
POSBIYIK: “RECEP KAHYA MEZARI YAPTIRACAĞIZ, AMA ARAŞTIRMACILAR, FARKLI YERLERİ BELİRTİYOR!”
19 Haziran 2025 00:56:07
Recep ÇETİN

18 Haziran 2021 tarihinde açılışı yapılan ORHAN GAZİ BÜSTÜ önünde konuşan Halil Posbıyık “Biz serdümen Recep’in mezarını yaptıracağız, şevkle. Ama yapamıyoruz. Ama hepsi ayrı yer gösteriyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Koyamıyoruz. Bişeyleri söylemek ve yazmak çok güzel bişey. Saygı duyuyorum, hürmet ediyorum. Biraz İCRAATÇI olmak lazım” dedi.
***
Yazıya ‘başlıkla dolaylı ilgisi nedeniyle’ Alemdar Şehidi ile başlayayım. Önce Gazeteci Eyüp Bektaş’ın yadıklarını görelim:



R.ÇETİN: “ALEMDAR GEMİSİ ŞEHİDİ RECEP KAHYA’NIN MEZARI KAYIP”: 2014 yılında yayınlanan kitabımızda ilk defa Alemdar şehidi Recep Kahya’nın mezar yerini sorgulayan kişi olduk. Kitapta bu konuyu dile getirdik. Ve şehidin Rize’deki aile fertlerini bulup (2016) Ereğli’deki törenlere gelmelerini rica ettik. Ve daha sonra şehidin aile fertleri her yıl şehrimize gelmeye devam ettiler.
İşte biz, ilk defa Orhan Gazi ve Bir Fetih adlı kitabımızda bu konuyu dile getirince ardından Ereğli Önder Gazetesi bu konuda “Şehidi Mezarı Kayıp” başlıklı haber yayınladı., Böylece şehrimizde konu gündeme taşındı. Ama maalesef şehidimizin mezar yeri yok idi. 1921’de büyük bir cenaze merasimiyle defnedildiği belirtilen şehidin mezarı günümüzde belli bir mezarlıkta değil. Yeri bilinmiyor. Bakın 2014’te ne yazmışız:

Kitabımızın yayınlanmasından sonraki günlerde Ereğli Önder’den Eyüp Bektaş’ın haberleri sonrasında Ereğli Kaymakamı İbrahim Çay bizzat beni telefonla arayıp sordu “Hocam şehidin mezarı nerede?” Ben de kendisine “Sayın Kaymakamım zaten bu soruyu ilk defa soran kişi benim, yayınladığım kitaptaki ifadelerden sonra, medyada haberler yayınlandı” dedim. “Nasıl bulacağız” dedi. “Efendim araştırma yapılması gerekiyor, komisyon kurulması gerekiyor” dedim. “O halde komisyon kuracağız” dedi “sen de bu komisyonda olacaksın” dedi. Ben de “bu araştırmanın asıl liderliğini askeri makamların yapması gerektiğini” de belirttim.


Neyse, başladık araştırmaya. Askerlik şubesi kişi kayıtlarına ve adreslerine yöneldi, belgeler üretildi ama maalesef mezar yerini tespit edemedik. Çok iddia duyduk ama net olarak yer tespiti yapamadık. Benim duyduğum iddia, bugünkü cam kafe alanı idi. Ve elimizde bir fotoğraf var idi(üstteki) ve fotoğrafın altında “Recep Kahya’nın ölüm yıl dönümü töreninden” ifadesi var idi ve ben bu fotoğrafın mekanını aradım ve Cam kafenin arkasındaki eski şadırvanın olduğu yeri gösteriyordu. Aynı zamanda o mekan sonraki zamanlarda Atatürk büstünün dikildiği mekan olmuş. Zaten 1921 sonrasında Ereğli’de Atatürk büstü olup da orada resmi törenlerin icra edilmesi de mümkün olamazdı. Yani bu fotoğrafın mekanı MEZAR YERİNİ gösteriyor olmalıydı.
Ama bu düşüncemizin doğru olmadığını iddia eden de vardı. Alemdar Gemisindeki savaşı yaşayanlardan biri olan Hasan Canver’in torunu (bir dönem Ereğli Lions Kulüp Başkanı olan ve günümüzde Alemdar Gemisini Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı olan) doktor Can Canver’in görüşüne başvuran Eyüp Bektaş, yine Ereğli Önder’de şu habere imza attı.:
“MEZAR YERİNİ HASAN CANVER’İN TORUNU BULDU”


KIZ YETİŞTİRME YURDUNUN OLDUĞU YERİ BELİRTTİ: “Alemdar Gemisi 7 kişilik mürettebat ile Ereğli’ye kaçırıldığında, Ereğli Liman Reisi Nazmi Bey, mürettebat sayısı 28 olması gereken Alemdar’a 12’si Ereğlili 13 mürettebat daha görevlendirdi. Bu 12 Ereğlili mürettebattan bir tanesi de Orhanlar Mahallesi’nden Hasan Canver’di. Alemdar’ın Fransız işgalinden kurtarılması sırasında Çarkçıbaşı Beykozlu Adil Bey ile birlikte Fransız yüzbaşıyı hareketsiz hale getirip, harita odasına kilitleyen Hasan Canver’in torunu Dr. Can Canver’e de sorduk: Şehit Serdümen Recep Kahya’nın mezarının nerede olduğunu…”
“Kdz. Ereğli Tarih Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği’nin eski başkanlarından ve ‘Kurtuluş Savaşında Batı Karadeniz’ kitabının da yazarı olan Dr. Can Canver, sorumuz üzerine uzun yıllar araştırma yaptığı konunun yeniden gündeme getirilmesi üzerine son dönemde aldığı fotoğraf okuma sanatı eğitiminin gözüyle Engin Öztabak’ın “Eski Ereğli” fotoğraflarını incelemeye başlayacağını açıklamıştı.”
Canver: “GARİPLER MEZARLIĞI OLAMAZ DEDİK: Ereğli parkı o dönemler olayın geçtiği dönemlerde Garipler Mezarlığı olarak geçiyordu. Garipler mezarlığına Ereğli önlerine gelmiş gemicilerin vefat eden yani nüfus kayıtları bilinmeyen kimliği tescillenmemiş gemicilerin gömüldüğü bir alan olarak biliyoruz, büyüklerimizden bize aktarılan.”
“Bir şehidi Kurtuluş Savaşının tek deniz şehidini kendi kendini kurtaran bir şehir, Ereğli’nin inşaları böyle bir şehidi garipler mezarlığına gömmesi mümkün değildir. Bizim oraya o taşı yaptırmamızın tek nedeni Recep Kahya’nın insanlar tarafından çok sık gezilen bir yer olduğu için görülmesi, duyulması ve o bilinci oluşturulması idi.”
“Mezar yerinin orası olduğuna inanmıyorduk. Garipler mezarlığı dediğimiz yer benim çocukluğumda da hatırlıyorum onun ortasında bir taş vardı. Tek bir dikili taş. Bazı kişiler bunun şehidin taşı olarak söylene geldi, orada bir kamelya vardı, o kamelyanın evliya mezarı olarak söylendi ama bizim incelediğimiz fotoğraflarda böyle bir şey olmadığı, o kamelya da oturuluyordu çünkü.” “O dönemden yaşayan insanlarımız kalmadı, maalesef onların anıları da bugüne kadar alınmadığı için o imkanları kaybettik.” “Sessiz tanık dediğimiz fotoğraflar var. Elimizde o kadar çok Ereğli fotoğrafları var ki bize o fotoğraflar Recep Kahya’nın yerini bize gösteriyor. Biz inceledik baktık ve yeri belli oluyor.”
“Garipler Mezarlığında olamaz, kimsesi olmayan, ismi belli olmayan gemicilerin gömüldüğü yer.”
“İkincisi orada Recep Kahya’nın anıtı denilen anıt daha sonraki fotoğraflara baktığımızda Cumhuriyet döneminde üzerine Atatürk büstü yerleştirilmiş. Bir şehidin başka bir kişiye ait olan birşeyin üzerine Atatürk büstü yerleştirilmez, o kanıtı çürütüyor.” “Artı bir başka fotoğrafa baktığımızda Millet bahçesi var, pazaryerinin taksi durağının olduğu yer. Orada da aynı taştan bir tane var.” “Demek ki Recep Kahya iki yere gömülemeyeceğine göre mezar yeri olarak kabul edilemez.”
“FOTOĞRAFLAR GERÇEĞİ SÖYLÜYOR: Dedemin babama ve babamın da bana ilettiği şeyi neresi olur diye düşündüm. 1960’lı yıllara kadar Erdemir, Ereğli’ye gelip sahil yolu yapıldıktan sonra şehirleşme başlıyor. Etaş yokuşu, Meydanbaşı yokuşu açılırken o bölgede İş Bankasının önünden Şehir Mezarlığına kadar olan alan mezarlık alanıydı. Bu mezarlık alanları da gösteren fotoğraflar da var. Kandilli lojmanları yapılırken o yol açılırken bu mezarlığın bir çoğunluğu kaldırılmış, sahibini bilen kişiler mezarlardaki kemikleri almışlar, bilinmeyenler toplanmış, şehir mezarlığında ortak bir mezar olarak gömüldüğü belirtiliyor.” “Dedemin babama söylediği söylenti ile o günkü şehir mezarlığına bakıldığında tam bugünkü yıkılan postane ile Kız Yetiştirme Yurdu’nun alt bahçesinde olan yerde kenarları düzgün alçak bir duvar örülmüş bir şehitlik yeri var, namazgah var. Kız Yetiştirme Yurdu’nun bahçesi ile postane yapımı sırasında ortadan kalkmış ve Etaş yokuşu yapılırken oradaki mezarlar ortadan kaldırılmış, toplatılmış.”
“YIKILAN POSTANE İLE KIZ YETİŞTİRME YURDU ARASINDA ŞEHİTLİK VAR: Peki Recep Kahya’nın mezarı olduğuna kanıt ne olabilir bakın başka bir fotoğrafta bayraklı bir tabut var, musalla taşı, namazgah ve bahriye erleri var. Yani Recep Kahya’nın mezarı bugünkü Kız Yetiştirme Yurdu’nun alt bahçesi ile yıkılan postanenin bulunduğu alan.”
“Büyük babamın söylemi de aynı yere uygun düştüğü için bence burası.” “Bahriyeli olması bir kere burada resmi bir şehidin veya asker kökenli bir kişinin gömüldüğünün göstergesidir.” “Recep Kahya’nın yeri belirlendi ancak 1960’lı yıllarda Etaş yokuşu yapılırken buradaki mezarlıklar toplatılınca Recep Kahya’nın mezarı nereye gitti?”
BEN DE AŞAĞIDAKİ FOTOĞRAFTA BELİRTİLEN YERİ
YANİ “CAM KAFE-PARK ALANINI” İŞARET ETTİM

İşte bu tartışmaları Orhan Gazi Büstünün açılış konuşmasında konu eden Belediye Başkanı Halil Posbıyık, (18 Haziran 2021 tarihinde açılışı yapılan Orhan Gazi Büstü önünde düzenlenen açılış töreninde):
“Biz serdümen Recep’in mezarını yaptıracağız, şevkle. Ama yapamıyoruz. Ama hepsi ayrı yer gösteriyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Koyamıyoruz. Bişeyleri söylemek ve yazmak çok güzel bişey. Saygı duyuyorum, hürmet ediyorum. Biraz İCRAATÇI olmak lazım” dedi.
Ama bu konudaki şahsıma ait İCRAATLARI benimseyerek, bu defa CAM KAFE yanında RECEP KAHYA ANITI DİKTİ.(2024)
KDZ EREĞLİ KAYMAKAMLIĞINA YAPTIĞIMIZ BAŞVURU İLE
YANLIŞ TARİH DÜZELTİLDİ





Bu durumda, Başkan Posbıyık’ın bizzat benim önümde sarf ettiği tepki cümlelerinden de anlaşılacağı üzere, Başkan Posbıyık da şahsımın tezinin doğru olacağı düşüncesiyle, CAM KAFE YANINA ANIT diktirmiştir. Bu yöndeki düşüncesi ve diktirmiş olduğu anıt nedeniyle kendisine geç de olsa teşekkürlerimi iletirim.
Son olarak soruyorum: Sayın Belediye Başkanım! Şehidin mezarını 1921-2021 arasındaki 100 yıl boyunca sorgulamayan bir şehirde, ilk defa sorgulayan kişi olduk diye bir hatamız mı oldu? Bu Alemdar Gemisi savaşının gününü ( ve 27 Ocak iken 9 Şubat’a çeviren kişileri) ilk defa biz sorguladık diye hata mı ettik? Ereğli Tarih Doğa Derneği ve Alemdar Gemisini Yaptırma Yaşatma Derneği gibi STK’lar neden bunları sorgulamadı ve araştırmadı? Şehit Recep Kahya Rizeli değil Tirebolulu diye iddialar ortaya atıldığında, biz Rize’deki aile fertlerini araştırıp soruşturup şehrimizdeki törenlere getirdiğimizde bile eleştiriler aldık, yanlış mı yaptık?
Sayın Başkanım: “Biz serdümen Recep’in mezarını yaptıracağız, şevkle. Ama yapamıyoruz. Ama hepsi ayrı yer gösteriyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Koyamıyoruz. Bişeyleri söylemek ve yazmak çok güzel bişey. Saygı duyuyorum, hürmet ediyorum. Biraz İCRAATÇI olmak lazım” dediniz ya…
1-Şehidin ailesini 2016 yılında ilk defa Ereğli’ye getirmiş olmakla,
2-Alemdar’da yaşanan şehadetin gününü, 9 Şubat olarak (YANLIŞ BİR GÜNDE icra edilen ayıbımızın) (gerçek tarih olan 27 Ocak ile) değişmesini sağlayan çabalarımızla,
3-Yayınladığımız kitabımızda, ŞEHİDİN MEZAR YERİ NEREDE diye sorgulamakla (başka bir ayıbımızı ortaya koymakla) ve yerel medyada sorgulanmasını sağlamakla ve Kaymakamlığı harekete geçirmiş olmakla, mezar yerinin tespit edilmesine yönelik çabalarımızla,
Biz; sizce İCRAAT yapanlardan biri olmadık mı?





