
“TARİH DOĞA DERNEĞİ, EREĞLİ’NİN TÜRK İSLAM TARİHİNİ GÖZARDI ETMEMELİ”
11 Haziran 2025 22:26:50
Recep ÇETİN
“Kdz Ereğli Tarih Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği”nin “Bülten” adlı yayınında ve 05.06.202 tarihinde Ereğli Önder Gazetesi internet sitesinde de yayınlanan “EREĞLİ RUM NÜFUSU VE MÜBADELE” makaleye cevabımızdır:

EREĞLİ RUM “TARİH-İ” SAVUNUCULARI MISINIZ?
1- Ereğli Önder’de İlgili yazının başında kullanılmış olan “Kdz. Ereğli Tarih Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği’nin 63. Sayılı bülteninde Sadun Duran’ın bu müthiş araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz” şeklindeki cümlede bulunan MÜTHİŞ ARAŞTIRMA ne kadar müthiş-miş tekraren değerlendirmenizi isterim.
2- İlgili yazı içinde bulunan “İspanyol seyyah de Clavijo 1404 yılında Timur’a elçilik yolculuğu sırasında uğradığı Pontoraquia’yı şöyle anlatır: Nüfusu az ve halkı AZ SAYIDA TÜRK hariç TAMAMEN RUM olan şehir bir süre önce Konstantinopolis İmparatoruna aitti. Bize anlatıldığına göre, yaklaşık aşağı yukarı otuz yıl kadar önce Konstantinopolis İmparatoru burayı Süleyman Çelebi’nin babası olan Türk Sultanına binlerce duka karşılığında SATMIŞ” şeklindeki ifade sadece bir İspanyol gezginin bir-iki günlük şehrimizdeki gezisini kaleme alan ifadelerdendir. O kadar.
Hiçbir tarihi bilgiye belgeye dayanmayan ve hiçbir belgesi bulunamayan boş bir ifadedir. Çünkü ilgili ifadeleri yazan kişi bile “Kostantinopolis imparatoru, Ereğli’yi Yıldırım Bayezid’in oğlu Süleyman Çelebi’ye SATMIŞ!” şeklinde ifade kullanılmıştır. Yani rivayetlerle Ereğli tarihi yazılmaz diyen adamların, kentimize sunduğu tarih bu! Sanki “Bizans İmparatorundan Türkler daire satın almış gibi”.. Ve aynı cümle/ler içinde “bize anlatıldığına göre” “burayı Süleyman Çelebi’nin babası olan Türk Sultanına binlerce duka karşılığında satmış” denilmektedir. Bu mu tarih, bu mu MÜTHİŞ araştırma!
Ayrıca aynı ifadelerin zaman diliminde yani 1404’te Ereğli’ye gelen Clavijo’nun “Bize anlatıldığına göre, yaklaşık aşağı yukarı otuz yıl kadar önce” ifadesine göre “(Bayezid oğlu) Süleyman Çelebi 1374’te Ereğli’yi satın almış görünüyor”. Peki Süleyman Çelebi gerçekte kaç yılında doğmuş: 1377. Evet 1377 yılında doğan kişi 1374 yılında Ereğli’yi (daha anasının karnında bile değilken) nasıl da satın al(mış)!!.
(Şu bilinmeli ki aslında Orhan Gazi oğlu SÜLEYMAN ile Bayezid oğlu SÜLEYMAN karıştırılıyor. Orhan Gazi oğlu Süleyman, şehrimizin o yıllarda bağlı olduğu BOLU’YU FETHEDEN SÜLEYMAN’dır. Gelibolu’da 1357 ya da 1360’ta vefat eden Süleyman’dır”. “Pop sakal”lıların yine de anlamayacaklarını biliyorum amaa! Bizanslı tarihçiler bile “Türkler Ereğli’yi 1360’ta fethetmiştir” demesine rağmen bizim ak sakallılar değil “pop sakal”lılar, ısrarla SEYYAHLARLA KDZ EREĞLİ TARİHİNİ YAZMAYA ÇALIŞMAKTALAR.
Evet MÜTHİŞ bir yazı MÜTHİŞ bir bilgi PAYLAŞMIŞSINIZ. Makalede ve haberde! MÜTHİŞ/SİNİZ!
Ayrıca Süleyman Çelebi’nin babası Yıldırım BAYEZİD de 1389-1402 yılları arasında hükümdarlık yapmışken, nasıl olur da 1404’te Ereğli’ye gelen Clavijo’nun aldığı bilgiye göre 30 yıl önce yani 1374’te Ereğli’yi SATIN ALMIŞ olabilir!! Müthişş değil mi!?
Ya-huu, Ereğli’de hiç, Yıldırım Bayezid adına cami han hamam vb tarihi eser var mı? Ya da oğlu Süleyman Çelebi adına Ereğli’de nerede/ne var!? Tek hedef(iniz) var: ORHAN GAZİ VE BİR FETİH ile açıklamaya gayret ettiğim(iz) üzere EREĞLİ’NİN TÜRK İSLAM FÜTÜHATINI RED ETMEK! Ret etseniz de SULTAN ORHAN CAMİİ ve SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ tepenizde dikiliyor ve Sultan ORHAN Mahallesi adı ile Sultan SÜLEYMAN Mahallesi adı tepenizde dikiliyor. Adlarını “ORHAN/LAR” ve “SÜLEYMAN/LAR” olarak değiştirmiş olsanız da! Türk İslam fütühatı ile “Orhan Bey Camii” olarak adı değişen camiye ORTA CAMİ deseniz de!
Hee, Clavijo demiş ki “(Ereğli’nin) Nüfusu az ve halkı az sayıda TÜRK hariç, tamamen RUM olan şehir”.
Sizce bu ifade başlıkta kullandığımız “RUM HAKLARI SAVUNUCULARI” tepkimizi anlaşılır kılmaz mı?
Bu dernek; EREĞLİ Türk İslam TARİH DOĞA haklarını YAŞATMANIN mı savunuculuğunu yapıyor, yoksa MÜBADELE İLE EREĞLİ’DEN GİDEN RUMLARın mı?


Ereğli’de (kolonizatör derviş) Hacı Baba ile başlayan Orhan Gazi dönemini (camilerini, tarihi kişilerini, vakıflarını, dönemi ortaya koymaya çalışan arşiv belgelerini bulmaya ve anlamaya çalışın. Ereğli’nin Türk İslam fethine kafa tutan bu anlayışınıza lanet olsun. Biz şehrimizde ORHAN GAZİ BÜSTÜ diktirmeye ve bu yetmez (Herkül ve köpeği kadar kıymeti yok mu diye) AT ÜZERİNDE BİR ORHAN GAZİ HEYKELİ dikilsin diye taleplerde bulunmaya devam edelim, siz de “hayır bu şehri şu kişiler SATIN ALMIŞ” şeklinde rivayetler ile yalanlar ile karşımızda durmaya çalışın.
Sonra da ORHAN GAZİ BÜSTÜNÜN DİKİLDİĞİ GÜN
EREĞLİ BELEDİYE BAŞKANI DESİN Kİ:
“Biz serdümen Recep Kahya’nın mezarını yaptıracağız, şevkle. Ama yapamıyoruz. Ama (yerel tarihçiler) HEPSİ ayrı yer gösteriyor. NE YAPACAĞIMIZI ŞAŞIRDIK. Koyamıyoruz. Bişeyleri söylemek ve yazmak çok güzel bişey. Saygı duyuyorum, hürmet ediyorum. Biraz İCRAATÇI OLMAK LAZIM”
Ereğli’de; ERDEMİR Doğayı zehirliyor, siz/ler Tarihi zehirliyorsunuz. “OYAK Erdemir’e bir dur denilmesinin zamanı çoktaaan geldi de geçti bile” şeklindeki ifadenizi, aynada kendinize de okuyun! Gidin, tarihi belgeleri bulup okuyun araştırın icraatçı olun, “o bu şu; şunu demiş” diyerek kentimizin tarihini y(.)ok etmeyin. Şehre gezmeye gelen; “İngiliz Fransız İspanyol Rus şehrimize gelmiş de bişeyler yazmış da” şeklinde TÜRK’E tarih mi yazacağız. Size hiç soruldu mu: “siz nereden geldiniz” diye!





