Tokat'ta 5.6 büyüklüğünde deprem!
  Bu akşam 52 bin kişi oradayız
  'Ukrayna'nın NATO üyeliğini destekliyoruz'
  2 yıla kadar hapis istemi
  İşte YÖK'ün kararı
  Yüz yüze eğitim açıklaması
  Berberoğlu yeniden milletvekili
  Karamollaoğlu'ndan Anayasa yorumu
  Anayasa uyarısı
  2021’nin ilk hediyesi
10 Nisan 2026 Cuma
GAZETE STAR
  •  
    •  » YEREL
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » HABER ARA
    •  » ARŞİV
    •  » TÜM HABERLER
    •  » VİDEOLU HABERLER
    •  » TÜM MAKALELER
    •  » FOTO GALERİ
    •  » GÜNÜN HABERLERİ
  • COVID-19
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KÜLTÜR SANAT
  • YAŞAM
  • SPOR
  • WEBTV
“SULTAN ORHAN’IN LANETİ ÜZERİNİZE OLSUN E Mİ!”

“SULTAN ORHAN’IN LANETİ ÜZERİNİZE OLSUN E Mİ!”
28 Subat 2026 15:49:24

Yazar : RECEP ÇETİN
Recep ÇETİN
  • Whatsapp ta Paylaş

     “ORHAN GAZİ CAMİİ”;  ORTA CAMİ Mİ?:   Kdz. Ereğli Tarih Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği tarafından hazırlanan BÜLTEN adlı yayında KDZ EREĞLİ TARİHİNİ TOK SAYAN ilginç yazılar kaleme alınmış. Bu yazımızda dernek “BÜLTEN”lerindeki yazılarından hareketle ilgili şahısların “kendi bültenlerini” açıklamaya çalışacağız. Bu BÜLTEN’deki yazıları EreğliÖnder Gazetesi haberinde de okuduk. Sadun Duran’a ait yazı için Ereğli Önder ORTA CAMİ, ‘AYASOFYA’ MI?   başlığı  atmış.

 

    S.DURAN NELER DEMİŞ BİR BAKALIM: “Kentimizde, Bizans döneminden günümüze dek biçim değiştirse de ayakta kalmış olan tek bina, yaşamasını Ereğli’nin Osmanlı egemenliğine geçmesinden sonra camiye çevrilmesine borçlu olan ve bugün daha çok Orta Cami adıyla anılan ‘Sultan Orhan Camii’dir.” “Bu yapının “Bizans’tan kalma adı Ayasofya olan dokuz kiliseden biri”, hatta “Türkiye’deki İlk Ayasofya Kilisesi” olduğuna dair bazı iddialar epey süredir gündemde.”

     “Gürdal Özçakır’la birlikte yürüttüğümüz Seyahatnamelerde Ereğli çalışması sırasında karşılaştığımız bir kaynakta (Agos Dergisi, 8 Şubat 2013 sayısı, http://www.agos.com.tr/tr/yazi/4213/bitlisten-edirneye-dokuz-ayasofya-var ) 

     Emre Ertani, “Kastamonu Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Ersoy Soydan’ın önümüzdeki aylarda yayımlanacak olan ‘Türkiye’de Kilise ve Manastırlar’ kitabına göre Türkiye’de adı Ayasofya olan dokuz kilise var.” şeklinde yazar ve İstanbul’daki Ayasofya dışındaki kiliselerin yerlerini “Edirne, Kırklareli, İstanbul, Trabzon, Gümüşhane, Zonguldak, Bitlis ve İznik” olarak sıralar. Yazının devamında ise, Zonguldak başlığı altında “5. yüzyılda II. Theodosios döneminde inşa edildiği bilinen yapının Ereğli’nin alınmasından sonra Orhan Gazi tarafından camiye çevrildiği tahmin ediliyor. Günümüzde Orta Cami adıyla kullanılıyor.” şeklinde açıklama yapar.

      Yaptığımız araştırmada hâlen Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı olan Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın 2013 yılında yakında yayımlanacağı ifade edilen ‘Türkiye’de Kilise ve Manastırlar’ adlı eseri hakkında ne üniversite internet sitesinde, ne bilimsel yayınları içeren internet sitelerinde, ne de kitabevlerinde herhangi bir ipucuna rastlayamadık.

     Haberde anlatılan kilisenin inşa dönemine ait bilgiler doğruydu, ancak ‘Ayasofya’ adı nereden çıkarılmıştı, anlaşılır gibi değildi.

      Bu haberin ardından, kendisini “tarihçi” sıfatına koyan bazı kişiler tarafından internet ortamında olay, tabiri caizse “ayyuka çıkarıldı” ve Ereğli’nin Orhan Gazi zamanında fetihle ele geçirildiği savlarına da destek yapılmak istendi.

     /R.Ç: Bu sözleri, şahsımı kast ediyor./ Çünkü ulusal yayınlardaki gazete haberleri, şahsımla yapılan röportajlar ile yapılmıştı.

      Ne demişti S.Duran "Antik dönem mimarlığının ayakta kalmış en muhteşem eserlerinden biri olan İstanbul’daki Ayasofya’nın nâmını paylaşmak amaçlı olduğunu düşündüğüm bu tür iddialar, tarihsel kaynaklarca doğrulanmıyor." Ben de diyorum ki: "kendisi TARİHÇİ ya tarihi kayıtları taramış da bulamamış!!!

        NE DEMİŞ eczacı SADUNDURAN?

                        1-   AYASOFYA ADI   NEREDEN  ÇIKTI!?  ANLAŞILIR  GİBİ   DEĞİLL!!

                      2-    KENDİNİ  “TARİHÇİ”  SIFATINA  KOYAN BAZI  KİŞİLER!  AYASOFYA  KONUSNU  AYYUKA  ÇIKARDI!

                    3- BU KİŞİLER “EREĞLİ’NİN ORHAN GAZİ DÖNEMİNDE FETHEDİLDİĞİ SAVLARINI BUNLARLA DESTEKLEMEYE ÇALIŞTI!

                  4-- BU KİŞİLER İSTANBULDAKİ AYASOFYANIN NAMINI PAYLAŞMAYA ÇALIŞIYORLAR. . AMA BU İDDİALARINI TARİHSEL KAYNAKLAR  DOĞRULAAMIYOR..

       Güya bize “tarihçi” mi diyerek laf salatası üretmeye çabalıyor ama benim tarihçiliğim onun bu çabasını boğazında boğar. Neden ve nasıl mı? Bak.. Yazdığın satırları (güya bilgileri bile iyi okumuyor ve) anlamıyorsun. Rus seyyah-papaz ile Ereğli’nin Türk İslam Fethine laf sokmaya çalışıyorsun. Rus seyyah atalarından bir yere intikal ediyor mu bilmiyorum. Daha önceki yazılarında “biz Ereğli’ye Kafkaslardan gelmişiz” dedin sadece. Bak işte o Rus Papaz’ın bilgilerini yani yazdıklarını Ereğli’lere yazıyor ve diyorsun ki bak Rus papaz bile o yılların Ereğli tarihi bilgilerini vermiş, diyorsun. Hadi benimle bir daha oku o Rus Papaz’ın yazdıklarını. (He belirtmeye çalıştığın gibi ben Türkçeciyim Edebiyatçıyım…Tarihçiyim. Ve daha çok şeyim.).

    “BAZİLİKA inşa edilirken kentte artık kullanılmayan ve harabe halindeki antik dönem yapılarından alınan parçalar kullanılmıştır.”

    NE DİYEYİM Kİ: FATİHİN BEDDUASI SENİN DE ÜZERİNE OLSUN!


      KÜLTÜR BAKANLIĞI KAYITLARINDA “AYASOFYA”

     Kültür Bakanlığı resmi internet sitesinde ORHAN GAZİ CAMİİ-AYASOFYA KİLİSESİ başlığı altında şu bilgiler verilmektedir: “Surlarla kaplı kent içinde Bizanslılar tarafından inşa edilen HAGİA SOPHİA (Kutsal Akıl) Kilisesi, camiye çevrildikten sonra Orhan Gazi ya da Orta Cami olarak anılmaktadır.”

       KÜLTÜR ENVANTERİ VE MÜZE KAYITLARINDA: BİZANS KİLİSESİ-ORHAN GAZİ: Kültür Bakanlığı ve Ereğli Müzesi kaynaklarında şu bilgiler verilmektedir: “Erken Bizans Dönemine ait KİLİSE iken Orhan Gazi’ye izafeten camiye çevrilmiştir.”

 

 EREĞLİ BELEDİYESİ KAYNAKLARINDA: AYASOFYA

“Bizans Dönemi’nde yapılan HAGİA SOPHİA/Ayasofya (Kutsal Akıl)  Kilisesi, camiye çevrildikten sonra ORHAN GAZİ CAMİSİ -Orhan Camisi, daha sonra bulunduğu mahallenin adı ORTA   cami ile kayıtlara geçmiştir.”

      Yazar Özhan Öztürk 3 Ocak  2018 tarihli ve “Karadeniz Ereğli Tarihi Eserler” başlıklı makalesinde “V. Cuinet camiye dönüştürülüp Orta Cami adı verilen AYASOFYA Kilisesi içerisinde bir medresenin ve bugün nerede olduğu saptanamayan bir kütüphanenin varlığını da bildirmiştir” şeklinde bilgiler vermektedir. Bu iktibas ile CUINET, Ereğli’de AYASOFYA adı verilmiş olan Kilisenin, Osmanlı dönemindeki fethi sonrasında Orta Cami adıyla anıldığını belirtmektedir.

       EREĞLİ ÖNDER, BİZİMLE YAPTIĞI HABERİ: ÇÜRÜTTÜ

                Ereğli Önder Gazetesinde de yayınlanmış olan Sadun Duran imzalı yazı ile yine aynı gazetenin şahsımız ile 2023 yılında yapmış olduğu “EREĞLİ AYASOFYASINA SAHİP ÇIKMADI” başlıklı haberin çürütülmüş olması ortaya çıkmaktadır. Ama hayır; Ereğli Önder Gazetesi rahat olsun, şahsımız ile yaptıkları haber, Sadun Duran’ın yazısından daha doğrudur. Aslında Sadun Duran’ın ve Ereğli Tarih Doğa Derneğinin EREĞLİ TARİHİNE NE KADAR ZARAR VERMİŞ OLDUKLARINI AFİŞE ETMİŞLERDİR. Buradan açıkça belirtmeliyim ki “Ereğli’de ORHAN GAZİ’yi yok sayan” “Ayasofya’yı yok sayan” “Hacı Baba’yı yok sayan” “Sultan Süleyman Camisini hiç bilmeyip de yok sayan” “uzun Mehmet’i de yok sayan” bir dernek ve temsilcileri dikkate alınmalı ve amacı dışında yayınlar yaparak Ereğli tarihine zarar veren bu dernek yetkililerce incelemeye alınmalı ve ivedi ile gereği yapılmalıdır.

       Ereğli Önder’in 2014’te şahsımızla yaptığı özel haber içinde yer alan şu bilgileri tekrar paylaşayım:

     “PROF. DR. TAYFUN AKKAYA: Herakleia Pontike’nin surla kaplı kent alanının içinde ve güneyinde HAGİA SOPHİA (İlahi Akıl) KİLİSESİ, Orhan Gazi’ye izafeten Camiye çevrildiğinden Orhan Gazi Camii (1) ve halk arasında da ORTA CAMİ olarak adlandırılan bu eski Bizans Kilisesi, Akarca Mahallesi-Orta Cami Cad.-No 41- adresinde, 5 Pafta-150 Ada-1 Parsel kadastro kaydına sahip tescilli bir mimari örneğidir.”

         “Bu yapı, önceleri uzaktan görülebilen minaresinden ve caddeye paralel yüksekçe bir avlu duvarı içinde yer almasından dolayı (2) eski seyyahlar tarafından bir Bizans Basilikasının Camiye çevrilmiş örneği olarak kaydedilmemişti. Ancak seyyahlar, kuzey portalin üstünde yer alan TRAİANUS dönemine ait yazıtı kopye etmekle yetinmişlerdi. Bu yazıt, önce 1701’de Pitton de Tournefort tarafından fark edilmişse de, bir yanlışlık eseri olarak Caminin yanındaki bir eve ait olarak kaydedilmişti.(3) Bu Caminin esasının Bizans devrinden kalma bir kilise olduğu ilk kez OSMAN SÜMER ve daha sonra da TAHSİN AYGÜN tarafından belirtilmiştir. (4) Bu yapı daha sonra 1961’de Ereğli’ye gelen F.K. DÖRNER ve W. HOEPFNER tarafından yapılan bir yayında kısaca tanıtılmıştır. (5) Daha geniş olarak da W.HOEPFNER’in 1966’da basılan kitabında yer almıştır.

 OSMAN SÜMER’İN MAKALESİNİ DE YAYINLAMIŞTIK

       SULTAN ORHAN CAMİİ: Orta Cami; bir adı da Sultan Orhan Camii’dir. Kiliseden müdevver olup, “apsit yerinin” yarısı durmaktadır. İçinde başlıklı büyük sütunlar vardır. Camiye tahvilinden (çevrilmesinden) sonra, AHŞAP SON CEMAAT KISMI EKLENMİŞTİR. (Dipnot: Kapısının korniş gibi parça taşlardan teşkil edilmiş çerçevesindeki yazı “Avtokrator Nerva Trayanos” diye tamamlanarak okunabilmektedir)..

      SÜLEYMAN CAMİİ: Yukarı Camii; bir adı da Süleyman Camiidir. Kiliseden müdevver olup, halen çok harap vaziyettedir. Tahminen AYASOFYA ile hem zamandır. Camiliğini gösteren sadece mihrabı ile harap minaresi ve ahşap son cemaat kısmıdır. Duvarların sıvaları tamamen dökülmüş olduğundan, altından kiliselik zamanına ait renkli tasvirler ve AZİZ RESİMLERİ MEYDANA ÇIKMIŞTIR.

 CAN CANVER “AYASOFYA, ORHAN GAZİ CAMİSİDİR”

Ereğli’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 100. Yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde Kdz Ereğli Belediyesi tarafından düzenlenen sempozyumda Dr Can Canver şu bilgileri vermiştir: “Ereğli’deki kutsal ibadet mağarası Havari Andreas tarafından kurulduğu için, APOSTOLİK özellik taşımaktadır. MS 2. Yy’da Hıristiyan Pagan çatışmalarının sürdüğü dönemde ilk Hristiyanlar dini ibadetlerini gizli yerlerde sürdürmüşlerdir. Bugün Ormanlı Beldesinde ortaya çıkarılan freskler bunun bir kanıtıdır. İmparator Justinyanus döneminde Milano Fermanı ile Hıristiyanlık serbest bırakılınca Pagan hirolar yani kahramanlar karakterler Hıristiyan azizlerine dönüştürülmüştür. Bunlardan ilki HERAKLES’in aziz Pokas’a intikali, diğeri ise Akıl ve Bilgelik Tanrısı ATİNA’nın kutsal akıl ve ilahi bilgelik tanımlamasıyla AZİZE SOFYA’ya dönüştürülmesidir ki devşirilmesidir ki onun için Kdz Ereğli’de yaptırılan AYASOFYA KİLİSESİ Osmanlı döneminde Orhan Gazi Camii veya Orta Cami olarak ibadete devam etmiştir”.

 C. CANVER “ORHAN GAZİ CAMİSİ, AYASOFYA’DIR”

 AYASOFYALAR: YÜKSEK LİSANS TEZİNDE

            Şimdi soralım mı “Ereğli’de ORHAN GAZİ YOKTUR, AYASOFYA YOKTUR” diyen Duran’a: Sen kime hizmet ediyorsun, sen Ereğli Tarih Derneğine böyle mi hizmet ediyorsun? Sen Ereğli’de ne yapmak istiyorsun? Bu Tarih Fitnelerinin Vesveselerinin amacı hedefi nedir? Bak Belediye Başkanı ne dedi? (Ya hu bu tarihçiler de hep kavga ediyor, neyi nereye koyacağımızı bilemiyoruz) dedi. Anladın mı, yaptığın fitneyi! Anlamazsın! Bu şehre daha fazla zarar verme!  İnsanlara psikolojik saldırılar yapma, yok “tarihçi” değilmiş falan! Bu yazıyı iyice oku, bak kimler ne demiş ne yazmış, tarihi iyi oku! Kendi arşivlerini oku, Ruslarla İspanyollarla EREĞLİ’YE TARİH YAZMA! Bak hala anlamadınsa ilk defa AYASOFYA KİLİSESİ diyen kaynağı da  belirteyim: BOLU SALNAMESİ.

 BOLU SALNAMESİ:  “EREĞLİ’DE AYASOFYA CAMİİ VAR”

 

    Şimdi size bir şey daha diyeyim, aslında yukarıya Osmanlıcasıyla eklediğim bilgiyi YANİ EREĞLİDE AYASOFYA ADIYLA KİLİSEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLEN CAMİ OLDUĞU BİLGİSİNİ SADUN DURAN KENDİ KİTABINDA BİLE ŞU ŞEKİLDE BELİRTİMŞTİR:

     Peki  tüm bunlara rağmen “Ereğli’de AYASOFYA YOK” diyen Duran’ın usu/aklı neden durmuştur,  bilmiyorum ama  zannımızca cevabı Ereğlilerle dalga geçmesinden olmalıdır!

 TAYFUN AKKAYA: “AYASOFYA KİLİSESİ, ORHAN GAZİ CAMİSİ OLDU”

 Herakleia Pontike’nin surla kaplı kent alanının içinde ve güneyinde HAGİA SOPHİA-İlahi Akıl Kilisesi Orhan Gazi Camii ve  halk  arasında da  Orta Cami olarak adlandırılan bu  eski  Bizans Kilisesi..”

 MELAHAT&RASİM TÜRK:  “EREĞLİ 1360’TA FETHEDİLDİ  VE AYASOFYA KİLİSESİNDE AZİZLİK MERTEBESİ VERİLİRDİ”

 

      Yukarıda adı belirtilen Ayasofya adlı kiliseler Dr Konstantinos  Mygdalis tarafından hazırlanmış olup, (EREĞLİ AYASOFYASInı araştırmamış olmalarından olsa gerek) kitaptaki listede görememekteyiz. Bu listeyi buraya eklemekteki düşüncem ise dünyanın dört bir tarafında kutsallığına inanılan kiliselere HAGİA SOPHİA adı verilebiliyor da “neden HERAKLEİA-EREĞLİ’de inşa edilmiş bir kiliseye bu ad verilmemiş olsun” diye sormak istediğim için.. Andreas gibi çok önemli bir Havari’nin Hıristiyanlığı yaymaya çalıştığı bir şehir olan  HERAKLEİA-EREĞLİ’de neden AYASOFYA adlı kilise inşa edilmiş olması  rahatsız edici olmuştur,  anlayamadım..! Neyin gizlenmeye çalıışıldığını da!!..

     6300 YILLIK EREĞLİ TARİHİNDE,  630 YILLIK  TARİH YOK…

     Evet yukarıda Sadun Duran imzalı yazıdaki  Ereğli tarihine hainliği gördük okuduk. Şimdi de Dernek Başkanının yazısına bakalım ve Ereğli’nin Türk İslam fethine önderlik eden ve 1362’de vefat eden ORHAN GAZİ maalesef  Kdz Ereğli tarihinde YOK SAYILMIŞTIR. Lanet olsun tarih yazıcılığınıza da Tarih dernekçiliğinize de..  Lanet olsun…

 

Yazıyı yazan Aydın Erol bakın Ereğli tarihini hangi başlıklar  ile  anlatmış görelim:

        “Karadeniz kıyısının en önemli yerleşimlerinden biri olan Kdz. Ereğli, antik dönemdeki adıyla Herakleia Pontike, uzun yıllar boyunca geçmişi yalnızca M.Ö. 6. yüzyıldaki Megaralı kolonistlerin kuruluşuna dayandırılan bir kent olarak biliniyordu. Bu durum, modern arkeolojinin bölgedeki sınırlı çalışmalarından kaynaklanan doğal bir boşluktu. Ancak Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hamza Ekmen ve ekibinin İnönü Mağarası’nda yürüttüğü kazılar, Kdz. Ereğli’nin tarihini binlerce yıl geriye götüren çarpıcı veriler sunmuştur.”

         “Kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan en alt kültür katmanı olan V. Tabaka, günümüzden yaklaşık 6300 yıl önceye, yani M.Ö. 4300’lere tarihlenmektedir. Bu bulgular, Kdz. Ereğli’nin yalnızca antik çağların değil, aynı zamanda Anadolu’nun prehistorik dönemlerinin de erken yerleşim alanlarından biri olduğunu göstermektedir.”

          “Bu makale, yeni arkeolojik veriler ışığında Herakleia’nın tarihini baştan sona ele almakta; kentin 6300 yıllık geçmişini bilimsel bir kronoloji çerçevesinde incelemektedir.”

“1. Kalkolitik Çağ (M.Ö. 4300 – 3500): Herakleia’nın İlk Sakinleri: İnönü Mağarası’nın en eski tabakası, Kdz. Ereğli’nin kayıtlı en eski insan topluluklarını temsil eder. M.Ö. 4300’e tarihlenen bu dönem, Anadolu’nun Geç Kalkolitik Çağı ile eşleşmektedir.”

“2. Erken Tunç Çağı (M.Ö. 3000 – 2000): Bölgesel Kültürlerle Etkileşim”

“3. Orta ve Geç Tunç Çağı (M.Ö. 2000 – 1200): Paphlagonia ile Bağlantılar”

“4. Demir Çağı ve Kolonizasyon Öncesi Dönem (M.Ö. 1200 – 700)”

“5. Megara Kolonizasyonu ve Kentin Kuruluşu (M.Ö. 700 – 550)”

“6. Klasik – Hellenistik Dönem (M.Ö. 550 – 30): Bölgesel Güç ve Kült Merkez”

“7. Roma ve Bizans Dönemi (M.S. 30 – 1204): Sürekliliğin Kurumsallaşması”

“8. Orta Çağ’dan Osmanlı’ya (1204 – 1400): Ceneviz Etkisi: Cenevizlilerin Karadeniz ticaret ağındaki hâkimiyeti, Herakleia’yı da etkilemiştir. Kıyı ticaretinin kontrolü, savunma yapılarının güçlendirilmesi ve liman faaliyetleri açısından bölge bu dönemde stratejik önemini korumuştur.”

“9. Osmanlı Dönemi (1400 – 1922): Kırsal ve Kıyı Ekonomisinin Gelişimi: Osmanlı kayıtlarında Ereğli, zengin ormanları, balıkçılığı, kereste üretimi ve bağcılığı ile öne çıkmaktadır. Seyyahlar kenti genellikle "doğal bir liman içinde korunaklı bir kıyı yerleşimi" olarak tanımlamıştır. Osmanlı döneminde kentimizin adı Bender Ereğli olarak anılmaktadır. “Bender” kelimesi liman, iskele, gümrük kapısı anlamındadır.”

 

Gördüğünüz üzere Kdz Ereğli tarihi 10 maddeyle açıklanmış olup maalesef 6300 yıllık süreç içinde, Ereğli’nin Türk İslam topraklarına dahil olduğu ORHAN GAZİ dönemi maalesef YOK SAYILMIŞTIR ama güya Ereğli tarihi yazılmıştır. Yazıklar olsun bu adaletsiz haksız tarihlendirmelerinize.. Orhan Gazi dönemini, CENEVİZ dönemi şeklinde tanımlanmıştır. E peki Ereğli’deki Sultan Orhan Camisi ve Sultan Orhan Mahallesi ve Sultan Süleyman Camisi ve Sultan Süleyman Mahallesi ne anlama geliyor. Orhan Gazi Caddesi, Orhan Gazi Büstü ne anlama geliyor? Sizin niyetiniz ve hedefiniz ne anlama geliyor? EREĞLİ TARİH DOĞA DERNEĞİnin amacı ve hedefi bu şehre Ceneviz tarihi mi yazmak?

 ORHAN GAZİ CAMİSİ: “SULTAN ORHAN CAMİİ VAKFI”

Osmanlı arşivlerinden tespit ve tercüme edilen çok sayıda belge ile sabit ki ilgili camiye ait VAKIF KAYITLARI bulunmaktadır. Osmanlı tarihi boyunca bu durum açık ve nettir. Buna rağmen, bu belgeleri araştırmadan yok sayarak caminin ve şehrin bu arşiv kayıtlarına adeta kafa tutarak ORHAN GAZİ ve Orhan Gazi CAMİSİ yoktur gibi hamasi ifadelerle EREĞLİ TARİHİNİ VE EREĞLİ TARİHİ BELGELERİNİ YOK SAYMAK, sıradan bir suç ÖTESİDİR. Bakın aşağıda sadece bir arşiv belgesini sunacağım ve bu belge özeti “Bendereğli’de SULTAN ORHAN CAMİİ VAKFINDAN mürtezikaların cihetlerini aldıkları” bilgilerini ihtiva eder ve belgenin ilk ifadelerinde:

  • “Bendereğli Kasabasında vaki’ merhum ve mağfur SULTAN ORHAN..” bilgileri bulunmaktadır.

 

  • ”Bu belge de VAKIF kaydı olup, belgedeki ilk ifadeler: “Sultan Orhan taabe serahü hazretlerinin, BENDEREĞLİ KASABASINDA BİNA VE İHYA buyurdukları camii şerif…” Hee Can Canver gibi hemen birileri yine bir şeyler diyeceklerdir “Orhan Gazi bina ve ihya etmemiştir, zaten ilgili cami kiliseden dönmedir”. Evet bu doğru ama o yılların fetih anlayışı gereği, fethedilen yerdeki önemli görülen kilise fethin fatihi adıyla camiye dönüştürülür ve kilise binası cami şeklini alır ve tabii ki bu da yeni inşa ve ihya işidir. Kalbinde Fetih suresi - İslam ruhu taşıyanlar bu durumu sorgulamadan “amenna” demişler, yüz yıllarrr boyunca, ama günümüzün bazı ayıkları bu duruma laf sokmaya çalışmaktalar.

       TARİHÇİ GÜRDAL ÖZÇAKIR DİYOR Kİ “EREĞLİ SURLARLA ÇEVRİLİDİR, ALAPLI’YI GÜLÜÇ’Ü OSMALILAR ALSALAR DA EREĞLİ KOLAY ELE GEÇMEZ”

    Ereğli Hakimiyet Gazetesinde 26.01.2016’da “GEORG OSTROGORSKY’NİN BİZANS DEVLETİ TARİHİ”NDE “EREĞLİ” başlığıyla bir yazı yazmıştım. Şu bilgileri paylaşmıştım:

     Yazar Ostrogorsky’nin adını belirttiğimiz bu kitabında, Ereğli hakkında şu ifadeler bulunmaktadır: 3- “Türk fütuhatı bütün bölgeyi kaplamıştı ve eğer şurada burada Bizans şehirleri düşmana karşı koyuyor idiyseler, düz arazide, görünüşe göre hiçbir direnme gösterilmiyordu. 1300 yılı civarında artık hemen bütün Anadolu Türklerin eline geçmiş bulunuyordu. Pek az sonra ancak İznik-İzmit-Bursa-Sardes-Philadelphia-Magnesia gibi birkaç müstahkem kale ve KARADENİZ EREĞLİSİ, Foça ve İzmir gibi liman şehirleri Türk seli ortasında birer adacık teşkil etmekteydiler”.* “Dipnot: Krş. WİTTEK Mentesche-18.” “sayfa-454”…

   4- “Avrupadaki arazide henüz felaketin başında bulunulurken, facianın son sahnesi Anadolu’da oynanmakta idi. Filvaki Anronikos III. Ve Ioannes Kantakuzenos felaketi önlemek teşebbüsünden geri kalmış değillerdi. Daha 1329’da 2.000 kişilik bir savaş kuvveti ile kuşatılmış olan Nikaia (İznik)’yı kuşatmak için Osmanlılara karşı sefer etmişlerdi. Ancak Bizanslılar bu eşit kuvvetlerle yapılmayan mücadelede mağlup olmuş, üstün düşman Philokrene yanındaki savaşta galip gelmiş ve 1331 Mart ayı başında ORHAN, iki kuşak önce Bizanslılığın merkezi olmuş bulunan şehri eline geçirmişti”. “Bundan altı yıl sonra (1337) Nikomedeia (İzmit) de Osmanlıların eline geçti. Anadolu’da (Bizans) İmparatorluğun elinde kalan PHİLADELPHİA (Alaşehir) ve Karadeniz kıyısındaki HERAKLEİA (KARADENİZ EREĞLİSİ) gibi birbirinden uzak birkaç şehirden ibaretti. Bizanslıların buralarda, Türk dalgası ile etrafları çevrili, birkaç on yıl daha tutunabilmeleri hayranlığa şayan ve fakat müteakip gelişme bakımından önemsizdir.” Sayfa-467.

      *İşte bu yazıma yorum-lar yazan Tarih Öğretmeni ve Tarih Doğa Derneği eski başkanı Gürdal Özçakır, tepki göstererek şunları yazmıştı: 1-EREĞLİ’DE KÖMÜRÜN KEŞFEDİLMESİ VE UZUN MEHMET GERÇEK DEĞİLDİR, BELGESİ BULUNAMAZ. 2-EREĞLİ’NİN ORHAN GAZİ DÖNEMİNDE FETHEDİLMESİ GERÇEK DEĞİLDİR VE (Sultan Orhan Vakfı isimleri ile belirtilse de) VAKIF KAYITLARI İLE EREĞLİ FETHEDİLMİŞTİR DENİLEMEZ. 3- EREĞLİ SURLARLA ÇEVRİLİDİR VE KOLAY ELE GEÇİRELEMEZ (yani İspanyol seyyah CLAVİJO’nun yazdığı “satın alınma” tezi doğrudur).

    GÜRDAL ÖZÇAKIR-4 diyor ki; Bir de Sayın Çetin’in dilinden düşürmediği Osmanlı Arşivleri söylemi var. Son kitabında mesela Osmanlı Başbakanlık arşivinde Osmanlı dönemi Kestaneci köyü ile ilgili Uzun Mehmet ile ilgili kömürün bulunuşu ile ilgili bir kaynak bulmuş mu? Mümkün değildir.

    Orhan Bey ile bulması ise tamamen imkânsız sadece Vakıf kayıtları ile ahkâm kesilemez onlarda Kastamonu’dadır. Tarihin kutbu Halil İNALCIK, Sayın ÇETİN şaşıracak ama kaynak yetersizliğinden Osman, Orhan bey dönemlerini Bizans kaynaklı bulup inceler.

      Sayın ÇETİN’in arşiv bilgisi özet kayıtlardan ibaret olduğu için burada da yanılıyor.

     Bir de gözden kaçırdığı durum şu 18.yüzyıl gravürlerinde bile Ereğli surlarla çevrili Alaplı, Gülüç vb. Osmanlı hâkimiyetinde olsa bile bu şehir kolay ele geçirilemez. Aynı durumdaki Amasra ancak 1461de alınabilmiştir.

 EREĞLİ TARİH DOĞA DERNEĞİ,

RUMLARIN TARİHİ İLE MEŞGUL


 

RUS PAPAZ IGNATİUS VE “SADUN/US”

        Eczacı  Sadun Duran Ereğli’ye gelen seyyahları araştırmakla ve yazmakla güzel bir hizmet sunuyor.  Ereğli’ye tarihi “us-akıl” üretiyor. İşte Ereğli’ye seyyahlardan ilki İgnatius. diyor. Ve “Tüm Rusya Metropoliti Pimen, Smolensk Piskoposu Michael ve Savior Manastırı Başrahibi Sergius ile birlikte Konstantinopolis’e giderken uğramış” diyor.   Ve Ereğli hakkında şunları yazmışşş diyor:

     “Salı günü Pontic Heraclea’yı71 geçtik, ancak Çarşamba günü ters bir rüzgâr bizi sürükleyerek dokuz gün kaldığımız Pontic Heraclea’ya geri getirdi.72 Aziz Theodore Tyro kilisesi buradadır. Mezarı burada şehadet mertebesine ulaştığından beri [kilisenin] içerisindedir.73”

      DİPNOT-“71 Pontic Heraclea (Heraclea Pontica, Bender-Ereğli, günümüzde Ereğli; Ignatius şehrin adını ‘Pandoraklija’ ve ‘Pantoraklija’ olarak verir, bunlar kentin geç Bizans dönemi biçimleri olan ‘Ποντoηράκλεια’ ya da ‘Ποντoηράκλια’dır) Küçük Asya’nın Karadeniz kıyısında Boğaz’ın çıkışından yaklaşık 103 mil batıda bir şehirdir. Pontic Heraclea’nın tarihi ve arkeolojisi için bkz. W. Hoepfner, Herakleia Pontike-Ereğli. Eine baugeschichtlitche Untersuchung (Viyana, 1966).”

     DİPNOT-72 Bu tarihler 16 Haziran Çarşamba-24 Haziran Perşembe arasına, Vaftizci Aziz John’un Doğum bayramına denk gelir. Gecikmenin nedeni bir kez daha kuzeybatı rüzgârıdır.

    DİPNOT-73 Aziz Theodore Tyro (“çömez”) Pontic Heraclea’da dördüncü yüzyılın başlarında şehit olmuştur. Ancak, geleneğe göre, bedeni daha sonra doğum yerine, Küçük Asya’daki Euchaita’ya (günümüzde Avhat) nakledilmiştir; azizin hayatı için, bkz. BHG 3, II, 277-79, 281-86; ve H. Delehaye, Les Légendes grecques des Saints militaires (Paris, 1909), 11-43. Aziz’in bedeni daha sonra Heraclea’ya geri getirilmediyse, Ignatius sadece boş lahidinden söz ediyor olmalıdır. Heraclea’daki Aziz Theodore Tyro’nun olası mezarı için bkz. Hoepfner, Herakleia Pontike, 93-97.

      15-24 Haziran 1389 tarihlerinde Ereğli’de bulunan Ignatius’un yazdıkları bunlar.

    Metinde sözü edilen “Aziz Theodore Tyro kilisesi”nin Ereğli’deki en büyük Kiliseden Camiye dönüştürülmüş olan bugünkü Orta Camii’nin özgün hâli olması gerekir.

     Heraklealı Aziz Theodore (Theodore Stratelates):14. yüzyılda, Rusya’nın Smolensk kentinden Konstantinopolis’e doğru giderken fırtına sonucu kentimize sığınan Rus rahibin seyahatnamesinden edindiğimiz bilgiler bunlar.

     “Aynı eser, Ereğli’nin OSMANLI EGEMENLİĞİNE GEÇMESİYLE ilgili ipucu verebilecek çok ilginç bir anlatım da içeriyor.”

     “Seyahatnamede Pontorachia’dan ayrıldıklarından sonraki bölüm şöyledir:”

      “Cuma sabahı Diospolis [Akçakoca] şehrini geçtik, ve Cumartesi günü Sangarius [Sakarya] nehrinin ağzına ulaştık. Pazar günü Daphnousias[Kefken], Karphia [Kerpe] şehrini geçtik ve metropolitin Sırp Prensi Lazar’a saldıran Murad’dan gelen haberleri beklemek için durduğu Astrabike şehrine [Kerpe ile Şile arasında bugün var olmayan bir Bizans kenti] vardık. Hem Murad’ın hem de Lazar’ın savaşta öldüğü haberleri dolaşıyordu. TÜRK DEVLETİ SINIRLARI İÇİNDE OLDUĞUMUZ İÇİN, herhangi bir sıkıntıya neden olmamak için metropolit keşiş Michael’i görevden azletti”.

     Bu noktaya bir dipnot koyan Majeska, şöyle yazar: Gerçekten de 15 Haziran 1389’da Sırbistan’da Kosovo Polje’de ordularının karşılaştığı savaşta Osmanlı Sultanı I. Murat ve Sırp Prensi Lazar öldürülmüşlerdir.

  • DURAN/US: “EREĞLİ OSMANLI EGEMENLİĞİNE, BAZI TARİHÇİLERİN (ORHAN GAZİ FETHİ) İDDİALARININ AKSİNE, YILDIRIM BAYEZİD DEVRİNDE SATIN ALINMIŞTIR”

    Evet yukarıdaki bilgileri duran aklı Sadun Duran, yazmış.. Neden duran durmuş dedim. Çünkü 1389 yılında Ereğli’ye gelen Rus (İgnatius) seyyaha dayanarak ve sonra da 1404’te Ereğli’ye gelen Clavijo’ya dayanarak “EREĞLİ’Yİ YILDIRIM BAYEZİD VE OĞLU SÜLEYMAN ÇELEBİ SATIN ALDI” tezini ısrarla savunmasından dolayı aklı durmuş dedim. Neden mi dedim: 1- Rus seyyahtan ve Majeska’dan aldığı bilgilere göre 1.Murad Hüdavendigar döneminde seyyahın geldiği gezdiği topraklar TÜRK DEVLETİ SINIRLARI İÇİNDE imiş, yani o dönem I.MURAD dönemi imiş ve Türk Devleti var imiş.. Ve o dönemde Ereğli Türk devleti sınırları içinde imiş.. E Pekiii; Yıldırım Bayezid ve oğlu Süleyman o zaman devletin yönetiminde miydi? Bunu neden düşünemiyor duran-us?

    Yıldırım Bayezid, babası olan Murad Hüdavendigar (tam da Rus seyyah Ereğli’de gezerken) 1389’da Kosova’da öldükten sonra devletin başına geçti. Yani Rus seyyah Ereğli’deyken TÜRK DEVLETİ (Orhan Gazi oğlu) MURAD HÜDAVENDİGAR HAKİMİYETİNDE İDİ. Bu durumda Bayezid Ereğli’yi Bizans’tan nasıl satın alabilsin? Gelelim Bayezid oğlu Süleyman Çelebi’ye; 1377 doğumlu olan Emir Süleyman Çelebi (Osmanlı şehzadesi) 1396-1402 yılları arasında Timur tarafından Sarıhan Valisi olarak atanmışken, S. Duran-us’un ısrarla CLAVİJO metinlerinden kopyalayıp yazdığı gibi nasıl olur da (1404’te Ereğli’ye gelen CLAVİJO’nun geldiği gün (EREĞLİ NE ZAMAN TÜRKLERE GEÇTİ, diye sorarak, aldığı cevaptaki, bundan muhtemelen 30-40 yıl evvel Ereğli’yi Bizans imparatorundan Bayezid ve oğlu Süleyman çelebi satın almıştır) şeklindeki bilgiler nasıl doğru olabilir. Çünkü bahsedilen 1374 yada 1364 yıllarında zaten SÜLEYMAN ÇELEBİ DAHA DOĞMAMIŞTIRRR!! Bu yanlış aktarılan bilgiye inanmak istemenizdeki ısrar niyee? Gerçekten us’unuz aklınız mı durdu ya da dondu? Nedenn Ereğli tarihinde yanlış bilgiler yaymaya çalışıyorsunuz, eğer o Rus İgnatius yada Clavijo bugün yaşasaydı sizin kadar direnmezdi bu yanlış bilgide!

        Daha (1374’te) doğmamış kişiye, “Ereğli’yi Bizans’tan satın aldı”racak kadar aklınızı kiraya mı verdiniz? Yine “1402 yılından önce zaten Osmanlı devleti yönetim kadrosunda bile olmayan Süleyman Çelebi Ereğli’yi satın aldı” bilginiz HALKA YALAN YANLIŞ BİLGİ VERMEK SUÇU ÇERÇEVESİNDEDİR. Bu konuda; bu iddialarınızı-yanlışlarınızı, üçünüz kafa kafaya vererek (S.D – G.Ö – C.C)  düzeltiniz! Bu yanlıştan dönünüz!

    SADUN/US: “BELGELERE DAYANMADAN (HAMASİ ANLAYIŞLA OLUŞTURULAN) TARİH ANLATILARI, DOĞRU DEĞİLDİR!” : Evet aynen bu ifadeleri yazan ve ısrarla 10 yıldır bu ifadeleri kullanan Sadun/us; Rus’un-İspanyol’un 1 GECELİK EREĞLİ ZİYARETLERİNDEKİ YAZDIĞI BU BELGESİZ BİLGİLERİ ISRARLA HAMASİ ANLAYIŞIYLA SAVUNMAKTADIR! Hem de kendi kitabına da aldığı BOLU SALNAMELERİNDEKİ şu bilgilere rağmen:

 SADUN/US, DERS VERMEYE DEVAM EDİYORR!

     Ne diyor başka? 1-EREĞLİ’DEKİ ORTA CAMİ AYASOFYA KİLİSESİ ADIYLA İNŞA EDİLMEMİŞTİR. AMA BU KONUDA HİÇBİR BELGESİ YOK! 2-EREĞLİ ORHAN GAZİ DÖNEMİNDE FETHEDİLMEMİŞTİR. Ama hiçbir belgesi yok, Rus İspanyol rivayetleri dışında! 3- Türkiye’deki binlerce yıllık Bizans kiliseleri (erken Cumhuriyet döneminde müzeye çevrilme kararı verilen) TEKRAR KARAR DEĞİŞTİRİLEREK CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELERİ, kültürel miras değerine yapılmış AÇIK BİR SALDIRI olarak değerlendirilmeli ve asla onaylanmamalıdır. 4-ORTA CAMİ (kültürel miras açısından) caminin kurulduğu aynı noktada ANTİK DÖNEM TAPINAKLARINDAN, BUGÜNE KADAR 3.000 YILDIR DEVAM EDEN BİR İBADET YERİ olarak anlatılmalıdır. AYASOFYA denilmemelidir, Orhan Gazi Camiye çevirdi denilmemelidir. Böyle denilmesi GÜNÜMÜZ SİYASİ ANLAYIŞINA UYGUNDUR, ancak TARİH BİLİMİ ve ETİK olma açısından ne kadar doğrudur(doğru değildir!!)..”

      S. Duran 10.09.2018’de yazdığı yazısında “Ignatius’un bize sunduğı ikinci kanıt ise, “Orhan Gazi Camii” olarak da anılan Orta Camii’nin bu ismine ve özellikle Haziran ayında paylaştığımız Uluslu İbrahim Efendi’nin 1730 tarihli anlatımına dayanarak Ereğli’nin Sultan Orhan döneminde Türkler tarafından fethinin gerçekleştiği iddiasının doğru olamayacağı.”

        “Seyyahın I. Murad’ın saltanatının son günlerinde, babası Orhan Bey’in ölümünden otuz yıl sonra yapıldığı anlaşılan seyahatinin anlatımı, Ereğli’nin bu dönemde hâlen Bizans (ya da onlar tarafından hâkimiyetlerine izin verilmiş olan Ceneviz) egemenliğinde olduğunu açıkça gösterir. “Aziz Theodore Tyro Kilisesi” konusunda verdiği ayrıntıların yanında, kentin adını Cenevizlilerce kullanılan ismi olan “Pandoraklija” ve “Pantoraklija” olarak vermesi de bunun kanıtıdır.”

      Görüleceği üzere, S.Duran Kdz Ereğli’de Orhan Gazi de YOK 1.Murad da YOK diyor ve “Yıldırım Bayezid Ereğli’yi satın aldı” diyor. Amaa hiçbir TARİH METODOLOJİSİNİ OKUYAMIYOR GÖREMİYOR, TARİHİMİZE FİTNE SOKUYOR. Gezi yazısını iktibas ettiği RUS bile, 1389 yılında yani 1.Murad cephede savaşırken (daha Yıldırım Bayezid hükümdar bile olmamışken ((Ereğli’deyken TÜRK DEVLETİ (Orhan Gazi oğlu) MURAD HÜDAVENDİGAR HAKİMİYETİNDE İDİ)) diye yazıyor ama MAALESEF YAZDIKLARINI BİLE ANLAMIYOR!

      Sadun Duran imzalı yukarıdaki bilgiler EREĞLİ TARİH DOĞA VE KÜLTÜRÜNÜ YAŞATMA DERNEĞİ tarafından (Aralık 2025) yayınlanan BÜLTEN adlı yayınlarında yazılmış olup, Ereğli Önder gibi yerel medyada yaygınlaştırılmıştır. Sadun Duran imzalı bu yazı, Ereğli tarihini doğasını kültürünü HEDEF ALMIŞTIR.

      Çünkü yukarıda maddelediğimiz üzere yazı ve yazarı; Türk tarihinin ve Türk devletinin arşiv kayıtlarındaki bilgilere belgelere, resmi kurumların kayıtlarına, bilim adamlarının yayınlarına, adeta kafa tutarak ve Kdz Ereğli şehrinin tarih bilgilerini hedef alarak; “Yalan Haber Yapma Suçu” [TCK 217/A]” fiilini YAYINLAR kanalıyla işlemiş bulunmaktadır. Gereğini kamuoyuna arz ediyorum.

    PEKİİİ DEVLET ARŞİVLERİ NE DİYOR? “RECEP ÇETİN HAKLI” DİYOR! BAKALIM MI?

        “BELGELERLE OSMANLI FETİHLERİ VE ZAFERLERİ” adıyla 2025’te yayınlanan kitap T.C Devlet Arşivleri Başkanlığı tarafından hazırlanmış. Kitabında künyesinde bulunan Ramazan Tuğ ile Ereğli’nin Osmanlı Arşiv Belgelerini tercüme ettirme çabam nedeniyle tanışıyorum; O kadar. Yani kitaptaki “EREĞLİ 1360’TA FETHEDİLMİŞTİR” ifadesini ben özellikle yazdırmadım!! Ama 2014 yılında “ORHAN GAZİ VE BİR FETİH” adıyla yayınladığım kitabı doğrulayan bir kitaptan (bu kitabı da ben yazdırmadım) size bilgiler sunacağım.

 KİTAPTA BULUNAN HARİTAYA GÖRE “2 NOLU YER” “EREĞLİ” OLUP,

“1360-ORHAN GAZİ DÖNEMİNDE FETHEDİLMİŞTİR” DENİLMEKTEDİR

(Bu haritanın altında şu ifadeler bulunmaktadır: “Osmanlı Devletinde Fethedilen Yerleri ve Tarih ve Padişahlara Göre Gösterir Tablo Haritası- Matbaa-i Sanayi- İstanbul 1333.. Haritanın yıpranmış bir nüshası da BOA, HRT.h 141’de kayıtlıdır)

SONUÇ OLARAK: Yukarıda uzunca izah etmeye çalıştığımız üzere, Kdz Ereğli ORHAN GAZİ döneminde Türk İslam topraklarına dahil olmuştur. İstanbul fethinde olduğu gibi Kdz Ereğli’de de AYASOFYA adıyla belirtilen kilise, CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ VE ADI DA SULTAN ORHAN CAMİİ yapılmıştır. ORTA CAMİ adıyla lansedilmesi, bu tarihi ve bu sembol değerleri yok etmeye yönelik fitne çabalarıdır. Nasıl ki Fatih Sultan Mehmet’in (İstanbul Ayasofya’sının camiden başka bir şeye çevrilmemesine dair) BEDDUASI varsa; inanıyoruz ki Kdz Ereğli’nin Türk İslam topraklarına dahil edilmesinde emeği bulunan TÜRK İSLAM BÜYÜKLERİNİN DE BEDDUALARI VARDIR. Ve unutulmasın ki şehir merkezindeki tüm camiler, VAKIF ESERLERİDİR. VE, Vakfedildiği şekilde hükmedilMEdiği takdirde, ilahi cezanın ilgili kişilere sirayet edeceğinden endişemiz bulunmamaktadır. Demem o ki “her kim, bu şehirde manevi anlamda çok büyük emeği ve hakkı bulunan Türk İslam büyüklerini yok saymaya yönelik (yok dernekçilikmiş yok tarihçilikmiş kılıfları ile) haksızlık ve tarihe zulüm edecekler ise o kişi ve kurumlarına” ilk ve son sözüm şu olsun:

“SULTAN ORHAN’IN  LANETİ  ÜZERİNİZE OLSUN  E  Mİ!”. 

  Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış

Diğer Yazıları


  • ALAPLI BEYİ “YAZICIZADE HACI HÜSEYİN BEY”İN HAZİN ÖLÜMÜ
    11-07-2025 | 18 : 19 53
  • POSBIYIK “BURADAN SÖZ VERİYORUM, 6. DÖNEMDE ATLISINI YAPACAĞIM”
    18-07-2025 | 16 : 06 54
  • UZUN MEHMET TORUNU Muhtarın, Kalbi Daha Fazla Dayanamadı
    04-08-2025 | 11 : 20 00
  • Ali Osman Baba’dan HACI BABA’YA…
    09-10-2024 | 11 : 02 03
  • Böyle Dolandırıcılık Görülmedi!
    19-11-2024 | 20 : 34 19
  • AKINCI “DELİLER” VE “PINARCIK-LILAR”
    21-09-2025 | 23 : 30 09
  • “TARİH DOĞA DERNEĞİ, EREĞLİ’NİN TÜRK İSLAM TARİHİNİ GÖZARDI ETMEMELİ”
    11-06-2025 | 22 : 26 50
  • AKTAŞ TÜRBESİ ve KAYYUMZADE ŞEYH ALİ EFENDİ
    19-08-2025 | 21 : 34 04
  • Ereğli'deki "Tek Göz”ler Kim-in Kim-e Mesajı?
    16-10-2024 | 19 : 33 03
  • TARİHİ GERÇEKLERİN “CAN”INI YAKAN “CANVER”
    30-12-2025 | 23 : 58 41
  • POSBIYIK: “RECEP KAHYA MEZARI YAPTIRACAĞIZ, AMA ARAŞTIRMACILAR, FARKLI YERLERİ BELİRTİYOR!”
    19-06-2025 | 00 : 56 07
  • “El(Ler)İ-Niz Kurusun” “Cehenneme Çocuk Yetiştirin” E Mi!
    12-12-2024 | 12 : 38 23
Tüm Yazıları

Köşe Yazarlarımız


  • Necdet Buluz
    Kuyumcuların döviz satma yetkisi yok
  • RECEP ÇETİN
    EREĞLİ’DE YAZILAN TARİHİ BİR ESER: “Kitâbü Bahri’l-Esved ve’l-Ebyaz”
  • Nedim Ceylan
    Türkiye’nin sunduğu hizmet kalitesine hayranı
  • Mehmet Can Ceylan
    Kapadokya kültür turizmi ile öne çıkıyor…
  • Naci Akın
    Cumhuriyet Halk Partisi

Çok Okunan Köşe Yazıları


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

» Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
  • RECEP ÇETİN
    EREĞLİ’DE YAZILAN TARİHİ BİR ESER: “Kitâbü Bahri’l-Esved ve’l-Ebyaz”
  • Naci Akın
    Cumhuriyet Halk Partisi
  • RECEP ÇETİN
    “KAYA BAŞI MEKTEBİ-1706”- “MUALLİMİ ŞEYH AHMED” VE SULTAN SÜLEYMAN CAMİSİ
  • Naci Akın
    Adalet Partisi
  • RECEP ÇETİN
    EREĞLİ’DE YAZILAN TARİHİ BİR ESER: “Kitâbü Bahri’l-Esved ve’l-Ebyaz”
  • Necdet Buluz
    Lüks tatil her turisti büyülüyor…
  • Necdet Buluz
    KKTC’de oteller boş kaldı…
GAZETE STAR
İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

© gazetestar.com

  •   COVID-19
  •   Siyaset
  •   Gündem
  •   Ekonomi
  •   Dünya
  •   Kültür Sanat
  •   Spor
  •   Yerel
  • WEBTV
  • Yazarlarımız
  • Haber Ara
  • Arşiv
  • Tüm Haberler
  • Videolu Haberler
  • Tüm Makaleler
  • Foto Galeri
  • Günün Haberleri