Tokat'ta 5.6 büyüklüğünde deprem!
  Bu akşam 52 bin kişi oradayız
  'Ukrayna'nın NATO üyeliğini destekliyoruz'
  2 yıla kadar hapis istemi
  İşte YÖK'ün kararı
  Yüz yüze eğitim açıklaması
  Berberoğlu yeniden milletvekili
  Karamollaoğlu'ndan Anayasa yorumu
  Anayasa uyarısı
  2021’nin ilk hediyesi
17 Nisan 2026 Cuma
GAZETE STAR
  •  
    •  » YEREL
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » HABER ARA
    •  » ARŞİV
    •  » TÜM HABERLER
    •  » VİDEOLU HABERLER
    •  » TÜM MAKALELER
    •  » FOTO GALERİ
    •  » GÜNÜN HABERLERİ
  • COVID-19
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KÜLTÜR SANAT
  • YAŞAM
  • SPOR
  • WEBTV
“DENİZ KIZI BİZİM KIZIMIZ DEĞİL” AMA “SULTAN SÜLEYMAN CAMİSİ BİZİM”

“DENİZ KIZI BİZİM KIZIMIZ DEĞİL” AMA “SULTAN SÜLEYMAN CAMİSİ BİZİM”
18 Aralik 2025 21:24:32

Yazar : RECEP ÇETİN
Recep ÇETİN
  • Whatsapp ta Paylaş

       Kasım 2023’te yazdığımız DENİZKIZI BİZİM KIZIMIZ DEĞİL başlıklı yazımızdan sonra yazdığımız gazetedeki yazılarımıza son ver(diril)miş olduğunu, bir önceki yazımızda bu köşede belirtmiştim. Şehrimizin 2000 yıl önceki mitolojik tanrılarına kült(ür)lerine sahip çıkan bir sağlıkçı (doktor)-yerel tarih araştırmacısının yazılarımızın yayınlanmasını engellediğini (bizzat kendisinin belirtmesi) sonrasında biz de ilgili araştırmacımızın ilgi duyduğu ve yayınladığı tüm yazılarını inceleyerek Yunan Mitolojisi uzmanı olduğunu da görmüş olduk.

            Ama maalesef, yaşadığı mahallesindeki caminin de tarihini ilk defa yine bizim araştırmalarımızda görmesine rağmen, ısrarla Caminin Türk İslam tarihini yok sayan ifadeler bilgiler yazmaktadır.

            Bu yazımızda tekraren SULTAN SÜLEYMAN CAMİSİni ve tarihini açıklamaya çalışacağız. Ama DENİZ KIZI BİZİM KIZIMIZ DEĞİL başlıklı yazımızda bulunan şu ifadelerimizi tekrar görelim-okuyalım:

 

       Evet, “Sultan Süleyman’ın adı verilen, kiliseden camiye dönüştürülen, Sultan Süleyman Camiine sırtı dönük olarak dikilen, Deniz Kızı Bizim Kızımız Değil” dedik ve “böyle biline” dedik ama Tanrıları kızdırmışız ki Tanrılar yazılarımızın yayınını durdurmuş!

 

       Şimdi başlayalım:

  • ÇELİKEL (NAM-I DİĞER SULTAN SÜLEYMAN) CAMİİ

Yaptığımız araştırmalarla, Ereğli’nin Türk İslam dönemine ait bilgi ve belgeleri derlemeye çalıştığımızı, köşe yazılarımızı takip edenler biliyorlar.. Bu yazımızda, yine daha önce birkaç yazımızda değindiğimiz, Ereğli’de Orhan Gazi dönemine ait eserlerden biri olduğunu tespit ettiğimiz SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ konumuz olacaktır. Osmanlı döneminde Sultan Süleyman Camii olarak bilinen caminin, günümüzdeki adı Çelikel Camii (Akarca Mahallesinde) olarak belirtilmektedir.

Yazımıza başlamadan önce şunu söyleyeyim. Ereğli’de iki tarihi kiliseden dönüştürülme “iki tarihi cami” bulunmaktadır. Bunlardan biri, Ayasofya Kilisesinin Türk İslam dönemi sonrasında kazandırılan adı olan SULTAN ORHAN CAMİİ’dir. Bu caminin tarihi üzerine birçok defa araştırma yazılarımız bu köşede yayınlanmıştı. Kiliseden camiye dönüştürülen diğer yapı ise bizim Osmanlı Arşivleriyle ortaya koyduğumuz SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ’dir. Bu adı Ereğli’de “ilk defa duyanların çok olduğunu” biliyorum. Ereğli tarihine dair yaptığımız çalışmaların en önemli sonuçlarından biri; bu caminin Osmanlı dönemi bilgi ve belgelerini temin edip, Ereğli halkımızla paylaşmak olmuştur.

 “TÜRKLERİ EREĞLİ’YE İLK ÇIKARAN: SÜLEYMAN PAŞA”: Akademisyen-Yazar Doç. Dr. Mustafa Demir’in editörlüğünde hazırlanan ve 2008 yılında Değişim Yayınları tarafından yayınlanan ÇANAKKALE TARİHİ adlı çalışmanın 3.cildinde (1786.sayfada) Hüseyin Kaçmaz’dan bahseden bölümlerin içinde, yine Ereğli tarihi adına önemli bir isim olan SÜLEYMAN PAŞA’dan şu ifadelerle bahsedilir: “Conkbayır’ı (Gelibolu’daki) Bolayır’a bakar.. Orada (Bolayır’da) tepede SÜLEYMAN PAŞA’nın türbesi var.. Türkleri Ereğli’ye ilk çıkaran Osman oğlu Orhan Gazi’nin yiğit evladı: Süleyman Paşa..”

Yukarıdaki satırların yazarı, yöre tarihine yönelik çok fazla eseri olan Prof. Dr. Enver KONUKÇU’dur. Yine Sayın Konukçu’nun (age-1439.sayfasındaki) Ereğli tarihine yönelik şu önemli ifadelerine de yer vermek durumundayım:

“Süleyman Paşa’nın doğudaki ucu, bu durumda Gerede’dir. Babası Orhan (Gazi), Rumların elindeki Ereğli İskelesini de almış ve Karadeniz kıyısında önemli bir mevkiye sahip olmuştur.”

“Bolu-Mudurnu-EREĞLİ ve Akçaşehir (Akçakoca)’da Süleyman Paşa ile ilgili temlikler, nişanlar veya vakıflar bulunmamaktadır. Kocaeli yarımadasında ise kısmen bazı vakıflara rastlanmaktadır(*). *Dipnot: Ahmet Refik-Fatih Zamanında Kocaeli”

“SÜLEYMAN PAŞA İLİ böylece beyliğin doğusunu tamamen içine almıştır. Bu arada ORHAN BEY’in sahildeki Karadeniz Ereğli’sini de alarak Beylik topraklarına katması ile Süleyman Paşa İli doğuda Candaroğulları, güney doğuda Karamanoğulları ve güneyde sınır belirli olmamasına rağmen Beypazarı güneyindeki bozkıra kadar yayılmış ve komşu olunmuştu”..

 “Konur Alp’in ölümü ile Süleyman Paşa’ya verilen Konuralp İli, halkın ağzındaki şekliyle Konrapa-Konurapa, Bolu yolu da bu bölgede önem kazanmaya başlamıştır”..

 “Süleyman Paşa ili; Bithynia-Paphlagonia’nın batısı, Galatia’nın kuzeyi ve Karadeniz’in Şile-Kefken-Akçaşehir-ALAPLI, biraz kuzeyde EREĞLİ ile meydana gelmiştir”.

 Yine aynı kitabın 161.sayfasında bulunan şu bilgileri de ekleyelim: “Gerede: Tarihi bakımından eski kasabadır. Bithynialılar tarafından Paphlagonia sınırında kurulmuş ve Krateia adını almıştır. Roma ve sonrakiler aynı adı kullandılar. Türkmenlerin EREĞLİ taraflarındaki hareketlerinde bölgede gözüktüler..” “Akçaşehir: Rumlar zamanındaki adı Dia veya Diospolis’tir. Karadeniz kenarında küçük bir iskele idi. Akçakoca ve Akbaş, Melen Nehri batısında akınlarda bulunurlarken, Konur Alp de bu iskelenin güneyindeki ovayı ele geçirmişti. Orhan Gazi de kaynaklarda belirtilmeyen ama vakıf kayıtlarındaki belgelerle Akça Şehir ile doğusundaki Aftun ile Alaplı ve sonra da EREĞLİ’yi almıştır. Akça Şehir adı, 14.-15. asırda ortaya çıkmıştır, Osmanlı Beylik dünyasının sakinlerinden KERAMEDDİN’ler tarafından iskan edilmiş ve Bolu Sancağı teşekkül ettirildiğinde Akçaşehir denilmiştir.” (Kaynak: E.KONUKÇU-age)

Bolu Salnamelerinde Ereğli''nin Osmanlı dönemi fethine yönelik olarak şu ifadeler bulunmaktadır:

EREĞLİ’DE SULTAN ORHAN VE SÜLEYMAN CAMİLERİ- Bolu Salnamelerinde Ereğli''nin Osmanlı dönemi fethine ve Ereğli’de bulunan camilere yönelik olarak şu ifadeler bulunmaktadır:

EREĞLİ’NİN OSMANLI FETHİ: "Sultan Osman Han Hazretlerinin evâhîr-i saltanatlarında ve 725 târîh-i hicrîsinde, Konur Alp’in taht-ı kumandasında sevk edilen kuvve-i askeriyye Bolu ve Mudurnu’nun fethiyle uğraşdığı sırada, Sultân müşârün ileyhin irtihâli vukû’ bulmuş ve taht-ı âlî-i baht-ı Osmaniyye cülûs eden büyük mahdûmu Sultân Orhan Gâzî Hazretlerinin zaman-ı saltanatlarında havâlî-i mezbûrenin itmâm-ı feth-i müyesser olmuş ve gerçi o sırada Ereğli’nin fethine da’ir sârahat-î kât’iyyeye tesâdüf edilmemiş ise de Ereğli’nin Bolu’ya pek yakın bulunması ve Ereğli kasabasında bulunan atîk cevâmi’-i şerîfeden birinin Sultân Orhan ve diğerinin dahi Sultân müşârün ileyhin mahdûm-ı mükerremleri (muhterem oğlu) Şehzâde Sultân Süleyman nâmıyla tevsim edilerek cevâmî’-i şerîfe-yi (şerefli-kutsal camiler) mezkûreye (adı belirtilen-Ereğli''ye) ba’zı arâzinin Sultan müşârün ileyh (adı belirtilen Sultan) zamânında vakf edildiğinin mukayyed (kayıtlı) bulunması ve Ereğli ile Bolu arasında el-yevm ba’zı mahallelerde âsâr-ı mevcûd-ı tarîkın Orhaniye nâmıyla yâd edilmesi ve Ereğli’ye bir sa’at mesâfede Gülünç Irmağı üzerinde otuzbeş sene mukaddem mevcûdiyyeti ma’lûm bulunan cesîm Sultân Orhan Köprüsü’nün ta’mir ve termîmi içün Sultân müşârün ileyh tarafından bir hayli arâzînin vakf edilmiş olduğunun Defter-i Hakanî İdaresi’nce kayden sübûtu, Ereğli’nin 726[M.1325/26] târîh-i hicrisinde feth ve teshîr edildiğini göstermektedir.”

        Yukarıda paylaştığımız bilgiler ve Osmanlı Arşiv belgelerine göre, Ereğli’de en eski tarihi camilerden biri SULTAN ORHAN CAMİİ, diğeri de SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ’dir demiş olduk.

               ORHAN GAZİ VE BİR FETİH adlı kitabımızda şu belgeyi yayınlamıştık:

SULTAN ORHAN VE SULTAN SÜLEYMAN HAZRETLERİ VE EREĞLİ - “Ereğli Kasabasında Sultan Orhan ve Sultan Süleyman Han Hazerâtı Cevâmiʻ-i Şerifesinin masarıf-ı keşfiyesini havi evrakın gönderildiğine dair Bolu Mutasarrıflığı''ndan 14 Temmuz sene [1]317 tarih(M-1901) ve 301 numarasıyla tahrirat.”

Numara-243

“Müşarunileyhima(adları belirtilen Sultanlar) Hazerâtı Cevâmiʻ-i Şerife''sinin masarıf-ı inşaiyesine sarfıyla mahsub olunabilecek Bolu Sancağınca mülhak ve mazbut vakıfları varidatı olup olmadığının var ise makâdir-i senevîyesi neden ve ne nevʻ evkafdan (çeşitli vakıflardan) ibaret bulunduğunun varidat-ı vakfiyesi (vakfın geliri) olmadığı halde Evkaf-ı Hümayun Hazine-i Celilesince mi inşa ettirilmesi lazım geleceğinin izahan işʻârı zımnında Bolu Sancağı Mutasarrıflığı''na emr u işʻâr buyruması babında.”

“Fi 26 Temmuz sene [1]317   Miladi: 1901” Kaynak: VGM arşivi.

YAZAR TAYFUN AKKAYA VE  “ÇELİKEL CAMİSİ” Yazar Tayfun AKKAYA “Herakleia Pontike” adlı kitabında: “Bugün ÇELİKEL CAMİSİ olarak adlandırılan bina da camiye çevrilen kiliselerdendir. 1402’de vuku bulan Ankara Savaşından itibaren de Ereğli, Süleyman Çelebi’nin hakimiyetine girmiştir. Ereğli’deki Süleyman Paşa adıyla bilinen cami de bu devrin hatırasını yaşatır” diye yazarak, Ereğli’deki Süleyman Paşa adıyla bilinen caminin, bugünkü adının Çelikel Camisi olarak değişmiş olduğuna atıf yapmaktadır. Fakat Sayın AKKAYA’nın “1402’de vuku bulan Ankara Savaşından itibaren de Ereğli, Süleyman Çelebi’nin hakimiyetine girmiştir” şeklindeki ifadelerini benimsemediğimizi, (Orhan Gazi oğlu) Süleyman Paşa (d-1316 – ö- 1357-60) ile Bayezid oğlu Süleyman Çelebi (d. 1377 -ö. 17 Şubat 1411)  isimlerinin karışmış olduğuna dair düşüncelerimizi bir çok defa paylaşmış idik.

Yaptığımız araştırmalara göre, adı zikredilen “Süleyman Paşa”, Orhan Gazi’nin oğlu olarak belirtilmektedir ki Bolu Salnamelerinde de bu yönde bilgi mevcuttur. Ereğli’de bahsedilen “Süleyman”ın Orhan Gazi’nin oğlu olduğuna ikna olunduğunda, Orhan Gazi’nin fethi (Osmanlıya katılımı)  konusu daha da belirginleşir ki bu takdirde; İspanyol gezgin CLAVİJO’nun “Ereğli Yıldırım Bayezid döneminde (d. 1360, Edirne – ö. 8 Mart 1403) Türklere para ile satıldı tezi” değerini yitirir diye düşünmekteyiz.

  CAMİNİN BODRUM KATINDAKİ MOZAİKLER-Bu caminin tanıtıldığı metinlerde “Bizans dönemine ait kilisenin döşeme mozaiği ve duvarının bir bölümünde yer alan fresko kalıntıları caminin bodrumunda bulunmaktadır” şeklinde ifadeler kaleme alınmaktadır. Yani camide Türk İslam dönemi öncesindeki kilise halinden izler hala mevcuttur.

        OSMAN SÜMER VE SÜLEYMAN CAMİİ: Yazar OSMAN SÜMER-TTOK BELLETENİ-Aralık 1950 sayısında bu camiyi şu ifadelerle tanıtır:

SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ: “Yukarı Camii; bir adı da Süleyman Camiidir. Kiliseden müdevver olup, halen çok harap vaziyettedir. Tahminen AYASOFYA ile hem zamandır. Camiliğini gösteren sadece mihrabı ile harap minaresi ve ahşap son cemaat kısmıdır. Duvarların sıvaları tamamen dökülmüş olduğundan, altından kiliselik zamanına ait renkli tasvirler ve AZİZ RESİMLERİ MEYDANA ÇIKMIŞTIR”. Evet, görüldüğü üzere bu caminin adı 1950 senesinde Süleyman Camiidir ve harap bir haldedir. Demek ki camiyi tadilattan geçiren Mehmet Çelikel de yayınlardaki bu haberlerden etkilenerek (memleketi olan Ereğli’deki) bu caminin tadilatını üstlenmiş olmalıdır.

         Yazar OSMAN SÜMER-TTOK BELLETENİ-Aralık 1950 sayısında SULTAN ORHAN CAMİİ hakkında da: “Orta Cami; bir adı da Sultan Orhan Camii’dir. Kiliseden müdevver olup, “apsit yerinin” yarısı durmaktadır. İçinde başlıklı büyük sütunlar vardır. Camiye tahvilinden (çevrilmesinden) sonra, AHŞAP SON CEMAAT KISMI EKLENMİŞTİR”. (Dipnot: Kapısının korniş gibi parça taşlardan teşkil edilmiş çerçevesindeki yazı “Avtokrator Nerva Trayanos” diye tamamlanarak okunabilmektedir)..

TAHSİN AYGÜN VE SÜLEYMANLAR CAMİİ:"Kdz Ereğlisi Tarihi" adlı kitabında Tahsin Aygün şu ifadeleri yazar: "Sultan Orhan Camii (Ayasofya Kilisesi)''nde zarif sütunlar ve kapısında TRİYANUS''a ait bir kitabe mevcuttur."

        "Süleymanlar Camii (R.Ç-Çelikel Camii) olarak kullanılan kilisenin duvarlarında badanalar döküldükçe HAVARİYYUN''a ait tasvirler meydana çıkmaktadır. Bu durum tasvirperestliğin Ereğli''de de tesirini göstermiş olması bakımından önemlidir"

ORHAN GAZİ VE BİR FETİH KİTABIMIZDAN :

1500’LÜ YILLARDA EREĞLİ’DEKİ CAMİLERİMİZ:        1500''lü yıllarda (16. yy’da) Ereğli''de bulunan Camilerimizi, "ORHAN GAZİ VE BİR FETİH" adlı kitabımızın 202. sayfasında belirtmiş idik. Bahsedilen kitabımızda bulunan bir kaç belgeyi şöylece iktibas edebiliriz:

1-*Ereğli Cami-i Şerifi: Nefs-i Ereğli’dedir(içinde). Vakıfları arasında 1676 akça nakit para ile birçok çiftlik ve tarla bulunmaktadır. (Kaynak: KK TD 547, v 208a-209b.)

ORJİNAL BELGEDEKİ İFADE: KK. TD. 547 v 208-209: Karye-i Ereğli''de Halil ve Yazıcı oğlu Durmuş''un tuttuğu çiftlik ve Kethüda İlyas''ın tuttuğu çiftlik vakfiyet üzere mutasarrıf ola gelmiş Ereğli Camii hatip ve imam olanlara meşruttur deyu mukayyettir defter-i atik-i haliya Hatip Osman ve İmam Mehmed olduğu.

2-*Orhan Bey Camii: Ereğli’deki bu camii Orhan Bey yaptırmış, camiin kayyımlığına yevmi iki akça, mum bahasına bir akça olmak üzere toplam 1117 akçalık bir gelir kasabanın iskelesinin gelirlerinden vakfedilmiştir. (Kaynak: KK TD 547, v.214a.)

3-*Kilise Camii: Bendereğli Nahiyesindedir. Müezzinine yevmi üç akça vazife verilmiştir. (Kaynak: KK TD 547, v 214a.)

ARŞİV BELGESİ:  Tarih :29/R /1071 (Hicrî) Miladi-1655  Dosya No :3 Gömlek No :317  Benderekli''de vaki Sultan Süleyman (-nam-ı diğer Kilise Camii) imameti hakında Benderekli Kadısı Mevlana Ömer tarafından verilen hüccet-i zahriye. g.tt .       Yukarıda da belirttiğimiz üzere Osmanlı Arşiv Belgelerindeki “SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ” adı, günümüzde yaşamamaktadır.

NE ZAMAN “ÇELİKEL CAMİİ” ADINI ALDI: Osmanlı Arşiv Belgelerinden de tespit ettik ki, bu caminin (Kilise Camii), Sultan Süleyman Camii olduğunu gördük. Bu cami, çeşitli onarımlarla 1950''ye kadar ayakta kalabilmiş ve sonrasında bir hayırsever olan Mehmet Çelikel''in desteğiyle yeni haline gelmiştir.

MEHMET ÇELİKEL KİM: 1882''de Ereğli'de doğdu.  (Çakaloğlu) Mehmet Bey, Okulu bitirince babasının yanında ticarete atıldı.. “Bütün sermayem iki bin kuruştan ibaretti. Bunun bin kuruşunu da SIRMA abla adında bir kadından faiz ile ödünç almıştım. Bu suretle sebzecilik alışverişine başladım” diyen Çelikel, 1922''de Zonguldak'a gitti. Aslen Ereğli’mizin sakinlerinden olan ve Osmanlı Dönemi Soy Lakapları ÇAKALOĞULLARI olan, tanınmış bir hayır sever de olan MEHMET ÇELİKEL (Zonguldak’taki Çelikel Lisesi’ni de yaptıran kişi), bu Caminin harabe halini görünce, Camide büyük bir tadilat yapılmasını sağlamış ve sonraki süreçte adı camiye verilmiştir.

SULTAN SÜLEYMAN MAHALLESİNDE ÇAKALOĞULLARI: 1800’lü yıllarda Sultan Süleyman Mahallesinde ikamet eden Çakaloğulları ailesinin, kayıkçılık ve yemenicilik faaliyetleri ile yaşamlarını idame ettikleri belirtilmektedir. Yine Çakaloğullarının bir “debbağhane”leri olduğu da belirtilmektedir.

1938''te Mehmet Çelikel Lisesi''ni yaptırdı. Yaptırdığı okul ile çok sayıda önemli insanın yetişmesini sağladı: (Köksal Toptan-Mehmet Haberal-Fikret Bila-Hasan Akyol-Güneş Müftüoğlu-Sadık Tekin Müftüoğlu-Hikmet Bila-Teoman Erel-Muzaffer Soysal-Kurtul Altuğ-Türkan Küçükali gibi)..

İlk Yayınımız: Ereğli Hakimiyet 2.06.2016 16:23:23   Bu yazı 3540 defa okunmuştur

 

YEREL BASIN TARAFINDAN ŞAHSIMIZLA YAPILAN BİR

RÖPORTAJ YENİ ŞAFAK’TA DA YAYINLANDI

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde bin 500 yıllık tarihi olduğu belirtilen ve 1951 yılında büyük bir kısmı yeniden inşa edilen selatin caminin alt katında bulunan kilise kalıntıları gün yüzüne çıkartılmayı bekliyor.

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde bin 600 yıllık geçmişi ile tarihe ışık tutan Orhangazi Camisi'nin 500 metre yukarısında bulunan ve kaynaklarda Sultan Süleyman Camii olarak geçen Çelikel Camii de kiliseden camiye dönüştürülmesi konusunda ilçe tarihinde önemli yer tutuyor.

Kdz. Ereğlili Yerel Tarih Araştırmacısı ve Edebiyat Öğretmeni Recep Çetin, Bolu Salnamelerinde Ereğli’nin Osmanlı dönemi fethine ve Ereğli’de bulunan camilere yönelik ifadelerin yer aldığına dikkat çekerek, Sultan Orhan ve Şehzade Sultan Süleyman isimleri ile kutsal camilerin belgelerde kayıtlı bulunduğunu öne sürdü.

 

 Recep ÇETİN yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

"Orhan Gazi’nin oğlu olan Süleyman Paşa, aynı zamanda Rumeli Fatihi olarak biliniyor. Süleyman Paşa’nın Anadolu’da birçok yerde fetih mücadelesi içinde olduğunu buralarda görev aldığını kaynaklarda görüyoruz. Yine Ereğli’de Sultan Orhan’ın yanı sıra bir diğer isim de, Sultan Süleyman adıdır. Birçok kaynakta Ereğli’de Sultan Süleyman adını görmekteyiz. Ereğli’de 2 tane önemli mahallemiz vardır. Birinin adı Sultan Orhan Mahallesidir, diğerinin adı da Sultan Süleyman Mahallesidir. Cumhuriyet Tarihi içinde Sultan Orhan adını Orhanlar Mahallesi, Sultan Süleyman’ın adını da Süleymanlar Mahallesi olarak değiştiğini görmekteyiz. Burası 1950’li yıllarda yazılmış bir kaynağa göre harabe halindedir. Sonrasında ihtiyaç hasıl oldu ki, 'bu harap halindeki eserin, yapının tadilatı yapılsın da cami haline dönsün' diye istekte bulunulmuş. Mahallenin de çocuğu olan Mehmet Çelikel’den rica etmişler, o da caminin tadilatını yapmış. 1952 yılında yapıldı diye kitabe şeklinde not düşülmüş. Bu durum caminin yeniden yapılışı değil tadilatıdır. Mehmet Çelikel’in tadilatını yaptırmasının ardından bu yapının Çelikel Camii değiştiğini görmekteyiz. Bununla ilgili bir çok yere başvuruda bulundum. Bugüne kadar sonuç alamadım. Bulduğum birkaç kaynakta bu caminin de aynı Ayasofya Kilisesi’nde olduğu gibi yine aynı yüzyıllarda 408-450 yılları arasında Roma İmparatoru II. Theodosius döneminde inşa edilmişti, kaynaklarda öyle yazıyordu. Bu eserin de 4.,5. yüzyıllarda inşa edildiğini, Orhan Gazi döneminde de 2 kiliseden dönüştürülmüş, değerli Selatin Camii olarak bugüne kadar gelmiş ikinci eserdeyiz, Sultan Süleyman Camii’ndeyiz."

 

KDZ EREĞLİ BELEDİYESİNCE HAZIRLANAN “EFSANELER ŞEHRİ EREĞLİ” TANITIM KİTAPÇIĞI

"Cumhurbaşkanı Erdoğan Ereğli mitinginde bu ifadeyi kulandı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 19 Mart 2019’da yerel seçimler için Kdz. Ereğli’de düzenlediği mitingde SULTAN SÜLEYMAN’IN EMANETİ OLAN EREĞLİ tabirini kullanmasını hatırlatan tarihçi Recep Çetin şunları söyledi: “2019 yılında seçim döneminde Kdz. Ereğli’ye gelen Cumhurbaşkanımız, 'Sultan Süleyman’ın emaneti olan Ereğli' şeklinde bir ifade kullanmıştı. Demek ki kendisine de bu konuda bu çalışmalardan dokümanlar iletilmiş olmalı ki, kendisinin de Ereğli’de Sultan Süleyman’ın bir emaneti bilgisi bulunmaktadır. Buradaki tarihi eserlerle katkı sunulduğunu Cumhurbaşkanımız da bilmektedir."

"Turizme kazandırılmalı": Sultan Süleyman Camii’nin bölge turizmi açısından önemli olduğuna vurgu yapan Çetin, "Sultan Süleyman Camii’ni tabelalar halinde insanlarımıza tanıtalım istiyorum. Turizmde sarı tabelaları dikilsin istiyoruz. Madem Ereğli’de turizm canlanılsın isteniyor, madem Zonguldak’ta turizm hareketliliği isteniyor. Ereğli’de iki tane kiliseden döndürülme 400’lü yıllarda inşa edilen bu eserlere değerlendirelim istiyorum” ifadelerini kullandı. R.Ç NOTU: “Cumhurbaşkanının bu ifadesinde; yine bizimle istişare edilerek hazırlanan TANITIM KİTAPÇIKLARINI da ilave edilen bilgilerimizin belgelerimizin KAYNAK olduğu aşikardır”.

 

SORUYORUM: “NEDEN KİLİSE TURİZMİ OLUYOR DA

CAMİ VE TÜRBE TURİZMİ OLMUYOR?”

Ama bizim yazılarımızı engelleyenlerden biri olan LİON(S) Can Canver yazdığı bir yazıda “ EREĞLİ’DE APOSTOLİK BİR KİLİSE İLAN EDİLEBİLECEK BİR DEĞERİMİZ, HAREKETE GEÇİLMESİNİ BEKLİYOR” diyerek şehrimizde PATRİKLİK merkezine işaret ediyor. Ve devamla: “Bu kilisenin İNANÇ TURİZMİNE KAZANDIRILMASI İÇİN FENER PATRİKHANESİNE bu olgunun anlatılması ve Patrikhane tarafından tescilletilmesi gerekmektedir” diyor.

Ben de soruyorum “27-30 Kasım tarihlerinde Patrik ile PAPA da buluşmuşken bu konu konuşulmuş mudur acaba?!” Neden Ereğli’de Hıristiyanlığı yayan ANDREAS adına hürmeten kilise tesisi istiyorsunuz da Kdz Ereğli’de İSLAM’ı yaymaya çalışan SEYYİD NASRULLAH EFENDİ-Hacı Baba için Türbe turizmi istemiyorsunuz? Neden? Ve bu türbe, Tapu Müdürlüğünde bile TÜRBE olmasına rağmen Kültür Bakanlığına açtığımız davada; “TÜRBEYİ, TÜRBE TESCİLİ NEDEN YAPAMIYORUZ?” Yoksa halen ROMA HERAKLEAsında mıyız? Neden Roma tanrılarının çiçek/böcek yaratıcılıklarına inanıyorsunuz ve tapıyorsunuz ve yazıyorsunuz daa neden ALLAH’ın yaratıcılığını, ehad-tek ilah olduğunu, LA İLAHE İLLALLAH’ı yazamıyorsunuz? Yazdığınız tüm yazılar ve araştırmalar neden Yunan mitolojisini ve tanrılarını işliyor?

Kdz Ereğli’deki SULTAN ORHAN CAMİ (Orhan Gazi Camii) de SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ (Çelikel Camisi) de SELATİNİ CAMİLER VE KİLİSEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLEN İKİ TARİHİ MABED’TİR.

BU ESERLER yanında, “TEK YARATICI-ALLAH” ADINA; şehrimizde din-leri yaymaya çalışan (Hz İsa’nın dava adamı olan) Aziz Andreas da (Hz Muhammed’in nesebinden olan) Seyyid Nasrullah Efendi de (TURİZM hürmetine-hizmetine) bu saygıyı ve tanınmayı hak eden Allah dostlarıdır.

 

ŞİMDİ GELELİM ÇELİKEL CAMİSİNİN 1942’DE YAPILDIĞI İDDİASINA

Yukarıdaki satırları okudunuz. Neymiş Çelikel Camisi: “Bizans kilisesi temelleri üzerine 1942 yılında kurulmuş, küçük bir mahalle camisi olarak YAPTIRILMIŞ”. Öyle mi yani? Yukarıdan beri bu yazıyı neden yazdığımız anlaşıldı mı? KİLİSE TARİHİNİ- SELÂTİN-İ CAMİ OLMA DURUMUNU VE TARİHİ MABED OLMA ÖZELLİĞİNİ VE DE O KADAR ÇOK ARAŞTIRMA YAZARINI-ESERİNİ YOK SAYARAK, KÜÇÜKLEŞTİR(İL)EN BU MABED-CAMİ, bir gün (kıyam/et) size gereken hesabı-nı soracaktır. Bu camide Osmanlı devleti süresince ve diyorsunuz ya 1942, işte o zamana gelene dek ibadet edenler de bu camide görev ifa edenler de size hesabını soracaktır!

Hee, gerçek doğru bilgiyi görmek isteyen kişi; bizzat camiye bir namaza gittiğinde sağ tarafta caminin duvarında -özel bir mermer üzerinde- “bu cami 1952 yılında yapılmıştır” (yani TADİLATININ 1952’de yapılmış olduğu) şeklindeki bilgiyi görecektir.

KUTU GİBİ CAMİ !!: Can Canver 15 Mart 2019 tarihli yazısında “Çakaloğlu Mehmet Çelikel” başlığı altında Çelikel Camisin yine Türk İslam tarihi dönemini yok sayarak şöyle yazar: “Meydanın sağ cihetine döndüğünüzde az ileride KÜÇÜK, KUTU GİBİ, TEK MİNARELİ BİR MAHALLE CAMİSİ ile karşı karşıya geliriz. Beyaz badanalı cami. Çelikel Camisi olarak tanımlandırılmaktadır. Bu cami Bizans şapelinin temelleri üzerine inşa edilmiş olup, bodrumunda cami imamının ihtimamıyla muhafaza edilen eski dönem taban mozayiğini barındırır. Mahalle camimiz, Ereğli’nin köklü ailelerinden Çakaloğulları’na mensup MEHMET ÇELİKEL TARAFINDAN YAPTIRILMIŞTIR. Çakaloğullarının evi ise ORTA CAMİ’nin tam karşısında, Yalçınkaya Polikliniğine dönen yolun hemen köşesinde yer alır” şeklinde yazmıştır.

Bu mu; TURİZME AÇILMASINI İSTEDİĞİNİZ, EREĞLİ MABEDLERİ BİLGİNİZ!?

Sevgili Kdz Ereğlili hemşehrilerim, sadece bu cami hakkında ne kadar araştırma inceleme yaptığımı, yazdığım yazıları incelerseniz görürsünüz. Kdz Ereğli Kaymakamlığına ve Müftülüğüne yaptığım başvuruları incelerseniz görürsünüz. Bu caminin din-kültür-mabed turizmine dahil olması adına ne kadar çabaladığımı Ereğli’de çok sayıda gazeteci de bilir. Cami için resmi başvurularım sonuçlandı ama yine de engelle(n)melerim/iz devam ediyor. Cami; Kültür Bakanlığınca SİT dahiline alındı. İstedim ki kapısında TANITICI LEVHALAR dikilsin. Ama halen başaramadık, başaramıyoruz ya da başarttırmıyorlar! Yukarıdaki dilekçem ile başlayan resmi inceleme 2023 yılında sonuçlandı. O yıl Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile yaptığım telefon görüşmesinde “İşleminiz onaylandı, SİT çerçevesindeki işlemlerimiz devam ediyor, 2023 yılı bütçesi içinde ödenek aktarılmadı ise de önümüzdeki yıllar ödenekleri ile gerekenler yapılacaktır” denilmiş idi ama maalesef 3 yıl geçiyor olmasına rağmen bu cami üzerindeki çabalarımız finale ermedi, sonuca varılamadı.

Şimdi bu yazımızı okuyan dostlarımızdan ricamız o ki bu yönde adım atabilecek resmi erkandan ve milletvekillerimizden gereken yardım ve desteği sağlayalım ve kentimizdeki SELATİN-İ CAMİLERİMİZİ koruyalım ve tanıyalım tanıtalım.

Çünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da belirttiği üzere bu şehir (İznik gibi kutsallıklar taşımakla beraber aynı zaman diliminde) ORHAN GAZİ VE OĞLU SÜLEYMAN PAŞA’NIN EMANETİDİR VE İZLERİNİ HÂLEN TAŞIMAKTADIR. Bizim bu çabalarımızı engellemek isteyenlere (edebi de olsa taşlamalar yapmayın) onların bizi anlamasını sağlayın. Allah’ı arayın ama FİKRİ’Yİ ALİ’Yİ BİR DAHA ARA(T)MAYIN!

SON OLARAK DİYEYİM Kİ BÜTÜN BU ARAŞTIRMALARIM/IZ VE BU FİKRİ KAVGALARIMIZIN TEK SEBEBİ VAR: “TARİHE VE TARİHTEKİ EMEKLERE YAPILAN ZULÜMLERE HAKSIZLIKLARA KARŞI DURMAK. ŞAHİD OL YA RAB, ŞAHİD OL YA RAB. Yaşadığımız tüm engellemelere rağmen, Şahid ol Ya Rab.

               Devam edeceğiz…

  Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

 Yorumlar ( 1 )

Orhan ORAL
4 ay önce

Emek verilmiş bir araştırma. Rabbim muvaffak eylesin.

 Beğen

  • s.
  • 1

Diğer Yazıları


  • ALAPLI BEYİ “YAZICIZADE HACI HÜSEYİN BEY”İN HAZİN ÖLÜMÜ
    11-07-2025 | 18 : 19 53
  • POSBIYIK “BURADAN SÖZ VERİYORUM, 6. DÖNEMDE ATLISINI YAPACAĞIM”
    18-07-2025 | 16 : 06 54
  • UZUN MEHMET TORUNU Muhtarın, Kalbi Daha Fazla Dayanamadı
    04-08-2025 | 11 : 20 00
  • Ali Osman Baba’dan HACI BABA’YA…
    09-10-2024 | 11 : 02 03
  • Böyle Dolandırıcılık Görülmedi!
    19-11-2024 | 20 : 34 19
  • AKINCI “DELİLER” VE “PINARCIK-LILAR”
    21-09-2025 | 23 : 30 09
  • “TARİH DOĞA DERNEĞİ, EREĞLİ’NİN TÜRK İSLAM TARİHİNİ GÖZARDI ETMEMELİ”
    11-06-2025 | 22 : 26 50
  • AKTAŞ TÜRBESİ ve KAYYUMZADE ŞEYH ALİ EFENDİ
    19-08-2025 | 21 : 34 04
  • Ereğli'deki "Tek Göz”ler Kim-in Kim-e Mesajı?
    16-10-2024 | 19 : 33 03
  • TARİHİ GERÇEKLERİN “CAN”INI YAKAN “CANVER”
    30-12-2025 | 23 : 58 41
  • “El(Ler)İ-Niz Kurusun” “Cehenneme Çocuk Yetiştirin” E Mi!
    12-12-2024 | 12 : 38 23
  • POSBIYIK: “RECEP KAHYA MEZARI YAPTIRACAĞIZ, AMA ARAŞTIRMACILAR, FARKLI YERLERİ BELİRTİYOR!”
    19-06-2025 | 00 : 56 07
Tüm Yazıları

Köşe Yazarlarımız


  • Necdet Buluz
    Kuyumcuların döviz satma yetkisi yok
  • RECEP ÇETİN
    EREĞLİ’DE YAZILAN TARİHİ BİR ESER: “Kitâbü Bahri’l-Esved ve’l-Ebyaz”
  • Nedim Ceylan
    Türkiye’nin sunduğu hizmet kalitesine hayranı
  • Mehmet Can Ceylan
    Kapadokya kültür turizmi ile öne çıkıyor…
  • Naci Akın
    Bu dünyadan Cindoruk geçti..

Çok Okunan Köşe Yazıları


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

» Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
  • Naci Akın
    Bu dünyadan Cindoruk geçti..
  • RECEP ÇETİN
    “KAYA BAŞI MEKTEBİ-1706”- “MUALLİMİ ŞEYH AHMED” VE SULTAN SÜLEYMAN CAMİSİ
  • RECEP ÇETİN
    EREĞLİ’DE YAZILAN TARİHİ BİR ESER: “Kitâbü Bahri’l-Esved ve’l-Ebyaz”
  • Necdet Buluz
    KKTC’de oteller boş kaldı…
  • Naci Akın
    Bu dünyadan Cindoruk geçti..
  • Nedim Ceylan
    Turizmciler endişeli…
GAZETE STAR
İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

© gazetestar.com

  •   COVID-19
  •   Siyaset
  •   Gündem
  •   Ekonomi
  •   Dünya
  •   Kültür Sanat
  •   Spor
  •   Yerel
  • WEBTV
  • Yazarlarımız
  • Haber Ara
  • Arşiv
  • Tüm Haberler
  • Videolu Haberler
  • Tüm Makaleler
  • Foto Galeri
  • Günün Haberleri