcilerin de Osmanlı padişahına kullandığı ifadelere benziyor ki Yahudi Siyonistlerin bu ifadeyi kullanması gayet normal. Çünkü Padişahtan istediklerini alamayınca bu yola başvurmuşlardır.


- 3- FİLİSTİN’DEN TOPRAK İSTEYEN YAHUDİLERE II.ABDÜLHAMİT NE DEMİŞTİ: (Osmanlı Devleti'nin bütün dış borçlarını kapatmaya karşılık, kendisinden Yahudilere Filistin'de azıcık toprak vermesini isteyen Theodor Herzl başkanlığındaki heyete, Sultan II. Abdülhamid'in verdiği cevap; “Bu konuda sakın bir adım daha atmayın. Ülkemin bir çakıl taşını bile satamam. Çünkü o benim değil, halkımındır.)
- 4- Canver’in II. Abdülhamit yerine I. Abdülhamit diye yazması tarihi bilgileri nedeniyle normal karşılansa da tarihi yazmaya çalışırken, tarihe siyaset sokarak çok uzun yıllar Osmanlı Padişahlığı yapan kişiye, yine Siyonistlerin ifadesiyle KIZIL SULTAN ifadesi kullanması, mânidardır ve bu ifadeyle anca-k Siyonist zihniyeti mutlu eder. Kdz Ereğli’de FETİH GERÇEĞİ üzerindeki tartışmalarımız için “BİZANS İMPARATORU EREĞLİ’Yİ DAMADI ORHAN GAZİ’YE HEDİYE ETMİŞTİR” şeklindeki ifadesi de yine ancak BİZANS DUYGUSUNU mutlu eder. Etsin, bizi mutlu etme(me)sinin, bize teşekkür etme(me)sinin bir önemi de yok. Ama LİON(S) duygularına rağmen; Alemdar Gemisinde savaşan dedesi Hasan Canver ile aynı Türk İslam devletine hizmet duygusu taşıdığımızı ona da hatırlatırım. Onun dedesi döneminde de benim dedemin döneminde de LİON-S duyguları şehrimizde hakim değildi hatta dedesinin yaşadığı dönem zarfında bu duygular-ı bile yoktu..

- 5- Yine (yeri gelmişken) Canver’in “KDZ EREĞLİSİ’NİN İLKLERİ” başlığı altında, Ereğlili okuyucularına dikkat çektirmek istediği ilklerden olan konu da LİON/S’un ilçemizdeki kuruluşu konusudur ki şu cümle ile belirtmektedir: “İhtiyacı olan insanların ihtiyaçlarını gidermek amacıyla, KARŞILIKSIZ HİZMET misyonunu üstlenmiş olan TÜRK LİONS’UNUN İLK İLÇE LİONS KULÜBÜ Kdz Ereğli’sinde Karadeniz Ereğli Lions Kulübü adıyla, Avukat Abdülkadir Karadeniz ve arkadaşları tarafından kurulmuştur” diye yazmaktadır.

Bu bilgi hakkında yaptığımız kısa araştırmada şunları da öğrenmiş olduk: “LİOSN Kurucu Üyeleri: Tuncer AYDOĞAN, İzzettin BABAOĞLU, Erdoğan DÖNME, Orhan DURAN, M. Atilla GÜNDÜZ, M. Muhtar İPEK, Abdülkadir KARADENİZ, Atlan KARGIN, A.Erkan KESİM, F. Tuğrul KOLONKAY, Yıldırım KÜREKÇİ, Tuncer MÜFTÜOĞLU, Mehmet ÖNAŞÇI, Tanju ÖZKAL, Enver ÖZSOY, Kenan TANER, Ln. Suat BALLAR” olarak belirtilmiştir. Bu kişiler ülkemizde 1963 yılında kurulan LIONS’un bir kolunu 1973 yılında Ereğli’de kurmuşlar.-Kaynak: Değişim Medya”
ECZACI SABİT NİHAT DURAN VE HALİL ORHAN DURAN… VE ŞAHSIMIZIN HER KİTABIYLA SORUNU OLAN SADUN DURAN VE CAN CANVER’İN ORTAK DUYGULARININ KAYNAĞI
Sözümüzün burasında dedesi Eczacı Sabit Nihat Duran’ı anlatan yazılarda torunu Eczacı Sadun Duran’ın şu ifadelerini paylaşalım: “Mehmet Nihat Bey, Harp Okulu’nda okuduğu dönemde, Fatsa-Yalıköy’den İstanbul’a teknelerle taşımacılık yapan Dursun Kaptan’ın amcaları vasıtasıyla İstanbul’a bir bahriyeli paşasının yanına yerleşmiş olan Melek Hanım’la tanışır ve onunla evlenir. Melek Hanım sonraları tüm Ereğlililerin “Melek Anne”si olacak, ve yaşadığı dönemdeki tüm evlilik çağına gelmiş olan genç kızların gelinliklerini dikerek, aynı zamanda o dönemde Ereğli’deki “Kız Sanat Okulu”nun temelini atan kursu açarak cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki kadınlarımızın toplum hayatına dahil olmasına katkıda bulunacak olan, Notre Dame de Sion okulu mezunu, Fransızca bilen, keman çalan, batı kültürüne aşina, aydın bir cumhuriyet kadınıdır. Harp Okulunu bitirdiği dönemde Birinci Dünya Savaşı patlar ve Zabit Nihat Bey, Sina-Filistin Cephesinde görevlendirilir. Sina cephesinde İngilizlere yenilen Osmanlı Ordusu Birinci Dünya Savaşının sonunda dağıtıldığında o dönemdeki subaylara verilen bir haktan yararlanarak Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye girer ve 1923 yılında Eczacılık Sınıfından mezun olur. Tıbbiye’de okuduğu dönemde, ilk oğlu Halil ORHAN doğmuştur. Sabit Bey ve Melek Hanım. Mektebi bitirmesinin ardından Ereğli’ye dönerek 1924 yılının ağustos ayında, bugünkü İstanbul Pastanesi’nin yerindeki “Uncular-Horitler”in dükkanı olan noktada eczanesini, o dönemdeki Devlet Hastanelerinin “Memleket Hastanesi” adını taşımalarından esinlenerek “Memleket Eczanesi” ismiyle açar.
Kdz Ereğli’de yazdığımız tüm kitaplarımızda tüm yazılarımızda tartışır halde olduğumuz Eczacı Sadun Duran da aynı duygu ailesinden. Aslında Hakimiyet’teki yazılarımın durdurulmasını isteyen ilk kişilerdendi kendisi. Ama yazılarımı engelleme başarısı Can Canver’in üstün-üstad gücüne m’aruz kaldı. Ama görüyoruz ki DURAN da CANVER de meğer aynı duygular ile şahsımın araştırmalarına yazılarına, damardan karşı imişler..
- 6- DURAN’IN 1964 YILI GAZETESİNDEKİ HABERE GÖRE, AMERİKALI MİSAFİRLERİ OLMUŞ(TU)

- 7-EREĞLİ RUMLARI BİLE ÇANAKKALE ZAFERİMİZİ TEBRİK ETMİŞLERKEN, EREĞLİLİ CANVER, PADİŞAHA “KIZIL SULTAN” DİYOR!

LİON Canver, II. Abdülhamit’e KIZIL SULTAN diyen ilk kişi siz değil. Peki İLK kim mi demiş? Fransız Albert Vandal adlı bir Fransız yazar. Peki neden mi “Le Sultan Rouge-KIZIL SULTAN” demiş? Sebebi: “Abdülhamid’in Ermeni isyanlarını bastırtmış olması” imiş.. Peki siz de Ermenilere soykırım yapmış olduğumuzu mu düşünüyorsunuz.. Anlaşılıyor ki “öyle”.. O dönemde başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa kamuoyunda Abdülhamid’in kan dökücü bir padişah olduğu propagandası başlatılmış.. İşte “KIZIL”, yani KAN DÖKEN Sultan lakabı bu sırada asılmış boynuna. Hadi Ermenilerin böyle demesini anlayalım da; Abdülhamid’e Canver neden “Kızıl Sultan” diye yazdı? Bu arada o zamanın KDZ EREĞLİ’de yaşayan RUMLARI bile, onun yazdığını yazmamış. Bak ne yazmışlar?
- 8- Çanakkale Savaşımızdaki BAŞARIMIZI TELGRAFLA TEBRİK ETMİŞLER..

Dahiliye Nezaret-i Celîlesi Cânib-i Sâmîsi'ne:
“Hükûmet-i meşrûtiye-i meşrû‘amızın bi'l-umûm teba‘a-i Osmâniye hakkında bilâ tefrîk-i cins ve mezheb mütesâviyen te’mîn edildiği kâffe-i hukûk ve cereyândan öteden beri müstefîd olageldiğimiz gibi Kazâmızın mıntıka-i harbiyeden bulunmasına rağmen, mülkî ve askerî bütün me’mûrînden görmekde olduğumuz hüsn-i (güzel) mu‘âmele ve teşkîlât-ı mahsûsadan dolayı asr-ı şükrânî en mukaddes bir vazîfe-i vicdâniye addeder ve sâyesinde bunca sa‘âdet ve ni‘metlere mazhar olduğumuz Osmanlı Sancağının bu def‘aki ÇANAKKALE gâlibiyetinde olduğu gibi dâimâ a‘lâ girânân-ı cihân olmasını cenâb-ı bârîden tazarru‘ ve işbu muzafferiyetden dolayı, tebrîk ederiz.”
“Metrepolid-i diğer Papa Pavlos, eşrâfdan ve Meclis-i İdâre A‘zâsından Yuvan Çerkes oğlu, eşrâfdan ve Belediye A‘zâsından Anderya Yoğranos, Eşrafdan Remidi, eşrâfdan Yuvan Karamanoğlu, eşrâfdan Akim Palaoğlu, Eşrâfdan Kosti Solayidiki, eşrâfdan Yorgi Hıristo. 02/Ra/1334 (Hicrî)”
Sayın Canver bu belgeyi de yine yazılarımın kesilmesini engellenmesini sağladığın Ereğli Hakimiyet’te 2016’da yayınlamıştım. ( https://www.ereglihakimiyet.com/Haberler.asp?id=31353 )


- 9- Alemdar Gemisinde savaşanlardan biri olan dedesi Hasan Canver 1961 yılında 1. Bayram günü vefat etmiş. Yukarıdan anlatılanlar yani Abdülhamit’e KIZIL SULTAN deyişi, acaba dedesini üzmez miydi? Bunu da düşündüm. He bir de ne mi düşündüm; ABD Başkanlarından B. Clinton’un bile “Biz Üniversite okurken, Abdulhamit’in siyasetini okuyarak büyüdük”..
Allah Allah bu işte bi iş var! Bizimkilerin KIZIL SULTAN dedikleri adamların hayatını ABD’liler okuyarak devlet başkanı oluyor!! Daha ne diyeyim!!
- 10- ORHAN DURAN’IN DAMADINI, AMERİKA’DA BİR ERMENİ ÖLDÜRMÜŞ

Bunun yanında, Can Canver gibi “EREĞLİ ORHAN GAZİ DÖNEMİNDE FETHEDİLMEMİŞTİR, ORHAN GAZİ’YE DAMATLIK HEDİYESİ VERİLMİŞTİR” derken Eczacı Sadun Duran da “EREĞLİ BİZANS’TAN PARA İLE SATIN ALINMIŞTIR” diyerek TÜRK TARİH TEZİNİ REDDEDEREK; İngiliz, İspanyol, Rus, Amerika gibi DIŞ GÜÇLERİN TARİH-İ GÜCÜNE DEM VURURLARKEN, 1973 yılında Amerika’da ne mi olmuş? Bir ERMENİ tarafından iki konsolosumuz öldürülmüş ve bunlardan biri de Eczacı Sadun Duran’ın akrabası. Ve yukarıda belirttiğimiz üzere 1960’larda evlerinde ABD’li misafir karşılayan bu ailenin bir ferdi yine ABD’de suikast ile öldürülmüş. Yani “DIŞ GÜÇ, İŞTE BU KADAR TÜRK DOSTU OLUR! Anlayana!”
- 11-PEKİ GERÇEKTE I. ABDÜLHAMİT (EREĞLİ’MİZ İÇİN) KİMDİR?

Bakın aşağıdaki belge 1776 yılına ait. Bu belgeyi biz daha önce (Canver tarafından yazılarımızın engellendiği Ereğli Hakimiyet’te) yayınlamıştık ama görmemiş demek ki? Belgede ne mi anlatıyor? Padişah Kdz Ereğli’de SULTAN SÜLEYMAN CAMİSİ olarak bilinen caminin imamının kalpazanlık yaptığını tespit etmiş ve bir ferman yayınlamış. O İmamın Sultan Süleyman Camisinden kovulmasını istemiş. Şimdi yaşadıklarımıza bakın, “tüm yaşanılanlar sanki Bahr-i Siyah Ereğli’sinde ve Sultan Süleyman Camisi hakkında yaşan-ma-mış da 1942’de ÇELİKEL CAMİSİ İNŞA EDİLMİŞ GİBİ YAZIYOR BİRİLERİ!

Ereğli Naibi’ne demiş ki “İmam Mustafa, öteden beri Kalpazanlık suçu işliyor. SEN Kİ BEND/EREĞLİ NAİBİ’SİN, belgede adı belirtilen Mustafa’nın cezası kesilerek adını belirttiğim diğer şehre sürgün etmek üzere fermanımı uyguluyorsun.”

Bakın, belgede son olarak neler demiş Padişah “BUYURDUM Kİ, Hükm-i şerifimle vusûl buldukda, bu babda vech-i mecruh üzere, şeref-yafte-i südur olan FERMAN-I vâcibü’l ittiba’ ve lazımü’l-imtisalimin, mazmun-ı ita’at makrunuyla, AMEL VE HAREKET VE HİLAFINDAN BEGAVET İHTİRAZ VE İCTİNAB EYLEYESİZ!
Anladınız mı?
- 12- TEKRAR BAŞA DÖNELİM: NE YAZMIŞTI CANVER



“ 1. Abdülhamid’in başmabeyncisi Sarıcazade Ragıp Paşa, girişimciliği ile nam salmıştır. 1890’lı yıllarda, 1836’dan beri Zonguldak havalisinde kömür çıkarmakta olan taşeronlar arasına kendi firmasını kurarak katılmış…”
12- Biz de kendisine yardımcı olabilecek birkaç Osmanlı Arşiv belgesi ekleyelim ki SARICAZADELER hakkında bilgi-belge desteği sağlamış olalım: Aşağıdaki belgede şu bilgiler bulunmaktadır: “EREĞLİ ALACAAĞZI ARMUTÇUK MEVKİSİNDE KAİN 206 NUMARALI MADEN OCAĞI” “Tunuslu zade Hüseyin” “Kolsuz zade Ahmed”.. “SARICA ZADE ŞAKİR VE CEMAL BEYLER”.. Ve Gazi Mustafa Kemal imzalı bir belge..


- 13-SADUN DURAN DA CAN CANVER DE “ORHAN GAZİ EREĞLİ’YE GELMEDİ” DİYOR!

Evet en baştan söyleyeyim, Ereğli’de Başkan Posbıyık’ın da dediği gibi “yerel tarihçiler kavga ediyor” ve yerel yönetim de ne yapılmasına dair keşmekeş içinde kalıyor. Ama Sayın Başkan da Sevgili Hemşehrilerim de görüyor ki bu kavga EREĞLİ’NİN YEREL-İÇ KAYNAKLI KAVGASI DEĞİL. Hemen çeşitli savunmalara geçilmesin ki bu kavga ideolojiden çok daha ötede.. Kökü dışarılara bağlı olanların (yani İspanyol Rus İngiliz vb batı kaynaklı KAHNAKLARA-KİTAPLARA-İDEOLOJİLERE BAĞLI kişilerin; yok Cihannüma yanlış yazmış, yok Bartınlı Seyyid İbrahim Hamdi yanlış yazmış, yok Recep Çetin yanlış yazmış demeleri ile ORTADA DAĞ GİBİ DURAN KDZ EREĞLİ İSLAM TARİHİNİ YOK SAYMALARI VE YOK ETMEYE YÖNELİK ÇABALARINDAN BAŞKA BİR ŞEY YOK. Bunların meselesi tarih değil.. Mesele çok başka… ORHAN GAZİ VE BİR FETİH adlı kitabımızı çıkardığımızda yerel tarih alanında araştırmalar üreten Eczacı Sadun Duran da Tarihçi Gürdal Özçakır da “EREĞLİ’DE ORHAN GAZİ HAKİMİYETİ OLMAMIŞTIR, EREĞLİ BAYEZİD DÖNEMİNDE (ORHAN’DAN 100 YIL SONRA) BİZANS’TAN PARA İLE SATIN ALINMIŞTIR” ŞEKLİNDE İDDİALARINI SAVUNAGELMİŞLERDİR. VE ŞİMDİ BU İDDİALARI SAVUNAN DİĞER KİŞİ DE CAN CANVER.. Hepsi de bu şehirde yaşıyor. Sultan Orhan Gazi Camisi de – Sultan Süleyman Camisi de – Hacı Baba ve Seyyid Nasrullah Efendi isimleri de bu isimlere ait mahalle isimlerimiz de (Sultan Orhan ve Sultan Süleyman Mahalle adaları da) onları ilgilendirmiyor. Onları İspanyol CLAVİJO BİR AKŞAM EREĞLİYE GEZMEYE GELMİŞ DE O YAZMIŞ DA İŞTE bu onları ilgilendiriyor.-
- 14- NE DEDİĞİ BELLİ OLMAYAN (BİR ÖYLE BİR BÖYLE DİYEN) CANVER BAKIN NELER YAZMIŞ!
A- Uluslu Seyyid İbrahim Hamdi Efendi Sultan Orhan Gazi’nin Ereğli’ye gelip kenti fethettiğinden bahseder.. AMA….Ereğli ne Sultan Orhan ne de ardılları (oğulları Süleyman – Murad ) Osmanlı Paidşahları döneminde Ereğli savaşılarak FETHEDİLMEMİŞTİR..Bunu TARİHİ KAYITLARDAN NET OLARAK BİLİYORUZ (hangi kayıttan net bilgi aldı ise..)
B- Sultan Orhan Ereğli’ye nasıl geldi ve HAGİA SOPHİA Kilisesini nasıl da camiye çevirip de Sultan Orhan Camisi adını almıştır, buna dair tarih kitaplarında bir ibare göremiyoruz.
C- Amaa ŞUNU BİLİYORUZZZ: Orhan Bey, Bizans imparatorunun damadıdır.. Muhtemelen KAYINPEDERİ KANTAKUZES Herakleia Pontika denen EREĞLİ’Yİ DAMADI ORHAN’A HEDİYE ETMİŞTİR. Ve Orhan Gazi de bu şekilde Ereğli’ye gelmiştir. Ve Ayasofya Kilisesini de böylece camiye çevirmiştir.
GÖRÜYOR MUSUNUZ CİDDİYETSİZ TARİH BİLGİLERİNİ…

- 15-CANVER: ORHAN GAZİ CAMİSİNİN BİNA EDİLİŞİNDE “ORHAN GAZİ İLE İLİŞKİŞİ YOK”


Canver, Ereğli Hakimiyet’te yazdığımız araştırma yazısına kendince ayar çekiyor. Taş atıyor. Ama aslında ne yazdığımı da neyi belirttiğimi de biliyor. Ama bir ÜSTAD bilirkişi hüviyeti ile ayar çekerek diyor ki “Bu iki belgeye ve yazara göre, Kdz Ereğli’deki Orhan Gazi Cami, Osmanlı Sultanı Orhan Bey tarafından yaptırılmıştır. OYSA Kİ ADI GEÇEN CAMİNİN MEVCUT MİMARİ DOKUSUNUN BİZE SUNDUĞU YANSIMALARI, BU SAVIN DOĞRU OLMADIĞINI ORTAYA KOYMAKTADIR. BİR KERE BİR YAPIYI SIFIRDAN İNŞA ETMEK BAŞKA MEVCUT BİR YAPININ FARKLI BİR FONKSİYONEL OLGUYA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ BAMBAŞKA BİR ŞEYDİR. Kdz Ereğli’deki Orhan Gazi Camii mimari yapısıyla erken Osmanlı mimarisi özelliklerini taşımamaktadır. NARTEKSİYLE APSİSİYLE SÜTUNLU orta ve yan nefleriyle geç Helenistik-erken Bizans dönemi BAZİLİKA ÖRNEĞİDİR”.
Diyor. Yani biz neyin cami olduğunu neyin kilise olduğunu bilemeyecek, hangi mimarinin hangi mabede uygun olduğunu anlayamayacak kadar cahil olmalıyız ki verdiği ayar ile ders ile BU ESERİN BAZİLİKA olduğunu öğrenmiş olalım! Peki Efendim! Hee benim gibi bu doğruları bilmediğimizi düşündüğü diğer kişi de PROFESÖR DOKTOR KENAN ZİYA TAŞ. Peki Üstadım! Ama Bazilika’nın da Caminin de TEK İLAHI “ALLAH” huzurunda “EN DOĞRU BİLGİ”NİN GÖSTERİLDİĞİ O KIYAM/ET GÜNÜ bize yine doğruları göstermeni dilerim.!

Bu fotoğraflarda görünen kısım KİLİSEYE YAPILAN EKLEMELER KISIMI VE MİNARE KISMI. Yani Osmanlı arşivlerinde bulunan “ORHAN BEY’İN BİNA VE İNŞA ETTİĞİ CAMİ” ifadelerinin sebebi de bundan kaynaklanmış olmalıdır. Yani kiliseyi, camiye çeviren inşalar…
- 15-CANVER BAŞKA BİR YAZISINDA İSE ORHAN GAZİ DÖNEMİNDE BÖLGEYE GELEN TÜRK BÜYÜKLERİNİ YAZIYOR

SONUÇ OLARAK şöyle bir çıkarımımı paylaşabilirim: Kökü dışarıda olan, ruhu dışarıda olan DERNEKLER-KULÜPLER ve bunlara duygusal bağlılıklar taşıyan kişiler, maalesef kendi planları çerçevesinde kendilerince hizmet etmeye çalışıyorlar.
Ama Kdz Ereğlili hemşehrilerimiz de bilsin ki hiçbir sendika dernek vb yoldaşlığım yok. Yine özellikle dış mihrakların duygu değirmenlerine su taşıyan çabam da yok. Kdz Ereğli’de yaptığım tüm araştırmalarda ve yayınlarımda sadece kentimizin ruhunun TÜRK İSLAM RUHUNU VE DEĞERLERİNİ ESAS ALMAYA GAYRET ETTİM. Tüm kavgalarım da çalışmalarım da bu değerlere savaş açanlar ile oldu. Bunun böyle anlaşılmasını dilerim.
NOT: Biz bu yazıyı yazarken EREĞLİ TARİH DOĞA DERNEĞİ, bu yazımızda da bulunan konulara yönelik NET SERT ifadeler içeren Sadun Duran imzalı yazıyı yayınladı ki bir sonraki yazımızda ona değinelim..





