
“KAYA BAŞI MEKTEBİ-1706”- “MUALLİMİ ŞEYH AHMED” VE SULTAN SÜLEYMAN CAMİSİ
23 Mart 2026 22:00:29
Recep ÇETİN
“KAYA BAŞI MEKTEBİ-1706”- “MUALLİMİ ŞEYH AHMED”
VE SULTAN SÜLEYMAN CAMİSİ
El-emru kemâ ehakkıhî rettebehû el-fakîr ileyhi izzü şânühû
Süleyman el-müvellâ hilâfeti bi kasaba-i Bendereğli
Gufira lehû
(mühür)
Sebeb-i tahrîr-i kitâb-ı şer‘î budur ki


Derûn-ı sûret-i berât-ı şerîf-i âlîşânda mastûrü'l-ism olan Bendereğli Kazâsı Tîr Gümrüğü'nden almak zere Bendereğli Kasabası cevfinde vâki‘ KAYA BAŞI Mektebi'nde yevmî on akçe vazîfe ile mu‘allim-i sıbyan olan Şeyh Ahmed meclis-i şer‘-i şerîf ve lâzımü't-tevkīrde Bendereğli Gümrüğü Emîni olan Mehmed mahzarında bi't-tav‘i's-sâf ikrâr u i‘tirâf edip öyle takrîr-i kelam eyledi ki bin yüz yirmi iki (H.1122) Ramazân-ı şerifinin ikinci gününden bir sene tamâmına dek mutasarrıf olduğum yevmî on akçe vazîfemi emîn-i mezbûr yedinden bi't-tamâm ahz u kabz edip zimmetinde bir nesne vazîfemden alacağım kalmadı dedikde mâ hüve'l-vâki‘ bi't-taleb ketb olundu.
Tahrîren fî evâil-i şehr ( ) sene selâse ve ışrîn ve miete ve elf.
Şuhûdü'l-hâl: Ali b. Ahmed Yazıcı, Ebubekir b. Mustafa, Mehmed Efendi el-Hatîb, Mehmed ibni Ahmed el-müezzin ve gayruhum.

El-emru kemâ resime? Fîhi harrerehu'l-fakîr ileyhi izzü şânühû
Süleyman el-müvellâ hilâfetihî Bendereğli
gufira lehû
Sebeb-i tahrîr-i kitâb-ı şer‘î budur ki
İşbu derûn-ı sûret-i berât-ı âlîşânda mastûrü'l-ism olan Bendereğli Gümrüğü malından almak üzere Bendereğli'de vâki‘ merhûm Sultan Süleyman tâbe serâhu Câmi‘-i Şerîfinde meremmâtçılık hizmeti yevmî üç akçe vazîfeye mutasarrıf olan Ebubekir meclis-i şer‘-i şerîfe gelip Bendereğli Gümrük Emîni olan Mehmed mahzarında bi't-tav‘i's-sâf ikrâr ve i‘tirâf edip bin yüz yirmi iki senesi mâh-ı Ramazân-ı şerîfinin ikinci gününden birsene tamâmına dek müstecma‘ olan yevmî üç akçe vazîfemi emîn-i mezbûr yedinden bi't-tamâm alıp kabz eyledim bir senelik vazîfemden üzerinden hakkım kalmadı dedikde mâ hüve'l-vâki‘ bi't-taleb ketb olundu.
Tahrîren fî evâil-i şehr-i ( ) sene selâse ve ışrîn ve miete ve elf.
Şuhûdü'-hâl: Ali b. Ahmed Yazıcı, Şeyh Ahmed Efendi, Mehmed İbrahim ve gayruhum

Nişân-ı şerîf-i âlîşân-ı sâmî mekân-ı sultânî tuğrâ-yı garrâ-yı cihân-sitân-ı hâkânî hükmü oldur ki
Hâliyâ taht-ı âlî-baht-ı Osmânî üzere cülûs-ı hümâyûn-ı samâdet-makrûnum vâki‘ olup umûmen tecdîd-i berevât olunmak fermânım olmağın bundan akdem Bendereğli Gümrüğü mukâta‘ası malından almak üzere yevmî üç akçe vazîfe ile merhûm ve mağfûr Sultan Süleyman Hân tâbe serâhu evkâfı câmi‘-i şerifinde meremmâtî olan işbu râfi‘-i tevkî‘-i refî‘u'ş-şân-ı hâkânî Ebubekir b. Mustafa yedinde olan atîk berâtın Dersaadet'ime gönderip tecdîdin ricâ etmeğin hakkında mezîd-i inâyet-i âlîşânım zuhûra getirip atîk berâtı mûcebince bin yüz on beş senesi Rebîulâhir’inin onuncu gününden müceddeden bu berât-ı hümâyûnu verdim ve buyurdum ki
mezbûr Ebubekir b. Mustafa varıp câmi‘-i mezbûrda üslûb-ı sâbık meremmâtçı olup hizmet-i lâzımesin edâ eyledikden sonra vech-i meşrûh üzere ta‘yîn olunan yevmî üç akçe vazîfesin Bendereğli Gümrüğü mukâta‘ası malından emîn olanlardan yedinden alıp mutasarrıf ola.
Resm-i berâtı emîni yedinden teslîm-i hazîne ola. Şöyle bileler alâmet-i şerîfe i‘timad kılalar.
Tahrîren fi'l-yevmi's-sâbi‘ ışrîn min Cemâziyelûlâ sene hamse aşer ve miete ve elf.
Be-makâm-ı Kostantiniyye
Ber-mûceb-i defter-i hazîne
An mâl-ı mukâta‘a-i Gümrük-i Bendereğli
Ebûbekir b. Mustafa imâm-ı câmi‘-i şerîf-i merhûm ve mağfûrünleh Sultan Süleyman Hân, yevm 3.
Mezkûr bin yüz yirmi iki senesine mahsûb olundu. Fermân devletlü sultanımındır.
Tıbkı aslihi'l-âlî nemekahu'l-fakîr ileyhi sübhânehû ve temâlâ Süleyman el-müvellâ hilâfeti Bendereğli gafera lehu
Tarih:29/Z/1123(Hic) M-1706 Dosya No:114 Gömlek No:10807 Fon Kodu:İE.ML..
Benderekli gümrüğü mukataasından vazifeye mutasarrıf olduğuna dair BERATI suretine binaen matlubunu KAYAbaşı Mektebi Muallimi Şeyh Ahmed’in kabzını mübeyyin Naib Süleyman tarafından yazılan HÜCCET. a.g.tt
MELAHAT VE RASİM TÜRK: “KAYABAŞI OKULU 1888’DE AÇILDI” DİYOR!

R.Ç. NOTU: Yukarıdaki Osmanlı arşiv belgesi üzerinde de tespit ettiğimiz üzere Kdz Ereğli’de 1706 yılında KAYA BAŞI MEKTEBİ bulunmaktadır ki bu tarihten daha da eski bir tarihe intikal edeceği aşikardır. Türk İslam değerleri ile ruhlandırılmış bu mahal(le)de DENİZKIZI gibi mitolojik öğelere değer verilmesini bu yazımız vesileyle bir kez daha kınıyorum. “KAYA-BAŞI” mevkii çok özel bir tarihi bilinmezleri ve ruhaniyeti ihtiva eder. Bu mevkide bulunan tarihi kiliseye (Türk İslam fethimiz sonrasında) ecdadımızın “SULTAN SÜLEYMAN” olarak TARİHİ İSMİ mevkideki camiye koymuş olmasının sebebi hikmeti aranmalı-araştırmalı iken, gidip de caminin adının Çelikel olarak değiştirilmesi, bir hatamızdır ayıbımızdır. Ayrıca RUS-İSPANYOL ağızlarıyla BOŞ İDDİALAR ÜRETEN yerel tarih araştırmacılarının görmezden geldiği bu tarihi gerçeklikleri (Orhan Gazi ve Süleyman adını) YOK SAYMASI ve şehrin Bizans’tan satın alındığı tezi için ömürlerini heba etmelerini de şehirde manevi emekleri bulunan bu FATİHLERİN, manevi lanetlerine ma’ruz kalacaklarını bir kez daha belirtiyorum.
2026 (BELGENİN ÜZERİNDEN GEÇEN 320 YIL SONRA)
KAYA BAŞI ALEMDAR OKULU MÜDÜRÜ CELALETTİN DAKAL VE EREĞLİ M.E. MÜDÜRÜ HARUN AKGÜL


BUNLAR DA ALEMDAR İLKOKULUNDAN…
Alemdar ile Kayabaşı birleştirildi. Alemdar’ın yerine “Denizcilik Meslek Lisesi” binası yapıldı.













