
Böyle Dolandırıcılık Görülmedi!
19 Kasim 2024 20:34:19
Recep ÇETİN
“BABA, DOLANDIRILDI-K”
Son günlerde ülkemizin gündem-lerini medyadan izliyorsunuz. Tecavüzler, insan öldürmeler, her türlü katliamlar, hırsızlık yolsuzluk, dolandırıcılık tüm hızıyla devam ediyor. Yaşanan bu olaylardan SON BİR TANESİNİ BEN VE BABAM YAŞADIK: Dolandırıldık.
Babam Ali Osman Çetin 1954-2024 yılları arasında yaşadı. Ve adeta “kendini hayatta tutmak için çok çırpındı ama Kaderin-Ecelin dışına çıkamadı ve 20 Mart sabahı 05.50’de büyük umutla teslim olduğu (son doktoru) Dr. Şenol Yavuz hastası olarak vefat etti.
Bu yazıda, babamın (vefat etmeden önce) satın aldığı ve bana miras kalan dairenin akıbetini, paylaşacağım ki ben vefat ettiğimde bu yazı bu hikaye İNSANLIĞA MİRAS KALSIN İSTEDİM. İnsan(lığ)ın geldiği-düştüğü bugünkü fotoğrafını çekmek istedim.


Baba hani büyük bir heyecanla, köydeki İbramcılar olarak belirtilen mevkideki tarlayı Müzeyyen’e satmıştın ya Ereğli’den ev alacağım diye.. Ve bir de ödemesini büyük zorluklarla yaptığın Ssang Yong markalı arabanı da bu evi alabileyim diye satmıştın ya.. İşte hayallerin de aldığın ve bana miras bıraktığın dairen de dolandırıcılığa maruz kaldı. Hani F.Ö diye birinden ve eşi S’nin imzaları ile Satış Vaadi Sözleşmesi ile aldığın dairede sen ölünce açıkça dolandırıldık.


Hani emekli oldun da köyde değil de Ereğli’de yaşarım umuduyla aldığın dairede ömr-ü ahirinde 12 yıl yaşadın ya.. O dairede dolandırıldık..
Hani (2012’de) 28.000 TL ile sattığın tarlanın parası yetmeyince arabanı da satm ıştın ya işte o satın aldığın evde dolandırıldık.
Hani evi F.Ö ve S’den 2012’de 50.000 TL’ye almıştın da ve kullanılmayan daire olduğunu ve çok kötü bir durumda olan daireyi satın aldıktan sonra bir de 60.000 TL tadilat için para harcamıştın ya ve de bu para için bankadan kredi çekmiştin ya.. İşte bu dairede dolandırıldık.
(NOT: 50.000 TL’nin günümüzdeki karşılığı: “2012’de altın 100 tl iken bugün 3.000 tl.” yani bu durumda daire satın alındığı zamanın para karşılığı günümüz ile o günün 50 bin lirası 500 gram altını alırdı, 2012’deki 500 gr altının günümüzdeki karşılığı 1.5 milyon tl’ye tekabül ediyor.


Hani, aldığın dairede “satanlar inançlı insanlar” diye düşünerek satın aldığın evde, satıcıların kendi aile içinde yaşanan sorunlar ve hukuki durumları da resmi belge ile sana inandıran ve üzerinde TEDBİR kararı olan o daire-n var ya orada dolandırıldık. Hani sana satıcılar “Süleymanlar Mahallesi Dr. Nefi Eraslan Sokak, No: 31’de bulunan apartmandaki daireyi” sattılar ya…
Hani sana dairenin tapu-hukuk sorunu olduğu ve davalarının devam ettiğini söylediler ya ve hatta ilgili dava sürecine dair mahkeme kayıtları da verdiler ya… İşte o satın aldğın dairede dolandırıldık.
Hani SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ başlığı ile belge düzenlemişsiniz ya ve belgede şu ifadelere yer vermişsiniz ya “taşınmaz mal üzerinde ihtiyati TEDBİR bulunduğundan, mahkeme bitiminde tapudan kati olarak satışı yapacağız”… İşte bu işlemlerinde dolandırıldık..

Hani aynı satış sözleşmesinde şu ifadeleri de belirtmişsiniz ya “ileride herhangi bir hak zayi olduğunda kendisinin bize verdiği bedel ile birlikte kendisine ödeyeceğimi taahhüt ederim.16.07.2012” .. İşte bu belgeler üzerinde de ifadeler üzerinde de dolandırıldık..
Hani bu dairenin satış işlemi HAN EMLAK nezaretinde ve A. Keleş şahitliğinde gerçekleşmiş ya işte bu satış işleminde dolandırıldık..

Baba, hani Satış Vaadi Sözleşmesi yaparak satın aldığın o evde 12 yıl yaşayıp da 20.03.2024’te vefat ettin ya.. O dairenin içinde bulunduğu apartman üzerinde tapu-müştereklği olan Fa.Ö. adlı kadın (üvey anne), Özsoy ile anlaşarak evdeki tüm eşyalarını kamyona yükle(t)miş göndermiş yani def etmiş. (Ve böylece baştan beri arzu ettiği şeyi gerçekleştirmiş “aile apartmanı olmayı ve apartmandan bir dairenin bile aile dışına satılmasını engellemeyi)…
Ben olayı tesadüfen (eve gidip öğrendiğim gün) o Fa.Ö adlı kadın deniz sefası yapmaya gitmiş olduğunu öğrendim. Yani keyfi mutluluğu yerine gelmiş olmalı.. Ama ortadaki zulme, ortak olarak. Satın alınan daireden seni-beni zalimlikle kovarak mutlu olacak mış Al(a)mancı Fa.Ö ... Olabilecek mi göreceğiz, hem senden de daha yaşlı kadın o baba..
Baba, ben işte o gün daireye geldiğimde T.Y diye birini gördüm kapıda. Evin ziline bastım, evde kimse yok mu dedim, T.Y bana “hayır evde kimse yok, ev bana verildi, ben de evde tadilat yapıyorum çalışıyorum, ben S.Ö’nün damadıyım” dediğinde daire kapısı önünde bir sürü boya badana tadilat malzemelerini de gördüm.
Baba, ben T.Y’a “bu daire benim, babamdan bana miras kaldı” dedim. O da beni “bir üst katta kaynanam var, bana o dedi daireye yerleş diye” diyerek beni kaynanasıyla konuşmaya bir üst kata çıkardı. Çıktık.
Kapıda kaynanası vardı yani sana daireyi resmi belge üzerinde satan kişi S.Ö. Ben kadına “babamın dairesini damadına mı verdin” dedim. Kadında görmediğim yüz ifadeleri vardı. O an o yüz ifadelerinin romanı bile yazılabilirdi. Kadın ne dediğini ne diyeceğini ne söylediğini bilemeyen ifadelerle (adeta hayal aleminde) benimle konuştu.
S.Ö: “BU SATIŞIN HER YERİ KOMİKTİ” DEDİ
Ben kadına “bu yaptığın çok komik, babama sattığın daireye babam öldü diye damadını mı soktun” dedim o da bana “bu satışın zaten her yeri en baştan beri komikti” diyen ifadeler sarf etti. Ama dedim ya o ne dediğini de ne diyeceğini de bilemeyen bir pisikolojide idi. Bak baba, S.Ö adlı “satıcı” kadın, Kdz Ereğli Emniyet Müdürlüğü Polislerine nasıl bir ifade vermiş:

Baba; sana daireyi “satan” ama belge üzerinde kendini “Şahit” yazan Fi.Ö, şimdi ortalıkta yok. İstanbul’da olduğunu söylemiş Polise ama İstanbul’da da yetkililer bulamamış, belki de devleti de yalan beyan ile dolandırmayı düşünmüştür ama torunun Osman telefonla konuşup ona gerekeni söylemiş, yani fazla kaçar-ı olamaz! Kaçsa da…
Kaçsa da bed-duamız onu yakalayacaktır. Sana ve bana yaşatılan bu haksızlığı Allah yanlarına kâr koymayacaktır, bunu biliyorum. ALLAH (NEML-52: “İşte HAKSIZLIKLARI YÜZÜNDEN; ÇÖKMÜŞ EVLERİ! Anlayan bir kavim için elbette bunda ibret vardır” buyurmaktadır. O halde “çöktükleri” hakkımız, onların altlarında kalacağı başka bir “çökük” meydana getirecektir. Bekleyip göreceğiz. Yine Allah İbrahim Suresinde şunu da buyuruyor: (“42” Sakın, ALLAH’I; ZALİMLERİN YAPTIKLARINDAN HABERSİZ SANMA! O sadece, onların işini bir güne erteliyor ki, o gün gözler dehşetten dışarı fırlamış; (43) Başları yukarıya kalkık, bakışları bir noktaya sabitlenmiş, zihinleri bomboş kalmış olarak toplanma yerine koşarlar.”). Ayrıca Yusuf Suresinde ALLAH diyor ki: “87” Ey oğullarım! Gidin de Yûsuf’u ve kardeşini iyice araştırın, ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESMEYİN. Çünkü inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!”. Evet, ben Allah’ın rahmetini bekliyorum. ÇÜNKÜ ALLAH HAKLARI ZAYİ ETMEZ. Evet sana ve bana savaş açtılar. Hakkımızı aldılar yediler ve zulmettiler. Allah’ın onlara bir cezası olacaktır. Bakara Suresindeki ayetlerde bulunan İFADELERİ DİKKATE ALARAK, ÖLDÜRMEDEN DEVLET HUKUKU ÖNÜNDE ONLARLA SAVAŞIMI SÜRDÜRECEĞİM. (Ve ölmeden önce, devleti yönetenlerin hukukunu da test ve tespit edeceğim.)
BAKARA-190: SİZE KARŞI SAVAŞANLARLA SİZ DE ALLAH YOLUNDA SAVAŞIN, fakat aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez.
BAKARA-191: Onları yakaladığınız yerde öldürün; SİZİ ÇIKARDIKLARI YERDEN SİZ DE ONLARI ÇIKARIN. Fitne öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Harâm civarında onlar sizinle savaşmadıkça siz de orada onlarla savaşmayın. Şayet sizinle savaşmaya kalkışırlarsa o zaman onları öldürün. İşte kâfirlerin cezası böyledir!
He... bu arada Fi.Ö demişti ki “benim eşim S.Ö, namazlarını kılan kadın”. Evet belki de Fi.Ö de kılıyordur. Allah kabul edecekse tabii. (: Ama Allah, insanları dolandıran-ların namazlarını nasıl kabul eder ki? “İnkâr edenleri ve hakkı gözetmeyenleri, Allah asla bağışlayacak değildir” ayetini ve “kul hakkı yiyenlerin akıbetini” de bilirler belki!
***
Baba, onların damadı T.Y bana dedi ki “ben babanı tanıyorum ben onu birkaç defa hastaneye götürmüştüm”. Yani seni ve o dairenin sana ait olduğunu da biliyormuş.! Ama senin bana bıraktığın mirasın-evin, anahtarı en son T.Y’daydı!
İşte, S.Ö ile aramızda geçen bu diyalog-lar sonrasında beynimden vurulmuşa döndüm. Anlam veremiyordum. Babama satılan daireyi, (belge üzerinde satan kişi) babam öldü diye bu kez kendi kızına-damadına ev olarak vermiş. Düştüğüm-üz bu duruma “ister gülün, ister düşünün” olur mu!
***
Hee Baba.. Bir de T.Y bana dedi ki “Fa.Ö ablayla ben seni görüştüreyim”. Olur dedim. Benim telefon numaramı almıştı güya akşam denizden döndüğünde beni Fa.Ö ile telefonla görüştürecekti. Aslında T.Y içinde bulunduğu durumdan huzursuzdu. Yani F.Ö’nin bizi dairemizden evimizden atmasını ve aynı daireye kendisinin geçecek olmasının huzursuzluğunu seziyordum T.Y’da.
Hem demişti ki “zaten hastane kapılarından çıkamıyorum”. Hasta çocuğu olmalı idi hastane yollarına gidip geldiği ve bir de şimdi başkasının kaynanasından satın aldığı dairede kendi çoluk çocuğunu yaşatacaktı. Yaşayabilirlerse.. Zalimlikle zulümle. Güya Fa.Ö ve S.Ö arzusuyla başkasına ait dairede ailesini huzurla sağlıkla yaşatmak mümkün olabilecekse..
Baba, ben bunları yaşadığım gün, o akşam T.Y’ın beni Fa.Ö’ye aratacak olmasını bekledim. Ama Fa.Ö “hayır olmaz” demiş. “Kaynanan kayınpederin kendi sorunlarını kendisi çözsün, beni karıştırmayın” demiş yani konuşmadan kaçmış. Ne kadar kaçabilecekse…
Hem zaten bu zulmünden sonraki huzuru ile Almanya’ya uçmuş kaçmış.. Mahkemeye adını verdim kaçabilecek mi zaman gösterecek, mutlu huzurlu uyuyabilecek mi zaman gösterecek.. Mekan gösterecek. Mekan dünya da olsa mezar da olsa ahıret de olsa, akıbeti-ni gösterecek!!
Baba o akşam T.Y’dan; Fa.Ö’den telefon gelecek diye beklerken: Gelmedi.. Ama ben bu zaman diliminde T.Y’a watsap’tan şu mesajları attım:
- T.Y’A WATSAP ÜZERİNDEN MESAJLAR
T... Ben Recep Hoca. Kayınvalidenin (ve kayınpederin F.Ö’in de şahitlik imzası ile) BABAMA SATTIĞI daire, (senin benim haberim olmadan yerleşmeye çalıştığın daire) babamın vefatı ile kardeşlerimle anlaşıp Miras Taksim Sözleşmesi ile bana kaldı. Yani kayın validen S. Ö babama sattı ve bana miras kaldı. Bugün babamın nikahsız karısına avukat tarafından iletilen (daireden çıkması gerektiği konusundaki) İHTARNAME neden tebliğ edilememiş diye eve geldim ve zile bastım ki sen önüme geldin. Evin yeni sahibi olduğunu söyledin. Ben de bu nasıl olur bu ev babamın ve bana miras kaldı dedim. SEN de beni kayınvaliden S.Ö ile konuşturdun ve sen de olaylar hakkında yeni bilgiler edindin. Ama gör ve anla ki kayınvaliden BABAMA SATTIĞI DAİREYİ BU KEZ SANA VERMİŞ.. Ve benim de haberim yokken.. Bunun neresinde DİN İMAN ALLAH var namaz kılan kayınvalidene sor ve muhasebesini yapsın. Babam öldü ve ben de satıcı kayınvaliden de sen de zamanı gelince öleceğiz. O GÜN TEKRAR HESAPLAŞACAĞIZ AMA BEN BUGÜN AVUKATA TALİMATI VERDİM. Pazartesi SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİnde imzası bulunan herkesi (S.Ö-F.Ö ve Emlakçı) içeren DAVAMIZI AÇACAĞIZ. Emniyete Polise bildireceğiz. Ve tüm basın medya kuruluşlarına da paylaşacağım. Bunları sana neden mi yazıyorum. Yüzünde bir parça iman gördüm. Sen de durumu değerlendir. Ağlayanın malı üzerinde HİÇ KİMSE gülemez gülemeyecek. Babam o daireyi köyde 1 tarla sattı ve 1 de altındaki son model SANG Yong markalı arabasını satarak aldı. Parayı kayınpederin ve kayın validen aldı. Sonradan öğrendim ki onların da benim gibi bir öğretmen çocukları varmış. Ona da bu mesajı at. Beni o anlar belki. Durumu son olarak size bu şekilde paylaşıyorum. Pazartesi ADLİYE HUKUK her merciye durumu aksettireceğim. Dolandrıldığımızı sen de anlayabileceksindir umarım. İyi akşamlar..
Ve ayrıca evdeki tüm eşya BABAMINDI...O kadın resmi nıkahsızdı. Ben o kadına KENDİ ÖZEL EŞYALARINI ALARAK köyundekı evine yerleşmesini söyledim. O evde o kadınıN hiçbir seyi yok..HERSEY BABAMINDI..Ben ona köydeki evinin masraflarında kendisine yardımcı olacağımı da söyledim. Ve evden ayrılmasını bekliyordum. Ama sizden bugün öğrendim ki evdeki BABAMA AİT TÜM EŞYANIN kendi köyündeki özel evine taşınması için Almancı F.Ö hanım ÖZEL BİR KAMYON bile tutuvermiş. Yani Hırsızın ortaklıgını yapmış.. Ki böylece BİZDEN KURTULMAYI PLANLAMIŞLAR ANLAŞMIŞLAR.. Babamın tüm özel miraslarını belki de çöp vb savurdular.
Avukattan kadına evi boşaltmasına yönelik İHTARNAME gönderilmişti ama tebliğ edilememiş. Kayınpederin F.Ö ile yaptığım görüşmede, evdeki o kadın, (evden cıkmasını istediğim için, o da gitmiş S.Ö hanıma) “ben evden cıkayım bana para verin anlaşalım” demiş. Ama Kayınvaliden bunu kabul etmemiş. Bunu bana F.Ö k.baban söyledi. Ve edeki kadın da (benden para koparmya benimle anlaşmaya çok çalıştı) ama ben uzak durdum. Kadın benden para koparmaya calştı VE SON OLARAK ANLADIIĞIM Kİ ALMANCI F.Ö VE S. Ö aralarında özel konusup anlaşıp ve PARA VEREREK DE ANLAŞMA SAĞLANMIŞ OLABİLECEĞİ ZATEN ORTADA.... (Ve zaten kadın son birkaç aydır benden para anlaşma istiyordu ben vermeyince S.Ö’e gidip, bana para verin ben evdekı hakkımdan cıkayım, dediğini F.Ö. telefonda bana söylemişti. Bu konuda da ADLİYE POLİS vb yollara, AYRICA şikayetim olacak. ...”
HANGİ DEVİRDE YAŞIYORUZ?
İnsana millete güven kalmamış, hangi devirde yaşıyoruz, anlamak çok zor. Başvurduğumuz resmi mercilerin de duyarsız tavrılarını görünce “sadece insana değil devletin organlarına da güvenemeyeceğimiz duygulara itiliyoruz. Bu durumda, İlahi adalete güvenmekten başka sığınabileceğimiz bir liman yok. Allah bu insanların belasını cezasını verecektir, akıbet(lerin)i izleyeceğiz.
ADALETE DE GÜVEN(E)MİYORUM?
İnsanların ellerinden bir daire parası alıp da o dairenin tapusunu vermediği gibi dolandırıcılık yaparak aynı daireyi geri alarak damadına verebilen bu dolandırıcılar, eğer rahatça sokakta dolaşabiliyorlarsa ve adalet gereken cezayı İVEDİyle vermiyorsa, ben bu adalete nasıl inanabilirim ve güvenebilirim.
13 Temmuz’da Kdz Ereğli Adliyesine başvuru yaptım, ama 10 gün tevzi bile yapılamadı ve ilk ifade 20 gün sonra alındı ama Şüphelilerden biri Almanya’ya gitti. Ama aynı günlerde yerel medyada bir haber okuduk. Habere göre Akçakoca’da bir kadın haşema ile havuza sokulmadı diye GÖZALTIlar gerçekleştirilmişti.!
Kardeşim İbrahim Çetin, 2017 yılında Zonguldak Araştırma Hastanesinde (tıp kurallarına aykırı şekilde tedavi edildiği) gerekçesiyle ÖLDÜ. Kardeşimin bu ölümünden hastane doktorları sorumlu tutuldu. Bu kararı Ankara Adli Tıp verdi. Ama aradan geçen 7 yıla rağmen aynı doktor-lar hastanedeki görevlerine görevine devam ediyor ve hala cezalandırılmadılar. GECİKEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR.
Bunun dışında daha başkaca mahkeme kararları ile 7-8 yılı aşkın devam eden süreçler ile maruz kaldığımız hukuksuzluklar da var. Babam ile kardeşi arasında 7 yıl önce açılan tapu davası, babamın ölmesine rağmen (halen) devam ediyor.
Ve bu yaşadıklarım, gördüklerim, elimizdeki mevcut mahkeme kararları, maalesef adalete olan güvenimi de yitirdi. Şimdi bu son yaşadığımız süreci de göreceğiz”.
AKÇAKOCA’DA HAŞEMA İLE HAVUZA SOKULMAYAN KADIN
2024 Temmuz ayında yerel medyada bir haber okuduk. Habere göre “Akaçakoca’da yaşan olayda, bir kadının haşema ile havuza girmesine izin verilmediği ve yapılan şikayet üzerine de ilgililerin gözaltına alındığı ve adliyeye sevk edildikleri” belirtilmekteydi.
Oysa; bizim Kdz Ereğli Adliyesine yaptığımız Dolandırıcılık ve Hırsızlık başvurumuza aynı gözaltıları bile göremedik ve bu konu hakkında Adalet Bakanlığından cevap bekleyen şikayetimizi CİMER’e ilettik. Aldığımız cevap ne biliyor musunuz?

CİMER’e yaptığımız şikayetimiz “şikayet ettiğimiz kurumdan, şahsımıza verilen cevap” ile (şimdilik) neticelenmiş oldu!!
NASIL BİR ZAMANDA YAŞIYORUZ ALLAH AŞKINA!
“Nasıl bir zamanda yaşıyoruz Allah aşkına. Gerçekten ‘bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete’. Elmanın elma olmadığını, domatesin domates olmadığını bırakın, çeşitli uygulamalarla İNSANın insanlığından bile uzaklaştırıldığı bir zamanda yaşıyoruz”
Dünya-insanlık gitgide bozuluyor. Her şey, çok hızlı bir şekilde üzerimize geliyor. Yarın-lar, bugünden daha kötü olacak, bu kesin”.
HER TUZAK BİRGÜN ÇÖKER. HİLELERİNİZ BİRGÜN SİZİ DE YUTACAK...
HAZIR OLUN..
ALLAH'TAN EN AGIR CEZALARINI ALMALILAR. ALACAKLAR DA.. ÖYLE Kİ BU ALLAHSIZLARA BU AHLAKSIZLARA EN AGIR CEZA VERİLMELİDİR. DEVLETİN SAVCISININ GÖREV-İNİ YAPACAK OLMASINI BEKLİYORUM HEM EVİ SATMIŞLAR HEM DE SATTIKLARI ADAM ÖLÜNCE AYNI EVİ KIZINA GERİ VERMİŞLER. ALLAH CEZALARINI VERSİN... ANNESİ SATMIŞ KIZI KAPMIŞ.. ANASINA BAK KIZINI AL GİBİ OLMUŞŞŞ... GÖRELİM MEVLAM NEYLER NEYLERSE GÜZEL EYLER...
Siz ne yüzsüz ne utanmaz insanlarsınız.. İnsanların emeğini, ekmeğini çalarken aynaya nasıl bakıyorsunuz? YOKSA VİCDANINIZLA BİRLİKTE İNSANLIĞINIZI DA MI SATILIĞA ÇIKARDINIZ? Böyle bir ahlaksızlık ancak karaktersizlerin harcıdır... Kendinizi akıllı mı sanıyorsunuz ? İnsanları dolandırıp üç kuruşluk para için onurunuzu KARAKTERİNİZİ yerle bir ediyorsunuz.(tabi sizde varsa)... O para o ev sizi adam yapmaz, sadece daha rezil bir hale getirir. Ama merak etmeyin bu dünya kimseye kalmaz. Adalet sizi bulduğunda o çaldığınız paraların bile arkasında ağlayacak hale geleceksiniz.. Hem devlete hem de dünyaya yük olmaktan başka bir işe yaramıyorsunuz ... DEVAMI
Olay şu burada tek bir dolandırdıcılık olayı yok dolandırma, hırsızlık, gasp, haksız kazanç
1.evin satışı bir şekilde noter ve şahitlerle beraber delilli ispatlı var (olay bir nevi gasp satın alınan ev gasp edilmiş)
2.hırsızlık, resmi nikahı olmayan bir kişi resmi olmayan şekilde evin gasp edilmesinde ortaklık sağladı neden çıkarı neydi ne karşılığı evi çocuklarından habersiz boşalttı (kendisine ait olmayan evi)
3.evdeki eşya belki bir mektup belki bir ceket bir gömlek ölen kişinin giysileri dahi ÇALINMIŞTIR diğer türlü eşyalara dahi girmeye gerek görmüyorum
Evi boşaltan resmi nikahsız eşi, hangi resmi belge, sözleş ... DEVAMI
ben rahmetli ali osman abiyi çok iyi tanıyorum rahmetli olmadan önce çok uzun yıllar o evde yaşamıştı çayını içmiştim böyle bir sahtekarlıgı ali osman abiye nasıl yaptılar anlayamıyorum mirasçı kardeşlerim sizin için üzüldüm işiniz rast gitsin vatanımızda memleketimizde böyle insanlar istemiyoruz
ben bu insanları tanıyorum çok şaşırdım çunku hatta sevgi denen kadının mahalledeki konusmalarında biz evi geri aldık diye konusuyomus ben duyduklarımı söyluyorum istersniz mahalledeki diğer komşularlada konusulmasını saglayın demekki kocasıda bunun için ereğliyi terk etti
Ev satılırken bende oradaydım .Ali Osman çetine ev satılırken,Ali Osman Çetin evi aldığında içine yaptığı tadilata çağırdığı ustaya kadar tanıyorum(örnek üzülmez dekorasyon köylüm) ,Hatta hatta şahitlik yaptım ,Demek burdaki satıcılar dolandırıcılık yaptı
- s.
- 1





